"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Yazıya Dön

Yazıyı Paylaş

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar

AKP: AKP’nin 7 puanlık kaybı bildiğimiz bir gerçeği yansıtıyor. “Her çıkışın bir inişi vardır.” Ama bunun sürekli düşüşle devam edeceğini öngörmek sanıldığı kadar kolay değil bence. Bir kere her şeyden önce yerel seçim olmasının temel özelliği olan adayların vasıfları bir çok yerde ön plana çıktı. Bu yüzden aynı sonuçları genel seçimlerde alabilir miydik? Yine oy kaybı olurdu ama pek sanmıyorum.

%7 nereye gitti?

Türkiye’de hareketli seçmen kitlesinin nereye kaydığını tahmin etmek zor çünkü ideolojiye göre oy veren seçmenlerin büyük bir kısmı zaten o partilerin kemikleşmiş kitlesini temsil ediyor. Geri kalan seçmenin muhalefet arayışına girdiğini (yerel ve genel) bunun da büyük bir kısmının merkez sağda örgütlenmeye çalışan MHP’ye kaydığını söyleyebiliriz. Başbakan’ın üslubu ve AKP’nin sonsuz özgüveninden kaynaklanan “ceketi koysak seçtiririz” gibi söylemleri bir kısım seçmenin hoşuna gitmemiş olacak ki sonuçlar beklenenden çok olmasa da farklı çıktı.

CHP: Sahil şeridinin neredeyse tamamının CHP tarafından kazanılması sizi şaşırtmasın. Öncelikle büyük olay yaratan Antalya Büyükşehir Belediyesini CHP’nin alması, gayet normal bence. Çünkü sağda oylar artık AKP’de toplanma devrini bitirmiş ve parçalanmaya başlamıştır. Buna karşılık Antalya’da ki tüm sol oyları alabilecek bir aday göstererek CHP’nin doğru adayı bulduğunu söyleyebiliriz.

İstanbul’daki oy artışını CHP’nin örgütlenme vs. başarısı olarak değerlendirmek doğru olur mu onu da bilemiyorum. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel vasıflarının CHP’nin oyunu arttırdığı kesin.

CHP’nin yıllardır Ankara’da Karayalçın’a alternatif bulamamasının yorumunu ise sizlere bırakıyorum. CHP’nin Ankara’da yakaladığı şans başka bir sol partiden iddalı bir aday çıkmaması ve halktaki yılgınlıktı. Ancak CHP’nin Ankara’daki planını MHP bozdu.

MHP: MHP’nin bu seçimlerde etkin varlık gösterdiği bir il de Adana. Ancak bir Adanalı olarak size şunu söyleyebilirim: Adana Büyükşehir Belediyesini partiler kazanmaz, Aytaç Durak kazanır. Bu en azından bir süre daha böyle gibi görünüyor. Ayrıca Ankara’daki oy artışının neredeyse tamamını Mansur Yavaş’a borçlu bile diyebiliriz. Beypazarı’ndan bildiğimiz dürüstlüğü ve belediyecilik anlayışıyla takdir edilen bir aday çıkardı MHP ve bu da azımsanmayacak bir oy artışına neden oldu. Ancak bu sadece AKP’nin işine yaradı. MHP için olumlu anlamda söyleyebileceğimiz şey ise doğru yerde doğru adayı çıkararak yerellikten yararlanıp oyunu arttırmasıdır.

Peki ya şimdi ne olacak?

Eğer MHP elde ettiği belediyelerde çalışma ve örgütlenmesiyle iyi bir intiba bırakıp bir oy kitlesi yakalarsa, MHP’nin yükselişi devam edecek ve genel seçimlere de yansıyacaktır. Ancak bence hala genel seçim için hazırladığı projeler yetersiz. DTP ile uğraşmak dışında başka konular da gündeme gelmeli parti programında.

CHP: “Yeni bir CHP mümkün”

Deniz Baykallı CHP’nin aynı yüzde oranlarında takılıp kalacağını düşünüyorum. Ancak dikkat! Eğer Kılıçdaroğlu bir şekilde genel başkan olursa CHP’nin Deniz Baykal yüzünden kaybettiği ve kaybedeceği oylarla Kılıçdaroğlu’nun kişisel vasıflarının halkta uyandırdığı sempatiden doğan oylar CHP’ye gelirse işte o zaman çok farklı sonuçlardan bahsedebiliriz.

AKP: “Durmak yok yola devam”

Başbakan’ın seçim gecesi yaptığı konuşmadan anladığım aynı sloganla durum tam gaz devam oldu. Ancak aynı şekilde, aynı üslupla, aynı yöntemlerle devam ederse yolun sonu göründü demektir AKP için. AKP’nin yeni politikalar uygulayabileceğini düşünüyorum mevcut oyları kaybetmemek için. Nitekim iktidarın rahat koltuğunu bırakmak isteyen görülmedi şu ana kadar zaten. Ancak pek şans tanımıyorum.

Ankara’da Melik Gökçek’in kalpleri yumuşatan gülümsemesiyle 5 yıl daha…

Melih Gökçek’le 5 yıl daha birlikteyiz gibi görünüyor. Koltuğunu bırakmaya pek niyetli değil gibi. Ancak Ankara bu seçimlerde çok büyük stratejik hatalara ve başarılara tanık oldu. Nasıl mı?

Gökçek’in AKP’den aday olmama durumunu hatırlarsınız. Bu tartışmalar AKP içinde sürerken solda tek 1 partiden aday çıkması ve bu adayın Karayalçın olmasından sonra Gökçek AKP’den aday oldu. Bence AKP’nin ilk başta başka aday göstermek istemesinin sebebi Gökçek’in yolsuzlukları dışında büyükşehirde tek bir kişiye bel bağlamamak istemesiydi. Bunu Adana’da da denedi ve hüsrana uğradı. Ama hal böyle olunca AKP oyların bölünmesi riskini göze alamadı. Aynı zamanda Mansur Yavaş faktörü seçimin kilit isimlerindendi. MHP kitlesi dışında mevcut yönetimden yakınan seçmenlerin büyük bir kısmı Yavaş’a yöneldi. Peki ne oldu? Yine AKP’nin işine yaradı.

Peki ne olabilirdi?

Gökçek’ten kurtulma sloganlarıyla Ankara’da seçime giren bu iki parti daha farklı bir yol izleyebilirdi. Yavaş’ın Ankara’daki bütün sol seçmenlerden daha fazla oy alması ve Karayalçın faktörünü yıkması düşük bir ihtimaldi her ne kadar farklı anketlerle kafalar karışsa da. MHP Yavaş’ı Beypazarı dışında farklı bir ilçeden aday gösterip, burayı kazanıp, burada örgütlenmeye başlayıp hem bir sonraki yerel seçim için büyükşehir belediyesinde daha büyük bir şans yakalamış olur ve genel seçim için oyunu arttırır, aynı zamanda Karayalçın seçimi kazanır ve Gökçek saltanatı da bitmiş olurdu.

Kısacası arkadaşlar bir seçim daha ölüler, yaralılar, çalınan oylar, zabıta arabasından çıkan oylar, polemikler ve belli(!) bölgelerdeki elektrik kesintileriyle sonuçlandı. Umarım daha aydınlık seçimleri görebiliriz.

- Yazının başına dön!

Ayşegül Yıldırım

Yazar Hakkında

Bu yazıya 6 görüş yazıldı. Sen Ne Düşünüyorsun?

    

Güvenlik Kodu:

  • Hakan Celep (2 Nisan 2009) :
    0   0  

    Karayalçın daha mı iyidir ve iyi miydi ki, melih gökçek’in yerine gelmeli? ille de gökçek gitsin de kim gelirse gelsin mantığı mı geçerlidir? daha kötüsü olabilir ama melih gökçek salt akp’li bir belediye başkanı olduğu için gitmelidir mantığı mı gütmeliyiz yani?

    [bu yoruma cevap ver!]

    Ali Erkurt:

    melih gökçek neden mi gitmeliydi? bunca şaibeye maruz kalan ve “kalpleri yumuşatan gülümesemesinden” bir türlü vazgeçmeyip ateşe körükle giden -yaptığımız reklam kampanyalarından birinde kullandığımız “asilik ruhunda var” sloganını haykırasım geldi- bir melih gökçek gitmeliydi. çünkü yıprandı, çünkü “artist”, çünkü yeter! seçi(li)minden sonra aleyhinde 5 soruşturma birden açılıyor. zamanlama müthiş.

    seçim kampanyalarını birbirlerine su sıkarak gerçekleştiren karayalçın ve gökçek’in yerine mansur yavaş gelmeliydi bence de. çünkü geyik haline gelen “değişim” i onun gerçekleştireceğini düşünmüştüm. bunu beklerken elektrikler “kesildi”. buradaki “kesilme” edilgen değildir, yapanı bellidir, etken bir çatı ile “kesilmiştir.” yanan oy pusulaları gecelerimizi ısıttı. zabıta arabalarından çıkan çuvallar manidardı. tüm bunlara rağmen sayın gökçek gitmedi. böyle olur da bir şeylerin önüne geçilemezse daha gitmez sayın gökçek, canımız ciğerimiz, yıllarımızın başkanı(!) onca şey oluyor. sorumlusu hiçbir zaman o olmuyor. e olmayacak tabii. bile bile lades mi yapılır canım?

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Hakan Celep (2 Nisan 2009) :
    0   0  

    Peki Mansur Yavaş hangi özelliğiyle idare edecekti Ankara’yı. Ne vaadettiler, yaptıkları nelerdir? Beypazarı’nda sorunları halletmiş midir ki, Ankara’da halledebilecektir. Melih Gökçek sempatizanı veya taraftarı değilim. Ancak Türkiye’de ki mantık şudur ki ol baştaki gitsin, kim gelirse gelsin. bence alabildiğine yanlış. seçim hadiselerine gelince, YSK’nın başında 7 büyük ve tarafsız yargıç var, onlar bence en doğru kararı verecektir. en nihayetinde türkiye bir hukuk devleti değil mi?

    [bu yoruma cevap ver!]

    Ali Erkurt:

    Mansur Yavaş, efendi kişiliği, inancı, azmi ile anlattığı projelerle idare edecekti. Benim derdim şimdiki gitsin, yerine yenisi gelsin değil kesinlikle. Büyükşehir’de vatandaş olarak gördüğüm sorunlara cevabımı sandıkta verdim. Halkın takdiridir, Sayın Gökçek yeniden başkan olmuştur. Buna da eyvallah demekten başka diyebileceğim bir şey yok. Tabii sen oyunu burada kullanmadın tuzun kuru :).

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Hakan Celep (4 Nisan 2009) :
    0   0  

    Ben İstanbul’da başkanımdan memnunum Alicim, sadece kuru dürüstlüğünü! ortaya koyan vizyonsuz ları başkan yapmamak lazım, Ankara’da olmadığı da iyi oldu. Ankara başkanının değerini ancak kaybedince anlar, daha doğrusu Ankaralının büyük kısmı biliyor, bilmeyenler de öğrenir.

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Ali Erkurt (5 Nisan 2009) :
    0   0  

    bilmem ki, böyle giderse melih gökçek bizi de toprağa gömeceğe benzer. kuru dürüstliükten ziyade, ben vizyon sahibi biri olduğunu düşündüğüm için mansur yavaş konusunda ısrarcıydım.

    [bu yoruma cevap ver!]

  • - Görüş bildirmek istiyorum!