Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Resim ile ilgilenenler bilirler. Eskiden ekonomik zorluklar içinde kalan sanatçılar yeni bir tuval almanın zorluğu içinde, eski tuvali bez ile kapatıp üzerine tekrar bir resim oluştururlardı. Yeni resmin boyası kuruduğunda eski resim kendini dikkatli bakıldığında ele verirdi. Bu sanata pentimento deniyordu.

Bunu meydana getiren insanoğlu bu özelliği kendinden mi aktarmıştır yoksa oluşturduğu bu özelliği kendine mi geçirmiştir? Muallakta…

Günümüzde pek çok şekil alan, pek çok kılığa bürünen çağdaş diye adlandırdığımız ne de çok insan yeni bir kılıfa girerek eski kılıfını gizlemeye çalışmakta. Aslında gizlenen hiçbir şey yok. Dikkatli bakmaya da gerek yok. Kılıf ne kadar değişirse değişsin aynı ebatlarda aynı detaylarda aynı insan silueti. Sözler aynı, bakışlar aynı ama tavırlar her ortamda apayrı. Eski beni bırakıp yeni beni kendine eş kabul etmekte. Bir maske ile eskiyi gizlemekte. Bu bazen iş ortamında olur, bazen de sevmediği bir insana yaranmak maksadıyla sevimli gözükmek için bu silüeti sararak amacına ulaştığını sanır(!).

İnsanları kırmak hiç hoş bir şey değil elbette. Fakat sevmediği halde çıkarları doğrultusunda kullanmak, kendini pentimento sanatı gibi kapatmak, doğruyu söyleyip kırmaktan daha aşağılayıcı.

Dikkat etmekte epey yarar var. Yeni bir kılıf ile aranıza sokulan, sizi sevmediği halde sizi çıkarları amacıyla kullanan insanlar etrafınızda var mı yok mu? Eğer yoksa ne mutlu… Ama dünyanın gitgide acımasızlıkta hat safhaya ulaştığı, biri açken diğeri tok bir şekilde yatağına gömülüp mayışık bir şekilde rüyalara daldığı bu zamanda bu insanları çevremizde görmemek mucizedir.

Kimi aşklarda kimi dost ilişkilerinde hayal kırıklığına uğratan, aslında kendini hiç tanıtamamış  ya da onları tanımamış olduğumuz nice insan sıfatını almış birçok canlı ensemizde soluk alıp vermekte. Kendini öylesine sarıp sarmalamıştır ki pentimento sanatıyla artık kendisi bile farkında değildir. Ufak bir hareketi ile kendi kabuğunun içinde olan öz mayasını öylesine dışarı atar ki  o zaman daha çok ele verir kendini. O zaman kopabilir bağlar, aşklar, selamlaşmalar…

Böylesine kopan ilişkiler sonrasında daha emin adımlar ve özgüveni kaybetmeden yol alınacak anlar ansızın kapımızı çalabilir. Bu yüzden kabuk değiştirmeden hep aynı benlikle yol almak amacımız olmalıdır ki pentimentoya sarılanlardan bir farkımız olsun…

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Bu yazıya 2 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • ayla akbuar diyor ki:

    İnsanların maskeleriyle yaşamayı seçtikleri, imgelerini kendi sandıkları bir yaşam, elbette samimiyetten uzak ve özünü ortaya koymaktan alıkoyduğu için mutsuzluk verir…
    Ancak, bu değişime direnci de getirmemeli…
    Bazen yaşamın getirdiği değişim zorunluluğu o eski tuvalin yerine yeni bir bez germeyi zorunlu kılar. Kendim olmak adına, kendim için, özbenliğimin seçimi ve hayrı için, eski tuvalin konfor alanından çıkıp yeni bir ben’i seçmek gerekir bazen…
    Tuvali yenilemek özbenliğin arzusuysa eğer, maske değil, gerçek ben’dir artık.
    Altta kalan, yani geçmişe ait ben benim bir parçam ve bana ait olsa da, yeni ben’e giden yolda bir kilometre taşıdır…
    Ben eskisiyle yenisiyle o tuvalimdir… Kendime, ihtiyaçlarıma ve özbenliğime samimi olduğum sürece elbet…

  • Sevnur Savaş diyor ki:

    Teşekkürler yorumunuz için Ayla Hanım. Çok iyi anlamışsınız aslında ne demek istediğimi.

    Ben insanların kendi benliğini gizlemesinden yakınmıştım . Fakat sizin dediğiniz açıdan yani “Tuvali yenilemek özbenliğin arzusuysa eğer, maske değil, gerçek ben’dir artık.” dediğinizden yola çıkarsak bu da yanlış bir kanı değil. Ben kendini saklayıp iki yüzlü insanlardan bahsetmiştim.
    Yaşamın getirdiği zorluklar ile yeni yollar çizip yeni bir ben olmakta zarar var anlamının altını çizmedim yazımda. Sadece kılıfı “bu” iken kendini gizleyen ve daha sonra “hayal” kırıklığına uğramamıza sebep olan gerçek “beni”ni ortaya çıkaran insanları yazıma kattım.

    Dediğiniz yorumlarda yanlış değil elbet. Tekrar teşekkürler bu güzel yorumunuz için…