Sonunda küresel kriz hepimiz etkiledi ve etkilemeye devam edecek. Daha önce söylediğim gibi dolar tavan, borsalar dip yaptı. Peki şimdi ne olacak? Dip yapan borsalarda artık taban alımları başladığı için borsalar yükselecek, diğer yandan ise para girişi ile dolar düşecek. Aslında dalgalı kurun en büyük artısı bize yabancı paranın hemen kaçmasını engellemek oldu. Bu nedenle 2001′deki gibi birden büyük bir zarar görmedik. Ama mecbur bırakıldığımız IMF kapısından alacağımız kredi, doların daha da düşmesini sağlayacak. Bu yabancı sermayenin daha kolay kaçmasını sağlayacaktır. Yani IMF kredisini aldığımız gün doları 1,40 seviyelerinde, borsayı da yüksek seviyelerde görebiliriz.
Bunu devamını, kriz ortamı süreceği için parasını alıp kârını tamamlayan küresel sermayenin kaçışı ile doların artışı ve borsanın düşmesi izleyecektir. Artan işsizlikle ekonomi içinde harcanan para miktarı azalacağı için, üretim daha da azalacak ve işsizlik artacaktır. Devletin bazı vergi indirimleri ve sübvansiyonlarla ekonomiyi canlandırmaya çalışması gerekecek ama pek başarılı olamayacaktır. Çünkü artık yabancı sermaye de daha ucuz iş gücü olan yerlerde fabrika açacak ve ithalat için üretim yapan fabrikalar kapandıkça ülke pazarına satış yapanlar da kapanmak zorunda kalacaktır.
IMF bazı indirime gittiğimiz vergileri (Örneğin gıda %18′den %8′e inmişti.) arttırmamızı isteyecek. Bu da alım gücünü azaltıp üretimin daha da yavaşlamasına neden olacaktır. IMF kredi verdiği zaman sizin ülke içi ekonominizi istediği gibi yönetebilir/batırabilir. Yani sonuç olarak 1930′lu yıllardaki krizde, ekonomiden anlamadığı hâlde bakan olan bir devlet adamımızın sözü gerçek olacak -ki bunu göremeyen insan aptal olmalı- krizin faturasını yine fakir vatandaş ödeyecektir. Çünkü sermayedar akıllı adamdır. Parası batmadan fabrikayı kapatır, ekonomiden çeker ve güvenli yatırım araçlarıyla kâr etmeye devam eder. Ama parasını kazanan insanlarımız kazanılacak bir para/iş olmadığı için aç kalacak; para kazananlar ise IMF’den alınan borçların faizlerini artan vergilerle ödeyecektir.
Benzin ve doğalgaza değinmeden edemeyeceğim. Benzinin rafine çıkış fiyatı 470 kuruş. Yurt dışındaki fiyat bu. Ülkemizde ise 2.800 civarında. Çünkü yabancı ülke insanı akıllı, bizim sözde zeki ve çalışkan halkımız ne acaba? Çalışkan olduğu doğru da zekası tartışılır. 470 kuruş çıkışı olan benzin, aracı ve satıcıların kârı ile 1000 kuruşu geçmez. Ancak o kadar çok vergi alınıyor ki benzinden, fiyat 2.800′e çıkıyor. Peki devlet yurtdışı vergileri ile ülke içini dengelese de bizde rahatlasak olmaz mı? Mesela yurtdışının son çıkış fiyatı ile pompa fiyatımız aynı olsa olmaz mı? Sonuçta ucuzlayacağı için yurtdışına satılamayan benzini kendimiz tüketmiş olacağız. Ama hayır olmaz çünkü zeki Türk milleti bunu hak ediyor, onlara göre ve aslında bana göre de…
Doğalgaza gelince… Petrol fiyatlarının artması bahane edilerek %75 zamlandı. Şu an petrol fiyatları 3′te 1 oranında azaldı ama doğalgaz hâlâ zamlı fiyattan satışta. Belki göstermelik bir %10 indirim yapılır. Ama asıl indirim martta. Yani doğalgaz ihtiyacının en aza indiği ayda ve milletimiz o kadar zeki ki buna sadece seyirci kalıyor, sokaklara dökülmek yerine! İşte burada da bir tüyo çıkmış oluyor. En iyi yatırım doğalgazadır. Örneğin babama anlattığım öngörülerle geçen nisan bir yıllık gazımızı stokladı ve şu an ne gaz kuyruğu ne de zammı bizi etkiliyor. Yani bankada devletin %10 faizi ile duran para şu an %75 kârı ile bize geri döndü. Peki paranız yok, stok yapamayacak mısınız? Düşük faizli kredilerle bunu yapabilirsiniz. Kredilerle kafanız çalışıyorsa, zengin bile olabilirsiniz. Hatta %1 faizli konut kredisi alıp, %3 faizle fona veya borsaya yatırarak yattığınız yerden para bile kazanabilirsiniz. Sadece biraz kafa yormak gerek ama gidip spor gazetesi okuyan, sadece spor haberi dinleyen ve aslında sporun S’sini yapmayan bir insanın yapamayacağı/düşünemeyeceği şeyler bunlar. O yüzden hiç bulaşmayın bence!


Burada kriz öncesi Eylül ayında yazdığım cari işlemler açığı ve krizin nasıl yaklaştığı ile ilgili bir yazı vardı.Okumanızı tavsiye ederim. http://konusankorkuluk.blogspot.com/2008/09/durdurulamaz-gerek-cari-ilemler-aii.html
[bu yoruma cevap ver!]
-hahaha:)))))))) gülüyorum, globalleşme sadece sanayileşmeyle büyünülür dedi amerika bizse mühürün üzerine imza attık, be güzel kardeşim senin ülkendeki yani türkiyedeki sanayi dalında üretim yapmaya çalışan esnafın durumu ne bunu biliyormusun, köylere madem öle sanaileşmek için fabrikalar kur fakir çiftçiyi batırma, sanayileşmeye köylüden başlanılması lazım sonrasında köylere büyük fabrikalar kurulmalı mesela(kağıt fab. çimento fab.,botanik, seracılık, motorsiklet, otomobil vs vs kur sana bir fabrika ülke ekonoisini geliştir hadi siz tutmuşunuz 450 kuruşa buğda almaya kalkıyorsunuz, allahaşkına tarımsal arazi sulama elektrik fiyatı kaç, mazot fiyatı kaç, traktör ve edavatları kaç para, vekiller uyumasın türkiyede özellkle konyada ekonomik krizde vekillerin rolü çok büyük uyuyorlar maşallah, biriside öyle süper emekli olcam die uğraşıyor , diğeri aaa konyada döner ne adar hesaplıymış dio yuh be siz nerenin veklisiniz, ilkokullar diğer okullar ikide bir zırp zırp tatil olup duruor,millet tembelliğe itiliyor, nerede atatürk cumhuriyetinde milletin efendisi milletin kölesi oldu
karşımızda düşman kimmmmm?
[bu yoruma cevap ver!]