AKP: AKP’nin 7 puanlık kaybı bildiğimiz bir gerçeği yansıtıyor. “Her çıkışın bir inişi vardır.” Ama bunun sürekli düşüşle devam edeceğini öngörmek sanıldığı kadar kolay değil bence. Bir kere her şeyden önce yerel seçim olmasının temel özelliği olan adayların vasıfları bir çok yerde ön plana çıktı. Bu yüzden aynı sonuçları genel seçimlerde alabilir miydik? Yine oy kaybı olurdu ama pek sanmıyorum. Devamını oku…
Mart, 2009 İçin Yazı Arşivi
Genel seçimlerden bu yana yaklaşık 2 sene geçti. Zaman geçmiş geçmesine de birçok şeyi değiştiren zamanın bazı şeyleri sadece teğet geçtiğini (!) görmek ve geçen zamanla sonuca hazırlıklı olmak için elinden geleni ardına koymamış olsan da, o sonucu yaşamak epey zormuş. Kimse bana demokrasiden bahsetmesin. Demokrasi hür ortamlarda var olan bir şeydir ve ben insanların hür düşünebildiğini hatta düşünebildiğini sanmıyorum. Devamını oku…
Açık toplum. Hoş bir kavram gibi geliyor kulağa değil mi? İşte böyle bir kavramı karşımıza çıkarttı George Soros. Açık Toplum Birlikleri kurdu, açık toplum adı altında vakıflar açtı, ekonomileri etkiledi. Açık Toplum George Soros’un müstesna eseri. Kitaba şu açıdan bakıyor yazar: “Bu kitabı hayatımın eseri olarak düşünüyorum ve yaşadığım sürece üzerinde çalışmaya devam edeceğim.” Devamını oku…
Büyükler için bir masal daha… Orta Dünya mitolojisiyle kıyasladığımızda biraz daha masalsı kalıyor bu kitap. Ancak beyaz perdedeki fantastik film popülaritesinin artışıyla birlikte birçok kişi önce filmini sonra kitabını okudu bu hikayenin. Öykü savaş ve kahramanlıklardan daha çok bir aşk hikayesi ekseninde dönüyor. Ana konu itibariyle öykü, köyün en güzel kızına aşık olan bir gencin ona aşkını ıspatlamak ve sevgisini kazanmak için gökten düşen bir yıldızı getirmek için yola koyuluşuyla başlıyor. Devamını oku…
Sitcom denilen durum komedi türlerinde görülen efektlerdir bunlar. İzleyiciye gülmesi gereken zaman ve mekanı belirten, başlangıcından sonucuna hata veren bir uygulama. Bilhassa Türk dizilerinde yanlış yerlere konulması bir gereklilik addeder. Kafadan çıkmadan hemen önce doğrudur, esprinin ardına konulur. O sahnede ince bir espri vardır ancak iş birebirde eyleme geçmeye gelince seyirci gülmez. Devamını oku…

Gidiyorsun… Bir tutam hayatı cebine koyarak. Ayaklarının altına ucurumlar sürerek gidiyorsun. Beni bir daha görmemek için gidiyorsun. Arkanda edebiyatı zayıf bir adam, sevdayı kurtaracak son perdede heyecanlanmış , yine kaybolmuş bakışlarının altında . Devamını oku…
Öğrendiğimden bu yana yeni durumuma alışmaya çalışıyorum. Hayatımın en önemli ve en güzel haberi ile beraber yaşamımda bir çok değişiklik başladı. Yemek düzenimi, günlük aktivitelerimi, insanlara bakış açımı, insanların hayatımdaki yerlerini, şu an bulunduğum konumu ve sonrasında olabilcekleri sil baştan kontrol etmek zorunda kaldım. Vücudumun hormonal değişikliği ile birlikte güneşe bakış açım bile değişmeye başladı. Çocukken annemin ballı sütleri dışında süt içmeyen ben şimdi her sabah süt içiyorum. Yoğurt deseniz paketin biri bitmeden biri alınıyor. Aman nerden folik asit alabilirim, hangi gıdalarda hangi besinler var, kendimi nasıl iyi besleyebilirim diye hummalı bir araştırma içine girmiş bulunmaktayım. Anladım ki bayanlar istekli ve gönüllü olarak sadece bu dönemlerde kilo alıyorlar. Yoksa ben kim gecenin bir yarısı ekmek arası hardal yemek kim? Devamını oku…
Kalbimdeki sevgi tomurcuklarını bir beyaz kağıda aktarma isteği uyandı yine içimde. Bitmesini istemediğim bir mektubun giriş kısmında, bir şiirimin başında, onu anarken, neler olduğuna baksana… Devamını oku…
Nihat Genç’in Veryansın adlı son kitabını bitirdim bugün. Veryansın, yazarımızın SKY Türk’teki konuşmalarından oluşuyor. Nihat Genç, SKY Türk’te Serdar Akinan’ın sunduğu “Ne Var Ne Yok” isimli programa katılıyordu haftada bir kere. Aynı zamanda Leman dergisine yazı yazan Nihat Genç üç yıl sonra SKY Türk ile yollarını ayırdı. Nihat ağabeyimizin üslubu biraz değil fazlasıyla sert olduğundan konuşmaları birilerine dokunmuş ve SKY Türk’e, Nihat Genç’in dediğine göre,500 milyar ceza gelmiş. Bu olay üzerine Nihat Genç katıldığı son bölümde kısaca,”Benim konuşmalarım yüzünden televizyon kanalının sahibi zarar görüyorsa, ben bu programdan elimi eteğimi çekerim.” dedi ve son noktayı koydu. Nihat Genç şimdi muhalif kanal Avrasya T(E)V(E)’de son kitabıyla aynı ismi taşıyan programa konuk oluyor ve haftalık değerlendirmelerini yapıyor. Devamını oku…
Artık konuşmuyorum. Bu bir seçim ya da korkudan doğan bir vazgeçiş değil. Birçoğunun yaptığı gibi, gerçekte var olmayan erdemlerimin mütevazi gösterisiyle de vakit geçirmiyorum. Susmak benim mecburiyetim. Ben görünmez adamım. Devamını oku…
