“Küçük aşklar büyük sevgilileri doğuruyordu dökülmüş yapraklarla bir sonbahar akşamında. Rüzgarın melodik fısıltısı şarkıları, dolunay mum ışıkları olmuş, hayatın seçenekleri varmışçasına mutluluğu res’mediyorlardı.” Özlenen ya da istenen bir hayattı belki de bu yazdıklarım. Okuyana göre de değişir. Yeter ki o duygu olsun… Kulaklarımda çınlayan çığlıklar değil, odadaki sıcaklık değil, ciğerimdeki nefes değil; o duygu… Özlemek, ağlamak, hissetmek duygusu… Kalpyaşları doldursun gözümü, özleyeyim deliler gibi, sıcaklığını hissedeyim, seni hissedeyim… Sanki yoksun gibi olsun ama sen ol. Sanki yalanmış gibi olsun ama sen ol. Sanki masalmış gibi olsun ama sen yine ol. Sanki… Sanki benimmiş gibi olma, benim ol…


Keşke istediklerimiz hatta istediğimiz tek kişi gerçekten bizim olabilse deli gibi istediğmiz ama.
[bu yoruma cevap ver!]