"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Önce büyük bir patlama sesi duydum. Sonra arkama bakma fırsatı dahi bulamadan üzerime doğru koşan kalabalıktan kaçmak için kendimi bulduğum ilk emniyetli yere attım. Sonrasını hatırlamıyorum. Şimdi kendimi hayatın ve dur durak bilmeyen iş yaşantısının akışına öyle bir kaptırdım ki, yanı başımda ellerinde çiçeklerle bekleyen ve “babacım babalar günün kutlu olsun” diyen çocuğumun yanaklarından dahi öpemeden kapıdan çıkıp gittim.

Tıpkı büyük bir patlamadan kaçan insanlar gibi. Hayatı hep acele yaşamak isteriz. Bir an önce okulum bitsin. 18 yaşımı doldurayım ve reşit olayım. Üniversiteyi kazandıktan sonra bekle beni İstanbul deriz. Ailemizin “Allah’ın emri peygamberin kavli” ile istediği kızla da evlendikten bir yıl sonra “işte bu senin çocuğun” sözüyle baba olduğumuzun farkına varırız. Dur ne oluyor demeye kalmadan, hanım bavulları hazırlamış, patron uçak biletlerini almış ve elimize tutuşturulan listeleri daha incelemeye vaktimiz kalmadan kendimizi sevdiklerimizden uzakta bir yerde buluruz.

Özlemler, telefonlar, MSN’den yazışmalar başlar. Kariyer yapma isteğimiz içimizi yiyip bitirirken yüksek lisans, doktora, master derken yaşımızın 40′ı geçtiğini ancak 42. doğum günümüzde fark ederiz. Altımızda bizi idare edecek kadar bir otomobil, başımızı sokacağımız orta halli bir evimizin olduğunu unutmuşn halde çocuğumuzu okutma ve iyi bir meslek sahibi olması adına yaptığımız yatırımlar, okul taksitleri, dershane ödemeleri, üst baş derken kendimizi kaybederiz. Bir arkadaşımızın vefat haberini aldıktan sonra ölümün bize ne kadar yakın olduğunu fark ederiz. Daha düne kadar  PlayStation başında maç yaptığımızı, hatta Counter Strike savaşlarını hafızamızı biraz yorunca hatırlar gibi oluruz.

Aslında hepsi daha dün yapılmış, bugünü düşünmeye fırsat kalmamıştır. Nasıl bindiğimizi dahi hatırlamadığımız ve nasıl ineceğimizi dahi bilmediğimiz bu hızlı trende hayatın tatlarına varamadan yolculuk ettiğimizi anımsarız. Önemli olanın bir an önce büyümek, reşit olmak, okul bitirmek, meslek sahibi olmak, kariyer yapmak, evlenmek ve zengin olmak olmadığını anlamak için biraz düşünmek yeterlidir. Fakat yaşının 50’ye dayandığını bilmekse seni ürkütüyor. Hızlı trenin arada bir durduğu istasyonlarda inmesini becerebilseydin zamanın yavaş ilerlediğini, doyumsuz sohbetlerin pek de umurunda olmadığını sandığın arkadaşlarının yanında yaşandığını ve gözlerinin içindeki hayat pırıltılarının 20’li yaşlarında daha canlı olduğunu anlayacaktın.

Sahi seni bu hızlı trene kim bindirdi? Hâlâ geç olmadığını düşünüyorsan, neden hızlı trenin acil durum kolunu çekmiyorsun? Yıllarını alıp götüren iş yaşantısına ara verip, biraz kendine zaman ayırmaya ne zaman başlayacaksın? Omuzlar üstünde son yolculuğa uğurlanmadan önce olsun diyorsan ilk önce “hayır” demesini öğrenmelisin. Şimdi seni nereye götürdüğünü bilmediğin hızlı trenin acil durum kolunu çek ve hayatın tadını çıkar. Tıpkı benim gibi.

, , , , , ,

Yazar Hakkında

Bio: Ordu´nun kumru ilçesinde 05.06.1983 yılında dünyaya geldi. İlköğretimini Kumru´da Lise eğitimini Fatsa´da tamamladı. Orta ve Lise hayatı süresince, resim, şiir, satranç´ta çeşitli dallarda ödüller kazandı. İlk şiiri´ni 7´inci sınıfta yazdı. Edebiyat öğretmeni Bedriye hanımın teşvikleri sonucu şiire yöneldi. 1999-2000 yılında Lise´den mezun olduktan sonra 2001 yılında Konya Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi´ni kazandı. 4 yıllık öğretim hayatı süresince çeşitli radyo, ajans ve gazetelerde çalıştı. Okul yıllarında çeşitli dergilerde deneme ve şiirler yazdı. 2005 yılında üniversite hayatını tamamladıktan sonra İstanbula gelerek medya sektöründe görev aldı. Eyüpoğlu halen aktif olarak basın hayatına devam etmektedir. İlk kitabı olan ´Dün kendime seni anlattım´ı şubat 2008 de piyasaya sürdü. Çıktığı yıl eser, 4. ulusal edebiyat ve sanat ödülleri en iyi şiir kitabı katagorisinde 3.´lük ödülü kazandı. Şairin pekçok denemesi ise ulusal ve yerel gazete ve dergilerde yayınlandı. Uzmanlara Göre Adem Eyüpoğlu; Bu araştırma uzman bir kadro tarafından Adem Eyüpoğlu için özel olarak hazırlanmıştır. Uzmanlara göre Adem Eyüpoğlu; Çoşkulu ve yeni fikirlerle dolu bir insan. İyimser, hazır cevap, üretici ve kendisine güvenen yapısı ile, olması mümkün olanı hemen kavrayan, orijinal bir zihne sahip. Onun için hayat, heyecanlı bir tiyatro sahnesidir. İhtimallerle çok ilgili olduğu için, her zaman seçeneklerinin fazlalaşmasini arzular. Adem Eyüpoglu, duyuları güçlü bir gözlemcidir ve sıradışı olan her şeyi hızla farkeder. Meraklı yapısı sayesinde de, anlamayı yargılamaya tercih eder. Hayal gücünü kullanan, uyumlu ve uyanık kişiliği, Adem Eyüpoğlu´nun en fazla ilhamdan etkilenmesini sağlar, bu yüzden Adem Eyüpoğlu yüksek potansiyelli bir mucittir. Şekilcilikten uzaktir ve sonuç almanin degişik yeni yollarini bulma yetenegi vardir. Adem Eyüpoğlu gibi insanlar düşünce ve uygulamanin yeni yollarini açarlar ve o yollari açik tutarlar. Adem Eyüpoğlu üretici fikirleri ile buluşurken, içten gelen enerjisine güvenir, problem çözme fikri onu motive eder, sürükleyiciligi ile kendi yeteneklerini, çevresindeki insanlarin güçlü yönleri ile kolayca birleştirebilir. Hayat dolu ve ikna edici kişiligi ile, insanlara sicaklik, sempati ve nezaketle yaklaşir, sorunlarina çözüm bulmaya çalişir. Algisi ve empatik özellikleri gelişmiştir ve çevresindeki insanlarin gelişimine ilgi duyar. Hayatinda harmoni ister ve çatişmadan mümkün oldugunca kaçinir. Maddi birikimlerden ziyade, enerjisini insan ilişkilerini sürdürmek için harcamayi tercih eder ve çok çeşitli ilişkileri hayatta tutmak için gayret gösterir. EN MUTLU VE BAŞARILI OLDUGU ALANLAR: A - ÜRETKENLİK ALANINDA: Gazeteci, oyun yazarı, aktör, müzisyen, besteci, iç dekoratör, çizgi film yaratıcısı, sanatçı, editör, grafik sanatçısı.

Sen Ne Düşünüyorsun?

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası