"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Gözlerimde aşkının kar yağışları… Bir akşam kuytusunda kalbim ayrılığının en büyük kusuru. Suretim sensizliğe çoğalırken, kıyametin saklandığı yerdeyim. İşportacı hasretinin hiçbir kuralı tanımayışı, gurbetten fazla geldi damarlarıma. Ellerimde gözlerinin kapamış güneş, düşüşümde seni düşünmenin gölge altları var.

Hürriyetim yalnızlığında özgürleşirken, nasıl bir kölelikse bu ruhum rengini çoktan açmış. Sevda ölümün inadıysa, son sevişmemizde kırıldı gitti ahiret yağmurları. Aşk utandığında kızarmıyor çarşaf üstümüzden düştüğündeki gibi. Cehennem aratıyor, bütün kör sevaplarımıza inat. Yıkamadım terk edişinin yasında gökyüzünü ama yıkandım ayrılığının zoruyla şerefine.

Kurutulmuş kışlarımın vefasını dilerken, öğütülmüş gecelerimin ahını çekiyorum. Kuşluk vakti ayrılığın sofrasında saçım okşanırken, hasretinin zikirleri inliyor. Acıktı kulaklarım sabahlardaki uyanışına. Duydu gözlerim son sokaktan çıkarken bedenin, şehirlerimin namusunun kirlenişini. Bir küllük kokusuyum, bir anason tütsüsü, sönük bir fener gibi rezaletim.

Saçlarının bahçeleri için aynaları kıskanırken, sensizliğin kavgasını yapıyorum bensizlikle. Dermansız ırmaklarım rezil olurken derelere, kimsesizliğimin çağlayanlarında boğuldum sana. Bir kaşık suyla yaşatırken beni ayrılığın, sırtını bana döndüğünde sürügünümü görmüştüm şafak sancılarına. Küflü siyah ormanlardaki yüzümü, keder kırmızısı denizlerdeki limanlarımı görmüştüm. Görmüştüm cüce yalnızlığını.

Zehirli öğünlerimde taze acılarını yaşarken, unuttum kaç kısrak sürüsü ezdi geçti kalbimin yatamayışlarını. Uyuşuk sabahlarda yokluğunun kurban bayramı, uykusuz celladın hep yanlış yerden kesiyor secdemi. Anladım ki cesedime bile rahat yok arkandan bağırmamamın günahlarına. Tohumsuz ızdırabımın başımı bağlayışında, gelecekler gördüm gelemeyecek.

Esaret, prangaların sevdasıysa; ölüm, elvedaların huzurdur. Bu baykuş hoşçakallarıyla, uğursuz zamanların çete harbindeyim. Bir kurtuluş aramıyorum. Titrek bir yavrunun kaçışı gibi kendimde kalamıyorum. Mezarların tıp oyununda suskunum. Korkuyorum cesaretimden. Yaşamak sadece bir nefesin kölesiyse, dudaklarını beklemek  ne demek?  İşte bu ayrılık şamdanlarında, seni bana yasakladığı kadar seviyorum.

, ,

Yazar Hakkında

Bu yazıya 2 görüş yazıldı.

  • hayat (19 Ağustos 2009) :

    Ayrılık ne kadar koılay düşmüş dilinizden. Uslubunuz oldukça değişik. Başarılar dilerim.

    [bu yoruma cevap ver!]

  • zordest (19 Ağustos 2009) :

    Gitmeyi bekleyenlerden en kırık döküklerinden biriyim aslında. Sanki içimin yansıması gibi olmuş bu satırlar. Yazmaya devam edin lütfen.

    [bu yoruma cevap ver!]

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası