Ekim, 2009 İçin Yazı Arşivi
Kaçınılmayan Tecavüzlerim De Oldu. Hadi Hayırlısı

Bahsi geçen tecavüz gerçek anlamda bir tecavüz değil neyse ki… Bu, sürece yayılan tecavüzlerden. Bu, öyle bir tecavüz ki, bir süre sonra alışıp zevk almaya bakıyorsunuz/başlıyorsunuz. Hatta bu zevk alma amacı öyle bir boyuta ulaşıyor ki, ciddi bir çaba ve efor sarf ediyorsunuz. Kendinizden ödün vermeye kadar gidiyor bu süreç.
İçimizdeki Zindan

Demir parmaklıkların arkasında neyi hapsedebiliriz, beden değil midir sadece hayatın tüm gerçekliğinden alıkoyduğumuz. Tüm anlaşmazlığın simgesi olan beden… Demir parmaklıkların arkasında kalan konuşamayan, düşünemeyen et ve kemik yığınını mahkum edebilirsiniz sonsuza dek.
SDÜ’de Nihat Genç Konferansı

Yazar Nihat Genç 20 Ekim 2009’da Süleyman Demirel Üniversitesi’nin Kültür Merkezi’nde konferans verdi. Saat 19.30’da başlayacağı planlanan konferansa Nihat Genç, bir kıyak yaparak, yarım saat önceden başladı. SDÜ’deki Atatürkçü Düşünce Topluluğu tarafından getirilen Nihat Abimizi dinlemeye gelenler konferans salonunu tıklım tıklım doldurmasından dolayıdır ki ben ve birçok arkadaşım konferansı ayakta dinlemek zorunda kaldık. Ben ancak [...]
Peki Ya Gömlekteki Keramet?

Nedir bu gömlekteki keramet bilemedim. En “normal” erkek bile güzel, şık bir gömlek giysin. Bir durulur. Bir bakılır. Bir, bir şey yapılır. Ama mutlaka, anormal bir davranış sergilenir o gömlek karşısında.
Yine Bodrum’da Yaz Bitmiş, O Sabah Haberim Oldu

Okulu bitirdim, hüzünlüyüm ama Bodrum’u düşününce de heyecanlanıyorum, koşarak indim güneye. Yoğun bir yılın ardından uzun uzun boş vakit geçirmeyi istiyorum yalnızca. Öyle kumlarda sere serpe, dünyadan bihaber… Bodrum gündüzleri, geceleri burnumda tütüyor. Ankara’nın kavruk günlerindeyim. Resmen, “nem” özledim. Öyle geceden, sabaha esnek geçişlerimi filan… Büyük hayal! Günün en karanlık zamanlarından, alacakanlık zamanlarına…. Offf… Bak [...]
El Classico

Bununla birlikte 10 yıl oldu tam tamına. Fenerbahçe kendi evinde, başka hiçbir takımı bu kadar uzun süre, üst üste mağlup etmemişti. Bu maçla ilgili televizyondan duymak isteyip de, duyamadığım tarzdan bir kaç kelime etmektir niyetim.
Nietzsche Ağladığında

Eğer okuduğunuz kitap sizde tekrar okuma hissi uyandırmıyorsa, iyi bir kitap değildir. Bugün bitirdiğim Nietzsche Ağladığında adlı kitap bende tekrar okuma hissi uyandıran nadir kitaplardan biri. Diğer kitapları şöyle sıralayabiliriz: Sefiller, Suç ve Ceza, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Karanlığa Okunan Ezanlar ve Demir Ökçe. Aklıma gelen temel kitaplar bunlar. Sonuna geldiğimde hayal kırıklığına uğratan kitaplar, tüylerimi [...]
Ulusalcılık ve Sol Bağlamında CHP

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Deniz Som 27.06.2008’de Vaziyet adlı köşesinde emekli askerî yargıç Bahadır Berk’in sözlerine yer vermiş. Bilgilenmek açısından Bahadır Berk’in söylediklerine kulak vermekte yarar var. Bahadır Berk sosyal demokrasi ile Kemalizm arasındaki farkları şu şekilde açıklıyor:
Benim Ülkem

Hani belki gelir diye, adına bahar eğlenceleri düzenlenen ama bahardan hiçbir iz taşımayan, karanın beyaza yenik düştüğü bir nevruz günü. Üstünden atlamak için yakılan ateşlerin bile üşüdüğü… Zaten yapacak başka işleri de olmayan, sırf bir şeyler yapmış olmak için çırpınan; çaresiz, fakir ama gerçekten gururlu insanların; yeniden hayat bulmak için, umutlarını nevruza bağladıkları kara bir [...]
Diriliş

Turgut Özakman yine karşımızda. Bu sefer Çanakkale Cephesi’ni anlatan bir kitapla çıktı karşımıza. Üçlemenin ikinci kitabından sonra çıkan Diriliş, Çanakkale’de şehit düşenlerin ruhunu bize yansıtıyor. (Serinin üçüncü kitabı Cumhuriyet yakında çıkacakmış. Cumhuriyet’i okumak için sabırsızlanıyorum) Serinin ikinci kitabı Şu Çılgın Türkler’de Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönem anlatılıyordu. Milli Mücadele yıllarını hissettirdi bize yazar. [...]



