"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Moran-holmesEbüssüreyya Sami’nin “Amanvermez Avni’nin Serüvenleri” adlı kitabı polisiye öykülerinin öncüsü olma özelliğini taşımakla beraber dönemin sosyo-kültürel yapısına da ışık tutar. Kitabın baş karakteri  “Amanvermez” lakaplı Avni, Sherlock Holmes’e olan benzerliğiyle dikkat çeker.

Osmanlı’nın Sherlock Holmes’ü olmaya hak kazanmış Avni yardımcısı Arif’le beraber yaşar. Daha sonra onlara bir de küçük Anderya katılır. Ayrıca Arif’in bile bilmediği adı Karolin olan bir yardımcısı daha vardır Avni’nin. Avni dönemin sıkı güvenlik tedbirlerine rağmen işlenen suçlar karşısında zekice davranarak birçok suçlunun korkusu haline gelir. Öyle ki dönemin padişahı bile zorlu görevleri, huzuruna çağırtarak Avni’nin üstlenmesini ister. Öykülerin diğer bir önemli karakteri Arif baş yardımcıdır, Avni kadar zeki ve korkusuzdur. Avni ve Arif’e ait olan bir elbise dolabı vardır ve her maceradan önce makyaj ve kostümlerle farklı kişiliklere bürünürler. Anderya ise bir kovalamaca sonucu karşı saftayken Avni’nin yakalaması üzerine Avni ve ekibine katılır. Karolin ise pek ortada gözükmemekle beraber Avni’nin sevgilisi olduğu sanılır. İşte bu ekip Zaptiye Nezareti’nin bile altından kalkamayacağı işlerle görevlendirilirler. Dönemin ekonomik şartlarına rağmen az materyalle çok iş başarabilirler.

Kitabın geçtiği dönem 2.Abdülhamid Dönemi’dir. Bu dönemde halkın yavaş yavaş başkaldırıya hazırlandığını, 219972_2jurnalciliğin hat safhada olduğunu, hafiyelerin çoğaldığını biliyoruz. O yıllarda batılı tarzda hayatı benimsemeye hazır İstanbulluların varlığı ve mutlak monarşiden, padişah baskısından bir hayli sıkılmış olmaları öykülere de suçların çoğalması olarak yansır. Bu sebeple dönem padişahı 2.Abdülhamid her şeyden şüphe eder haldedir ayrıca tahttan indirilmek istendiğinin de farkındadır. Yazarın ilk öyküsü “Sessiz Tabanca” da karşımıza çıkan olayda da gördüğümüz gibi Padişah kendisine gelen bir jurnal üzerine Avni’yi görevlendirir. “İskeletler Arasında” öyküsünde ise Padişah, Avni’yi siyasi toplantılar yapıldığını sandığı bir eve gönderir.

Kitapta dikkati ilk çeken yazarın İstanbul’a bütünüyle hakim olmasıdır. Dik yokuşları, bilinmeyen bağlantıları, kafeleri, pasajları, yüksek kaldırımlarıyla Ebüssüreyya Sami bize bambaşka bir İstanbul sunar. Özellikle Beyoğlu ve Beşiktaş farklı öykülerinde farklı tasvirleriyle karşımıza çıkar. Dönemde kullanılan para birimlerini ve alaturka denilen saat biçimini de her öyküsünde yineleyen yazar, dönemi kültürel açıdan anlamamıza da yardımcı olur. Gazeteci olduğu sanılan yazar, Amanvermez Avni’nin gerçekte yaşamış biri olduğunu ileri sürer. Diğer polisiye öykülerindeki karakterlerden farklı olan Avni, ütopik bir kahraman değildir. İnsani hatalar yapar, bazen de yenilgilere düşer suçluları yakalayamaz. Mesela kitabın ikinci öyküsü “Sessiz Tabanca” da, Rus Kontes’in ses çıkarmayan özel yapım sanılan çikolatadan tabancasını padişahın mabeyincisine sunar ve başaramadığı bu iş yüzünden sarayın sorgu odasında bir ay bekletilir.

Ayrıca birden fazla dil bildiği de öykülerde belirtilmiştir. Öyküdeki yan karakterleri genelde farklı etnik kökenlerden seçerek o dönemin sosyal yaşantısına da ışık tutan yazar, Osmanlı Devleti’nin modernlik ve işleyiş bakımından kent olmayı en çok hak eden mekânı İstanbul’u adeta okuyucuya hissettirmekle yükümlüymüş gibi açık ve ayrıntılı bir biçimde işler.

,

Yazar Hakkında

Sen Ne Düşünüyorsun?

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası