Her zaman akıcı yazan yazarların yazılarını okumayı çok sevmişimdir. Örneğin; rahmetli Aziz Nesin, o kadar akıcı yazılar içeren kitaplar yazardı ki bir sayfayı okurken bir sonraki sayfada ne yazıyor diye merak etmekten okuduğum sayfayı yarım bırakıp, bir sonraki sayfalara hızlıca göz atardım ”Acaba hikâyenin devamında ne var?” diyerek.
Ancak bir hata yaptım ve çocukken okuduğum Aziz Nesin’in kitapları dışında hiçbir ciddi Aziz Nesin kitabı okuyamadım. Bu sebepten dolayı çocukken olan sosyalliğim ile şu anki sosyalliğim arasında dağlar kadar fark var. Çocukken anlattıklarımla etkileyemeyeceğim insan yoktu. Sıkmadan uzun cümleler kurararak insanları etkim altına alabiliyordum ve en önemlisi toplum içerisinde kendimi ifade edebildiğim için kendimle barışık bir çocuk olarak büyümüştüm.
Şimdi kitabın insan hayatında ne kadar önemli bir yer tuttuğunu, özellikle kaliteli yazarların yazdıkları kitapların, insanların sosyal yaşamına çok iyi etkiler kattığını belirtmek isterim. Kitaptan kastım, “inek” gibi okuyup, hatta bir süre sonra “tüm kitapları okumalıyım” mantığında okumak değil. İnsanların ilgisini çeken konular hakkında profesyonelce seçilmiş kitapların faydalı olacağından bahsediyorum.
Bunu nerden mi biliyorum? Çevremde, -sizin de çevrenizde olduğu gibi- birçok farklı türden insan var. Bunlardan bir kısmı hiç kitap okumayanlar, bir kısmı benim gibi orta düzeyde okuyucu, bir kısmı okumak için okuyan bilinçsiz okurlar ve diğer bir kısmı da ilgi alanına dair veya eksik oldukları yönlerde özenle seçilmiş kitapları okuyanlar. Emin olabilirsiniz ki son gruptaki kişiler ister üniversite eğitimi almış olsun ister lise eğitimi bile almamış olsunlar, sosyal yaşamlarında hatta ve hatta iş yaşamlarında hiç de ekside olmayan kişiler. Ayrıca kişiye göre çok fazla ileride olanlar var.
Tabii ki kitaplar kurtarıcı bir güç değil. Biraz da insanın içinde istek ve kapasite olacak. Kapasite olayını kabullenmek lazım. Mesela “benden doktor olmaz ama çok iyi garson olurum” diyerek işini zevkle yapan temizlikçi yüzdesi nedir sizce? Bence azdır. Neden az olduğu da başka bir deneme yazısının konusu…



yazarların bilgisini kendi bilgin yapmaktır esas olan. ne okursan oku, önemli olan orda var olan bilgiyi kendi bilgin yapabilmektir. bende bunu geç fark ettim. okuduğum onca kitabı anladığımı sandım, ki gayet iyi anlamıştım, ama önemli olanın anlamak olmadığını kavradım. artık gerçekten okuyorum.