Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | kitapyurdu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

DY | sen de dene!

DY | haberler

I'm listed in Personal

2007! Türkiye Ayakta(!)

  |  20 Nisan 2009  |  YAŞAM

Sene bilmem kaç diye başlar hep en derin acıları barındıran yıllardan bahsedilirken… Şimdi öylemi bahsedilecek 2007’den? Sene 2007 Türkiye verdiği şehitlerin yasını tutuyor, şehit ailelerinin acısını paylaşıyor… Teröre kurban verdiği onca gencin acısına yürüyüşler yapıyor, sloganlar atıyor sokaklarda…

Zifiri karanlık sis gibi çökmüş ülkenin üstüne. İnsanlar acılarını gece yarılarında haykırarak duyuruyor tüm dünyaya. Gençlik elinde meşalelerle bağırıyor yaşıtlarının sesi olmuşçasına. Yaşı uygun olanlar kardeşlerine yapılanın acısını çıkarmak için askere gitmek istiyor, başvuru yapıyor. Kulağında küpe, saçlar uzamış genç bir çocuğa mikrofon uzatılıyor ve anlaşılıyor ki tüm vurdumduymaz görüntüsünün altına en büyük duyguyu giyinmiş ve yüreği cesaretle dolu…
Anneler  kaybettikleri evlatlarının yasını tutuyorlar, babalar tüm erkeklik gururunu hiçe sayıp feryat figan ağıt yakıyorlar… Kardeşler sevgililer evlatlar… Binlerce insan acısını ifade edecek cümle bulamıyor, Türkçe’ nin zenginliğini hiçe sayarcasına.

Mitingler bitmiyor! Türkiye bayrak seli sokaklarda akıyor… Siyasi deplasman oldukça hararetli… Dış politika trafiği yoğun,  teröre dur demek için desteklerini arıyor Türkiye… Ama hataların ardı arkası kesilmiyor ilk başta… Türkiye gururunu ezdirmeden mücadele etmeye hazır. Ama prosedür böyle belki de… Yanlış hamleler, yanlış adımlar var ama örtbas ediliyor.  Askeriye hazır, sadece onay bekleniyor. Oyalanıyor Türkiye.. Destekliyor Türkiye’yi dış ülkeler  ama çıkarlar var ortada… Çıkarlar hiçe sayıyor daha yirmisinde toprağa giren gençleri, çıkarlar umursamıyor hayallerini gerçekleştirme fırsatı olmaya toy yürekli, çıkarlar dönüp bakmıyor, onların geleceklerinde görmek istedikleri ışıltıyı hapsettikleri gözlerine… Vicdan sessiz, susmuş… Sessiz çığlıklar atıyor onların ölü bedenlerindeki cesaret dolu yürekleri… Çıkarlar için annelerin ağıtları sadece birer fısıltı. Çıkarların elleri sadece paraya açılıyor, ne dua için kalkmış bu eller ne de masum yüreklerindeki acıyı dindirmek için bir sıcaklık iletmiş… Çıkarlar sadece ceylan derisinden yapılmış bilmem kaç milyarlık koltuğun sevdasında…

Türkiye neye yürüyor? Çıkarları uğruna feda edilen çocuklarına mı, vatanı uğruna canını hiçe sayan evlatlarına mı? Türkiye tek noktada birleşiyor. Türkiye evlatlarına yürüyor, ama başına hangi sıfat gelmeli kimse bunu bilemiyor işte…

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Bu yazıya 3 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • DieWorld diyor ki:

    Yüzlerce ana-baba evladı verdi bu ülke topraklarına…
    Yüzlerce cana kıyıldı bu topraklar için…
    İnsanlar hep koşuşturdu bağımsız olmak, hürriyetine sahip çıkmak için..
    Ta ki bugüne kadar. Tarikatlara, teröristlere, dış baskılara dayanamayan bir rejim, güçsüz bir hükümet ve yine baskısını büyük bir toplumun üzerinden çekmemeye kesin kararlı görünen görünmez(!) güçler…
    ABD’ler ve AB’ler.. kendi çıkarları için başka toplumları göz ardı eden bu büyük(!) milletler Türkiye’nin o çok uzun süre boyunca gökten indirmediği gururun ayaklar altına almaya çalışıyor..
    Ve Türkiye, Türk Gençliği, din-sağ/sol-alevi/sünni/şii kavgaları arasında milenyumda yürüyor!

  • Hakan Celep diyor ki:

    Acaba acemi Türk evlatları, kısa bir eğitimle zor koşullarda bu yüzyılda ve böylesine gelişmişlikte hala savaşmalı mı ? yoksa profesyonel askerliğe mi geçilmeli. bordo berelililer gibi profesyonel olanlar savaşsa sadece, bu kadar kayıp verir miydik? İşsiz olan ve yaşamını sürdürmek için böylesine şerefli bir mesleği seçecek o kadar çok gencimiz var ki. profesyonelleştirilseler çok daha başarılı olurduk.

  • Zahid Erdoğan diyor ki:

    Kayıplarımıza üzülürken hesap soracağımız yerleride iyi bilmemiz gerekir.Bu kardeş kavgasından kimler rant sağlar bunları düşünmek lazım.Acaba sadece dağlardakilerde mi suç?Yoksa onlara bu fırsatı veren güç odakları mı var?Hala yapılan gelişmelere kayıtsız kalan hatta köstek olan gruplar gerçekten bunu milliyetçilik anlayışıyla mı yapıyor?Bir karakolu 300 tane terörist sarıp,saldırabiliyorsa bu nasıl bir askeriye?Ülkenin en güvenilir kurumu olması gereken ordu bu kadar mı çaresiz bu kadar mı istihbarattan yoksun?Yoksa daha karışık bir ilişki mi var ortada?Böyle devam ederse imralı ile Ankara arasında pek bir fark kalmayacak sanırım…