Bitmeyecek dedim ya. Ucu bucağı görünmeyen bu sahrada bir serap ilişir ya insanın göz ucuna. Hani su ararsın ya kumdan tepelerin ardında. Tam bulduğum dediğin sırada kaybolur ya. İşte bitmeyecek bu mektuplar da kelamlar da.
Uzun metrajlı filmlerin, en can alıcı sahnelerini hatırına getirip, zihninde bir sıraya yerleştirip, hayatının unutulmazları arasına koyar ya insan. İşte sen zihnime halı gibi ilmik ilmik dokumuşsun cismini ve umut iklimlerime bahar olup gül açtırmışsın. Rengini, sesini ve gözlerini. Bir şarkının nakaratını tekrarlar gibi. Seni çok sevdiğimi söylemek gibi. Bir derdim var şimdi.
Bir beyaz kâğıtta başladı aşk şerbeti tatmışlığımız ve bir beyaz kâğıtta son bulacak hayatımız. Azrail gelip de almak isterse canımız. İçimde iki acı. Biri senin, biri benim. Canım senin canındır, yüreğinde yüreğim.
Gözyaşları iklim tanımaz. Aktıkça akar. Şu gönülde har. Kızgınlığı demiri eritir de bir beni yakar. Kelimelerimde onun saflığı ve duruluğu, gözlerimde onun yakıcı kavuruculuğu ve sevdamda onun hammaddesi var.
Gözlerinden akar yaşlar
Sinemi Yakar!!!
Bitmesini istemiyorum bu mektubun.
.
Bitmesini istemiyorum bu mektubun…



