2009 yılının Nobel Barış Ödülü sahibi Barack Obama oldu. Tüm dünyayı şaşırtan bu sonuçla birlikte herkesin sorduğu tek bir soru var: Obama bu ödülü hak etti mi?
Tartışmalar Obama’nın ödülü hak edip etmediği ekseninde ilerliyor. Ben de Obama’nın ödülü hak ettiğini düşünmeyenlerdenim. Çünkü göreve geldiği 9 aydan bu yana Obama’nın kayda değer bir icraatı yok. Bu da editörlerimizden Baran Danış’ın yorumu ve aynı zamanda bu yazının başlığı da olan amele değil niyete ödül verildiğinin bir göstergesi.
Şimdi bu “niyetleri” konuşalım.
Obama göreve geldiğinde ilk olarak Guantanamo Üssü’nü kapatmak için girişimlerde bulundu. Kapandı kapanacak derken mahkumların dünyada ne iş yapacakları, onlara nasıl bir hayat sağlanacağı tartışıldı. Hapis sonrası hayata katılım için devletlere göndermelerde bulunuldu. Üs kapatılmadı, mahkumlar içeride kaldı. Bu konuda herhangi biriyle barış sağlanamadı. Sonuç: Sıfır.
Göreve geldiği sırada patlamış olan küresel finans krizinin yükü de omuzlarındaydı. İşsizlik son 26 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Krizi henüz atlatamadık ve işsiziz. Bu yüzden vatandaşları ile barış sağlanamadı. Sonuç: Sıfır.
En büyük vaatlerinden biri olan sağlık reformu da büyük tartışmalara yol açtı. Reforma ateş püskürerek karşı çıkanlar oldu. Zengin daha az zengin olacaktı ve kazancından kesilecek vergilerle vatandaşlar sağlık güvencesi edinecekti. Sam Amca ile barış sağlanamadı. Sonuç: Sıfır.
Tüm bunların yanında belki de en önemli geliş(eme)meler Irak ve Afganistan’daki durum. Hâlâ savaş bitmedi! Buralarda da reforma gitmeyi düşünen Obama, Orta Doğu’da hâlâ barışı sağlayamadı. Ne de olsa umudumuz Obama! Orta Doğu insanı ile barış sağlanamadı. Sonuç: Sıfır.
Bunlara ek olarak İran’la barış sağlanamadı. Sonuç: Sıfır.
İşte bu gelişmeler olup biterken, cebinde taşıdığı “check-list” ine hiçbir “tik” atamayan Obama’nın; sırf diplomatik girişimleri, amelleri değil niyeti, parlak ve “iyi çocuk” oluşu (ya da duruşu), dünya barışına olan katkıları (!) para etti.
9 ay öncesine kadar dünyanın anasını ağlatan rejimin sahibi bu ülke, şimdi Nobel Barış Ödülü sahibi bir başkana sahip. Eee, bu ödülü de almaları, Amerikalı abilerimizden artık zarar gelmeyeceği anlamına geliyor değil mi? Ne de olsa ödülün sahibi mahcup bir başkan: Bizim Hüseyin!
- Yazının başına dön!Ali Erkurt
Yazar Hakkında

Web Sitesi: http://alierkurt.net
Yazar Hakkında: Deneme Yazıları'nın kurucusu, reklam yazarı, sosyal medya, pazarlama, reklam ve Fight Club bağımlısı.
- Yeni Ara Yüz ve Alt Yapı
- Bakmasını Biliyor Musunuz?
- Eski 45′likler…
- Kar Beyaz
- vBilişim ile Sponsorluk Anlaşması İmzaladık
- “Mor Mürekkep”li Sahil Edebiyatçısı Nazan Bekiroğlu Üzerine
- Arka Bahçemde Samimiyet, İletişim(sizlik) ve Güven Tohumları
- Hatıra
- Münazara Dolu Bir Hafta Sonu…
- “Tutunanların” Anlayamayacağı Bir Roman: Tutunamayanlar
- Oldskool – 1
- Yeniden ” Los Galacticos “
- Sanadır; Kalp(DE) Mıhlanan, Sine(DEN) Kopan
- Cennet Çok Mu Uzak?
- Anastasya…
- Cennet de Bende Cehennem de
- Gerçek Zenginliği Öğrenmeye VAR mısın YOK musun?
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yol Tıkanınca
- Devlet ve Hükümet Politikası
- 2010 Sözü ve Güveni Yitirmek
- Derin Yahudi
- Yaşar Nuri’nin Benzetmeleri Üzerine
- EVET Mi HAYIR Mı?
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Ölümü Düşünmekten Kaçınmak
- Penguenlerdeki Fedakârlık
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Bizler Mahkum Edilenler, Onlar Oyunun Kurnazları!
- Bizsizleşmek



