İslam dini ile Batılı değerler arasında bir doku uyuşmazlığı mı var? Piyasa ekonomisi, sivil toplum, demokrasi İslam ile ne kadar bağdaşıyor? Yoksa bu kavramlar tamamen İslam dinine uzak ya da yabancı mı? Biz Müslümanlar niçin Hıristiyan ve Yahudiler’e göre çok geride kalmışız, geriden takip ediyoruz dünyayı? İşte tüm bu soruların cevabını “İslam, Sivil Toplum, Piyasa Ekonomisi” isimli kitapta bulabilirsiniz. Devamını oku…
Temmuz, 2009 İçin Yazı Arşivi
Avrasya TV’de Doğu Türkistan Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün konuşmasını dinledim. Doğu Türkistanlı Seyit Bey Türkçeyi o kadar güzel aksanlı konuşuyordu ki, kendisine imrenmeden edemedim. Neredeyse saniyede iki kelime ediyordu hiç durmadan ve atasözlerimizden de yararlanıyordu. Sözcükleri yerli yerine oturtuyordu. Bizim başbakanımızın bir hızlı sürümü gibi tasavvur edin. Devamını oku…
“Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennemin Dibine Git”, “Sadece Aptallar Sekiz Saat Uyur”, “Adam Dediğin Benim Gibi Olur”, “Yerim Seni ÖSS”, “İflas Etmenin Yolları”, “Sadece Başbakan Okusun” gibi enteresan kitap başlıklarıyla insanda ilgi uyandıran Erdal Demirkıran’ı okuma ve anlama yolculuğuna devam ediyorum. Bu seferki durağım yazarın “Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım” adlı birinci eserinde. Devamını oku…
İnsanlar Antik Yunan’dan beri evrenin hangi maddeden var olduğunu devamlı soragelmişlerdir. Antik Yunan filozoflarından Demokritos bunu “atom” diyerek cevaplandırmış, Herakleitos, “ateş” diye cevap vermiştir. Yani o çağlarda her filozof her zaman evrenin var oluş kaynağını maddeye bağlamıştır. Maddeden üstün bir gücü veya yaratanın varlığına, bu dünyanın yaratanın bir tasarımı olduğuna hiçbir zaman değinmemişlerdir. Varsa yoksa madde. Peki, o maddeyi kim yarattı? Devamını oku…
İkinci el bir gülüşle sırıtıyor bize yaşam. Küf tutmuş tüm niyetlerimiz. Alın terinde akan kin. Barut tadı veren zevkimiz. Ama yine de yaşıyoruz stoacılara karşı. Epikür’ün yanında atıyor kalbimiz. İçimiz yanıyor be ustam içimiz, kutuplar da olsak ikinci bir kriz. Buzullar erir, tufan yenilenir. Cehennemin yan versiyonunda pişiyor bedenimiz. Buna karşın, yaşamaya değer hayat; işte o yüzden; organik, legal bir bakış ısmarlıyorum boğaza karşı gözlerime. Her ne kadar soğanlı baklava tadı verse de nefesimiz. Devamını oku…
Sigara yasağı 19 Temmuz’da başlıyor. Geçen yıldan bu yana alışık olduğumuz o meşhur tabela artık bir işe yarayacak, iş görecek. 19 Temmuz’a kadar tabelayı asmak zorunluyken, bu tarihten sonra içmeyi yasaklamak da zorunlu olacak. İçen kişilere 69 TL, içmeye göz yuman işletmelere de 5 bin 600 TL ceza gelecek… Devamını oku…
Yakın zaman önce televizyonda haberleri izlerken Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni ziyaret ettiğini ve Rum Lider Hristofyas’la görüşüp çeşitli temaslarda bulunduğunu belriten bir haber izledim. Devamını oku…
100 milyondu, 200 milyondu derken, şimdi de 250 milyonuncu üyeyi “ağına” katan Facebook, sosyal ağlar içindeki fenomen olma özelliğini giderek güçlendiriyor. Ocak 2009’da 150 milyon “nüfusa” sahipken, 5- 6 ay gibi bir sürede 100 milyon gibi inanılmaz bir üye sayısıyla nüfusunu katlayan site, reklam verenler için de yeni bir mecra olarak görülüyor. Devamını oku…
İçimde bitiremediğim bir sürü hayatın gecesiyle uyanıyorum. Şehirlerimin namusunu, değişim zabıtalarını kaptırdığımdan beri; yaşamak için kaçak seyyarlara ihtiyaçlıyım. Kendime eğilip birkaç satır silmek istediğimde, arkasını göremediğim etnik duvarlarım var. Ruhuma dayadığım her merdivende, hep aynı basamakta sıkışıp kalıyorum: TOPLUM. Devamını oku…
Uzun süredir görüşmüyorduk onunla. Ankara’dan gitmeden görmek isteyen bendim, görüşmeyi teklif eden de. Ne de olsa onca güzel şey yaşanmıştı, konuşacak bir şeyler daha olmalıydı “yine de güzeldi”nin yanında. Eskisi gibi gülerek geldi yanıma, saçlarını arkadan toplayıp topuz yapmıştı, eskiden hiç toplamazdı, en çok sevdiğim şey zaten omuz başıma saçlarının dağılmasıydı. Gülüşünde gizli bir hüzün vardı ve de eğer birini çok iyi tanıyorsanız, yüzündeki işaretlerden birçok şeyi çıkarıverirsiniz. Devamını oku…
