<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deneme Yazıları &#187; DY | KULİS</title>
	<atom:link href="http://www.denemeyazilari.com/bolum/dy-kulis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.denemeyazilari.com</link>
	<description>&#34;Tür: Deneme. Konu: Her şey!&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 23:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Körfez&#8217;de Bundan Sonra Ne Olacak?</title>
		<link>http://www.denemeyazilari.com/korfezde-bundan-sonra-ne-olacak.html#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=korfezde-bundan-sonra-ne-olacak</link>
		<comments>http://www.denemeyazilari.com/korfezde-bundan-sonra-ne-olacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 07:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Erkurt</dc:creator>
				<category><![CDATA[DY | deneme tahtası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.denemeyazilari.com/?p=5569</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.denemeyazilari.com/images/sizintipelikan.jpg" rel="shadowbox[post-5569];player=img;"></a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.denemeyazilari.com/images/sizintipelikan.jpg" rel="shadowbox[post-5569];player=img;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5570" title="sizintipelikan" src="http://www.denemeyazilari.com/images/sizintipelikan-250x168.jpg" alt="" width="250" height="168" /></a></p>
<img src="http://www.denemeyazilari.com/?ak_action=api_record_view&id=5569&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.denemeyazilari.com/korfezde-bundan-sonra-ne-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Kupası Ateşi Mandela&#8217;nın Ülkesinde</title>
		<link>http://www.denemeyazilari.com/dunya-kupasi-atesi-mandelanin-ulkesinde.html#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=dunya-kupasi-atesi-mandelanin-ulkesinde</link>
		<comments>http://www.denemeyazilari.com/dunya-kupasi-atesi-mandelanin-ulkesinde.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 04:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Celep</dc:creator>
				<category><![CDATA[DY | deneme tahtası]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Nelson Mandela]]></category>
		<category><![CDATA[South Africa]]></category>
		<category><![CDATA[World Cup 2010]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.denemeyazilari.com/?p=5349</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.denemeyazilari.com/images/article-1273917-09757ACF000005DC-544_306x430.jpg" rel="shadowbox[post-5349];player=img;"></a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.denemeyazilari.com/images/article-1273917-09757ACF000005DC-544_306x430.jpg" rel="shadowbox[post-5349];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-5350" src="http://www.denemeyazilari.com/images/article-1273917-09757ACF000005DC-544_306x430.jpg" alt="" width="306" height="430" /></a></p>
<img src="http://www.denemeyazilari.com/?ak_action=api_record_view&id=5349&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.denemeyazilari.com/dunya-kupasi-atesi-mandelanin-ulkesinde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail&#8217;den Yardım Gemisine Saldırı</title>
		<link>http://www.denemeyazilari.com/israilden-yardim-gemisine-saldiri.html#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=israilden-yardim-gemisine-saldiri</link>
		<comments>http://www.denemeyazilari.com/israilden-yardim-gemisine-saldiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 08:08:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Celep</dc:creator>
				<category><![CDATA[DY | deneme tahtası]]></category>
		<category><![CDATA[İHH]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.denemeyazilari.com/?p=5291</guid>
		<description><![CDATA[<a rel="attachment wp-att-5290" href="http://www.denemeyazilari.com/israilden-yardim-gemisine-saldiri.html/ekran-alintisi-9"></a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-5290" href="http://www.denemeyazilari.com/israilden-yardim-gemisine-saldiri.html/ekran-alintisi-9"><img class="aligncenter size-full wp-image-5290" title="Ekran Alıntısı" src="http://www.denemeyazilari.com/images/Ekran-Alıntısı8.jpg" alt="" width="605" height="388" /></a></p>
<img src="http://www.denemeyazilari.com/?ak_action=api_record_view&id=5291&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.denemeyazilari.com/israilden-yardim-gemisine-saldiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maliano&#8217;yla Avrupa Basketbolu Üzerine</title>
		<link>http://www.denemeyazilari.com/malianoyla-avrupa-basketbolu-uzerine.html#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=malianoyla-avrupa-basketbolu-uzerine</link>
		<comments>http://www.denemeyazilari.com/malianoyla-avrupa-basketbolu-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 02:28:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Celep</dc:creator>
				<category><![CDATA[DY | böyle buyurdu editör]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Basketbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Euroleague]]></category>
		<category><![CDATA[Maliano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.denemeyazilari.com/?p=5171</guid>
		<description><![CDATA[Bir ara verdiğimiz röportajlarımıza maliano.org&#8217;un kurucusu/yazarı M. Ali Güneşligün&#8217;le devam ediyoruz.  Blog dünyasında tanınan adıyla &#8220;Maliano&#8221;, Avrupa Basketbolu&#8217;yla ilgili özgün içeriği bize en iyi aktaran site. Biz de bu durumu ve Avrupa Basketbolu&#8217;nu konuştuk. Daha ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-5184 alignleft" title="Ekran Alı1ntısı" src="http://www.denemeyazilari.com/images/Ekran-Alı1ntısı1.JPG" alt="Ekran Alı1ntısı" width="208" height="288" />Bir ara verdiğimiz röportajlarımıza maliano.org&#8217;un kurucusu/yazarı M. Ali Güneşligün&#8217;le devam ediyoruz.  Blog dünyasında tanınan adıyla &#8220;Maliano&#8221;, Avrupa Basketbolu&#8217;yla ilgili özgün içeriği bize en iyi aktaran site. Biz de bu durumu ve Avrupa Basketbolu&#8217;nu konuştuk. Daha fazla kelime harcamadan konuşmamıza geçelim:</p>
<p>Hakan: Blog yazmaya ne zaman karar verdin? Esinlendiğin bir/ birkaç yazar oldu mu?</p>
<p>Maliano: Eskiden, zaten BasketbolTürkiye’de  yazıyordum. Şimdi Salsa Basket, 21 Numara, Basket Europe gibi blogların sahipleriyle de bir çatı altındaydık. Askere gitmeden önce alan adını almıştım. Döndüğümde yazlıkta sıkılıyordum. O aralar yazmaya başladım.</p>
<p>H: Yazarlık konusunda en üst nokta hayaliniz nedir?</p>
<p>M: Hiçbir zaman bu işe göre hayatımı planlamak gibi bir düşüncem olmadı. Kendi işimde çalışıp, yanında bunu devam ettirebilirsem mutlu olurum. Yok, olmazsa ben yine günde 50 siteyi gezmeye devam ederim ama bunu dışarıya aktarmam imkansız olur. Yazarlık gibi bir iddiam yok yani.</p>
<p>H: SkyTürk’de, Spormax’de Euroleague maçları seyrederken, yorumcular bir süre sonra bana ve izleyicilere eziyet vermeye başlıyor. Yorumcular bu konuda felaketler.  Onların bu durumları, bloguna gelen olumlu tepkiler, yorumlar sonrası acaba “Ben yapsam?” dediğin zamanlar olmuyor mu? NtvSpor Radyo’daki programı prime time’a taşımayı düşündün mü?</p>
<p>M: Onu insanın düşünmesi pek bir şey ifade etmiyor. Teklif gelmesi gerekli. <img class="alignright size-medium wp-image-5173" title="Picture_050" src="http://www.denemeyazilari.com/images/Picture_050-231x200.PNG" alt="Picture_050" width="231" height="200" />Gelecek sene İstanbul’a taşınırsam o tip bir düşünce var. Şimdiden bir şey söyleyemem ama. Nur Germen gerçekten felaket. Çetin Yılmaz’ın teknik bilgisi ve yaklaşımı güzel, beğeniyorum ama o da dersine hiç çalışmıyor! Yani gelecek, maçı sunacak, insan sunacağı maçın detaylarına bakar. Teknik açıdan eleştiremem, o benim haddim değil ama güncellik konusunda bazen başarısız olduğu oluyor. Caner Eler’e söyleyebileceğim tek kelime yok zaten. Olağanüstü.</p>
<p>H: Olimpiyatlarda  görev alan  TRT yorumcularının hali ortada. Az önce verdiğimiz örneklerde. Bir gün bloglardaki kalitenin, blog yazarları tarafından televizyona taşınacağını düşünüyorum. Televizyonun parası çok, blog daha çok gönül işi. Medya patronları kaliteyi görünce bence tercihlerini değiştirecekler.</p>
<p>M: Kısa vadede olası değil ama uzun vadede orası ayrı bir dünya. Oraya, o sistemin içine çok fazla kişiyi almadıklarını gördüm. Özellikle yaşı geçmiş olanlar, bu işten para kazananlar, arkadan gelenlerin çok iyi geldiğinin farkında, koltuklarından da olmamak için engelliyorlar.</p>
<p>H: Bence bu iş Drazen Petrovic’in NBA’e gitmesi gibi. Biri gitsin, o kapı açılacaktır. Adam kaliteyi görünce bu mecraya daha fazla ilgi gösterecektir.</p>
<p>M: Yeni gelenler çok iyi geliyor. Bir yerde mevcut isimler bırakacak. Olayın akışında muhtemelen gerçekleşecek bir şey.</p>
<p>( Burada artık oyunun içine girmeye başladık. )</p>
<p>H: Euroleague’in oyun ve organizasyon olarak NBA standartını yakalaması mümkün mü? Bunun için gelirlerin artması lazım ya da Olympiakos’daki gibi zengin yatırımcılar sayesinde paranın gelmesi lazım. Olympiakos yine de bir Avrupa takımı gibi gelmiyor. Ezeli rakibi Panathinaikos sanki daha bizden ve Avrupalı.</p>
<p>M: Bu seneki transferleriyle Panathinaikos biraz o kimliğe büründü ama onların da yabancıları var. Öne çıkan Yunan oyuncuların fazlalığından sana öyle geliyordur.</p>
<p>H: Evet ama yabancılarından Mike Batiste mesela, Avrupalı kimliğiyle oynuyor. Olympiakos’un Linas Kleiza’sı siyah, atletik uzun gibi.</p>
<p>M: Olympiakos’un öyle bir kimliği var zaten. Panathinaikos taraftarlarının da bu konuda bir pankartı vardı. Amerikan askeri Olympiakos forması giymiş birine tecavüz ediyor.</p>
<p>NBA standartını hangi açıdan yakalaması? Bana göre oyun olarak daha üst seviyede zaten.</p>
<p>H: Oyunun teknik bakımı öyle zaten ama tanıtım, organizasyon, pazarlama?</p>
<p>M: Çok gerilerde. NBA çizgisine ulaşamaz. Hiç bir zaman! Çünkü, onlar Euroleague’in olması gereken noktaya çok önceden ulaştılar. Her gün biraz daha üzerine koyuyorlar. Zaten, bu noktaya gelmesi bile Euroleague &amp; NBA işbirliği sayesinde oldu. David Stern ve Jordi Bertomeu’nun akıl birliği sayesinde. Bu noktaya da gelemezdi. Canlı maç yayınları falan. Hala saçma sapan işler var. 4 tane üst düzey maçın var, 4’ünü de aynı güne koyuyorsun. Böyle bir saçmalık yok. NBA’in fikstürü belli. Özel günlere özel maçlar konuyor. Reklam, pazarlama, ürün satışı falan çok ileride. Bugün giriyorsun Euroleague Store’a 3 tane tişört, 3 tane atkı var. Panathinaikos’un sitesinden forma almak istiyorum. Aldığım ürün kadar bana kargo masrafı çıkıyor. Dün Partizan’ın formasına baktım 50 dolar. Getirmeye çalışsan bir 50 dolar daha veriyorsun. Bugün NBA Store’dan 5, 10 dolara tişört alıp Türkiye’ye getirtebiliyorsun.</p>
<p>H: Oyun olarak yine de o düzeyi yakalamış gibi. Kaan Kural da bahsetmişti. 80’lerde oyun NCAA’de oynanıyordu. 90’lar da NBA’de, şimdiyse Euroleague’de daha deneysel basketbol oynanıyor.</p>
<p>M: Bana göre Euoleague bir basketbol salonuysa, NBA bir sirk! İnsanlar oraya eğlenmeye gidiyor. Bir Barcelona-Real Madrid maçı koysan, 52-50 bitse adamların hoşuna gitmez. Öyle bir sistem oturtmuşlar, ondan zevk alıyorlar. Bana kalırsa, Euroleague NBA’in çok üzerinde. Amerikalıya da sorsan belki Euroleague’de oynananı basketboldan saymaz.</p>
<p>H: İnsanların isteğine göre şekil alıyor NBA. Dallas-Miami final serisinde Dwyane Wade yürürken rakibine faul çalınıyordu. İnsanlar Wade’in daha ön planda olmasını istediği için. Gerçekten faul olmasına gerek bile yoktu.</p>
<p>M: LeBron James bazen 3-4 adım atıyor, hakemler düdüklerini çalmıyor. Benzetme ne kadar uygun olacak bilmiyorum ama Allahın oğlu gelse Avrupa’da hakemler affetmezler.</p>
<p>H: Organizasyon bakımından yakalamak da yıldız oyuncularla alakalı. Ne kadar çok pazarlayacak yıldızın olursa o kadar çok para kazanırsın. Florentino Perez, Zinedine Zidane için 100 milyon dolar ödemesine rağmen satın aldığım en ucuz oyuncu yorumunu yapmıştı. Navarro, Siskauskas, Bodiroga, Papaloukas gibi yıldızlar artarsa?<img class="alignright  size-medium wp-image-5175" title="josh_childress1" src="http://www.denemeyazilari.com/images/josh_childress1-215x200.jpg" alt="josh_childress1" width="215" height="200" /></p>
<p>M: Şöyle söyleyeyim. Senin en iyi oyuncun NBA’e gitmek için bütün sistemi terk ediyor. Ama NBA’desin fazla ön planda değilsin, daha fazla para için Avrupa’ya geliyorsun. Şimdi bu sistemde senin NBA’i geçmen mümkün değil. Orası arzulanan yer! Burası daha çok ikinci planda her zaman. Mesela, Josh Childress. Oyuncuları sıralasak en iyiden, en kötülere kadar sana göre nerede yer alır Childress?</p>
<p>H:  100 ile 200 arasında bir yerde olur. Draft edildiği zaman beklenen bugün Josh Smith’in olduğu noktada olmasıydı. Aynı jenerasyondan Marvin Williams’da vardı ama o noktalarda hiç değil.</p>
<p>M: Childress bugün Avrupa’da ondan sonra en çok kazanandan 2 kat daha fazla para alıyor. Avrupa’nın en çok kazanan oyuncusu, işte sen düşün. 7 milyon dolar yıllık para alıyor Childress.</p>
<p>H: Rakocevic’de fazla para alıyor mesela.</p>
<p>M: Rakocevic’in aldığı para 2 milyon dolar civarı yanılmıyorsam.</p>
<p>H: Rakocevic’in oynadığı oyuna göre 2 milyon da fazla para.</p>
<p>M: Rakocevic’in bu sene oynadığı oyuna göre çok fazla para.</p>
<p>H: Giricek de aynı örnek mesela. Seyrederken insan şaşırıyor. Rakocevic İstanbul’daki Montepaschi maçında fark Efes lehine açılmışken üst üste hatalar yapıyor, Ergin Ataman hiçbir şekilde ses çıkarmıyor.  Üstüste 2 hücum ribaundu veriyorlar. Kenarda Mario Kasun’a bağırıyor, orada hata yapan Rakocevic’i atlıyor. Sinan Güler hiç süre almıyor.</p>
<p>M: Ergin Ataman’ın Efes Pilsen sorunu çok derin.</p>
<p>H: Olay çok karışık ve ilginç hakikaten. Ben Japonya’dan gelmiş basketboldan anlayan bir basketbol seyircisi olsam derim ki, bu Rakocevic Sinan’dan kötü oyuncu.</p>
<p>M: Ergin Ataman’ın sürekli kaliteli ve pahalı oyuncu alayım, onlarla günlük başarıya gideyim planı var. Ergin Ataman’ın Siena’dan sonra yaptıklarına bak, sürekli enkaz bırakıyor. Bu sene kadro yapılanması inanılmaz kötü. Euroleague seviyesindeki bir takımın vasat oyunculardan kurulu da olsa her pozisyonunun alternatifi var. Efes Pilsen’de bu yok! 4 ve 5 numaralarda oynayan Ermal, Santiago, Kaya, Kasun hemen hemen birbirlerinin aynısı. Senin Kerem Gönlüm gibi bir oyuncun gitmiş. Ona yakın bir oyuncu almıyorsun. Hervelle ayağına kadar geliyor, almıyorsun. Nachbar’la 4 numara olarak anlaşmışlar. Nachbar’ın 4 numara oynayamayacağını cümle alem biliyor.</p>
<p>H: Oynar aslında. Stan van Gundy gibi oynatırsan oynar. Ortada 1 uzun bırakıp, 4 şutörle topu hızlı dolaştırıp oynarsan.</p>
<p>M: Ama buradaki sistem belli. Gördün olay tutmadı. Al birini! Para mı yok Efes Pilsen’de. Yabancı sınırlaması mı var? 8 yabancı, 5 Türk var. Yap oraya bir takviye. Oraya bir takviye yapsa, Efes Pilsen bugün belki Final-Four’a oynuyor olurdu.</p>
<p>H: Bunu Türkiye’den de bulabilirdi. Jamario Davidson’ın istatistiklerine bakıyorum. Bo McCalebb’in rakamları kadar iyi.</p>
<p>M: Bugün Slavko Vranes, Partizan’da oynuyorsa herkes, her yerde oynar.</p>
<p>H: Onun içinde Dule gibi bir koç lazım. Sinan oynayamıyor burada.</p>
<p>M: Kesinlikle, ben de Sinan için üzülüyorum. Hem çok kaliteli ve üst düzey savunma yapıyor, hem hücum yönü de kuvvetli. İçeri drive ediyor, 3’lük atıyor.</p>
<p>H: Şut yönü çok kuvvetli değil.</p>
<p>M: Ben hücumda güvenirim Sinan’a. Rakocevic’in hücum performansına bakınca, Sinan’a haksızlık ediliyor. Ergin Ataman da bunu itiraf etti. İsrail deplasmanı dönüşünde bazı oyuncularına haksızlık ettiğini kabul etti. Sonra yönetim darbesi geldi. Duruş önemli!</p>
<p>H: Bir başka konu ise Avrupalı oyuncuların eğitim durumu. Mehmet Demirkol okuduğu dalın analitik görüşünü güçlendirmesinde faydalı olduğunu söylemişti. Amerika’daki gibi oyuncuya 20 yaşına kadar eğitimini de sürdürebilme şansı verilse Ajax, PSV ve Feyenoord ve Arsenal futbol okullarındaki gibi. En azından lise.  Bunu basketbolda yapsak, yapabilir miyiz, yaparsak ne olur?</p>
<p>M: Türkiye için imkansız. Amerika’ya bakıyorsun, orada basketbolcu olamayan isimler akademik hayatlarına devam ediyorlar. Yerleşmiş bir sistem var. Türkiye’de durum vahim. Ya okuyacaksın, ya sporu tercih ediyorsun.</p>
<p>H: Oğuz Çetin futbolcu ama inşaat mühendisi. Nuri Tan mimarlık okumuş. 17 yıllık kariyerinde 17 şampiyonluk görmüş.</p>
<p>M:  Tamam ama Nuri Tan diyince tanıyamıyoruz, İbrahim Kutluay diyince tanıyoruz.</p>
<p>Yine de sporda bir şeyler yapmak zorundasın. Eğitime zaman ayıramıyorsun. Konsantre olman gerekiyor. O riski alamıyorsun. Bir yandan okuyacaksın, imkansız. Darüşşafaka ve Büyük Kolej gibi mantalitelerde belki. Oyuncularına eğitimde esneklik tanır.</p>
<p>Bir de şu açıdan bakmak lazım. Oyuncu okumak istiyor mu? Burada en kötü açıköğretim okur, bitirir. Adam yılda 1 milyon dolar alıyor, okumasam ne olur diyor? Niye okusunki?</p>
<p>H: Şu da var. Marques Daniels’ı ilk gördüğüm zaman kim bu serseri dediğimi hatırlıyorum. Sosyoloji mezunuymuş, 3.5 senede bitirmiş, tezi, doktorası vs. Epeyi de başarılıymış bu konuda. Böyle adamların takımda olması iyidir. Bir dünya görüşü var adamın.</p>
<p>M: Çok okuyan, çok araştıran hem Amerikalı, hem Avrupalı oyuncular var. Ama Selçuk Ernak bir yazısında anlattı. Dusko Vujosevic, bir kitabın arasına 500 dolar koyup Nikola Pekovic’e veriyor. Okumayacağını bildiği için o 500 dolar tekrar kitabın arasında geliyor teslim aldığında.  O biraz kişide bitiyor. Okumak isteyen okuyor. Messi yılda 33 milyon dolar kazanıyor tüm gelirleriyle birlikte. Okumak isterse okur mu? Okur. Hatta parasıyla diploma bile alır.</p>
<p>H: Önemli olan diploma değil, o zihniyet. Mesela, NBA’de lige yeni katılan oyunculara paralarını nasıl kullanabilecekleri dersi veriliyor. Babasından harçlık alan adamken, bir anda milyon dolarlar yatmaya başlıyor banka hesabına. Özellikle Laetrell Sprewell olayından sonra daha fazla odaklandılar bu konuya. Elton Brand’in de bir röportajı vardı. Siyahi gösterişçiliği içerisinde pırlantalara, altından at nalı kolyeleri falan. Bunlara para yatırıyor, lüks arabalar, mücevherler. Satıcının diğer müşterisini duyunca bir yerde hata yaptığını anladığını söylüyor. Bu adam çok okumamış, parayla diploma almış seviyesinde. Puff Diddy’nin yıllık geliriyle, kendininkini karşılaştırıp, yaşayarak öğreniyor. LeBron kadar akıllı davranamayabiliyorlar. LeBron çocukluk arkadaşı olan akıllı ve eğitimli ortakları sayesinde parasını sürekli değerlendiriyor. Gary Payton’a soruyorlar mesela, kaç tane Bentley arabası olduğunu bilmiyor. Boncuk mu bu?</p>
<p>M: O konuda zaten siyahilerle, beyazların yaşam görüşleri de farklı tabi. Siyahiler daha fazla gösterişe düşkün. Gösterişe dikkat ediyor. Beyazlar daha fazla yatırım yapıyor.</p>
<p>H: Başarıdan, bir yerlere gelmekten bahsediyorduk. Efes Pilsen ve Fenerbahçe Ülker –evvelinde Ülker- , neden en az Caja Laboral kadar başarılı ve istikrarlı olamıyor? Biz de para var, seyirci var.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-5176" title="178871" src="http://www.denemeyazilari.com/images/178871.jpg" alt="178871" width="320" height="240" />M: Bizde para var evet, az biraz da seyirci. Başka da hiçbir şey yok. Bu bir kültür meselesi. Navarro’nun da, Reyes’in de, Rafa Martinez’in de bir değeri var. Gidip getirdin işte Rakocevic’i sonuç ne oldu? İspanya’dan herkesi alabilirsin ama parayla satın alınamayacak şeyler var. Gidip oradaki kültürü satın alamazsın. Ha alınabilecek bir şey olsaydı bizimkiler çoktan alırdı zaten. Haftasonu ACB maçları yayınlanıyor, herkes açsın izlesin. Takımlar ortalama ne kadar seyirciye oynuyor herkes görür. Partizan, Kızılyıldız, FMP başka örnekler. Fransa’ya bakın yine aynı. Hepsini geçtim Almanya kulüpler bazında çok gerilerde olsa da o ligin her maçı full çekiyor. Ben Cemal Nalga skandalının görüntüsünü bulduğumda ilk tepkim “Oha” oldu. Ama Cemal’a veya olaya değil. Salondaki seyirciye. Hazırlık maçını izlemeye 7500 kişi geliyor. Bu olağanüstü bir rakam. Ama bizler için tabi onlar için normal. Rakocevic geldiğinde ilk röportajı Eurolig resmi sitesine vermişti ve şunu demişti. “Bir anda Final Four’a veya şampiyonluklara ulaşamazsınız. Bu uzun yatırımla olur. Her sene birkaç kaliteli takviyeyle belli bir noktaya gelebilirsin.” Buna benzer sözlerdi. Rakocevic’in sözleri bizzat orada yaşadığı, gördüğü, benimsediği kültür. Burada sabah transfer yapılıyor, öğleden sonra şampiyonluk konuşulmaya başlanıyor.</p>
<p>H: Ben geçen seneki Fenerbahçe-Efes Pilsen final serisi son maçında salona girdim, mutlu oldum. Eski Yunanistan, Balkan deplasmanları gibi olmuştu. Seyircinin ilgisini çekecek bir şeyler olursa gidiyor. Şimdi bakıyorsun, 50 sayı farkla Siena’ya yeniliyor. Bir kere haberlerde gördün mü, ilgin azalıyor.</p>
<p>M: Bu tarz sonuçlarla ve Tanjevic’le çok da fazla  alakası olduğunu düşünmüyorum seyirci ilgisinin.</p>
<p>H: Alakası var.</p>
<p>M: Kısmen vardır. Salon boşsa sadece bu değil, faktörlerden belki biridir. Şimdi şöyle bir düşünelim, bugün Messi Türkiye’ye gelse, Barcelona’yla bir Türk takımı oynasa, kale arkası biletleri de 100 lira olsa. O biletler karaborsa olmaz mı?</p>
<p>H: Evet.</p>
<p>M: Ricky Rubio, Juan Carlos Navarro, Pete Mickeal, yılların tecrübesi Gianluca Basile buraya geliyor. Bu adamlar Türkiye’ye geliyor ve biletler 5 lira. Salonda 1000 kişi var, yok.</p>
<p>H: Ya bu örnek doğru ama. Ankara’da Fenerbahçe Acıbadem-İller Bankası bayan voleybol maçını seyrediyorum – ki ilgi burada daha düşük-, salon hınca hınç dolu.</p>
<p>M: O başka bir olay. Zan Tabak’lı, Marko Milic, Mahmoud Abdul-Rauf’lu Fenerbahçe’yi düşün. Her maç doluyordu salon. Sen rüya takımı kur, seyirci ilgi göstersin.</p>
<p>H:  O senenin şampiyonu Zalgiris’i 20 küsür sayı farkla yenmiştik.</p>
<p>M: Tabi canım müthiş atmosfer vardı. Yine de Tanjevic seyircinin biraz bahanesi oluyor gibi, zaman zaman. Her zaman demiyorum.</p>
<p>H: Yine de diyorum ki seyircinin ilgisini çekecek bir şeyler bulabilirsek seyirciyi o salona sokuyoruz. Bunda Tanjevic’in de suçu var. Mesela, FB Ulker- Efes Pilsen serisinde Ömer Aşık ve Preldzic salonu coşturuyor, fark azalmaya başlamış, neredeyse kafa kafayayız. Ömer Aşık kenara, Preldzic oyunda ama top Solomon’da seyircinin ilgisi düşmeye başlıyor o noktada.</p>
<p>Hatamız nerede peki?</p>
<p>M: Şimdi şöyle söyleyeyim. Lyn Greer, buraya geldi. Berbat oynadı.</p>
<p>H: Ben heyecanlandım geldiği zaman.</p>
<p>M: Ben gördüğümde, olmaz, dedim. Bunu bizimkiler akıl edemez. Kesin bunun altında bir yabancı işi var. Bu kadar <img class="alignright size-medium wp-image-5179" title="bar-fb2" src="http://www.denemeyazilari.com/images/bar-fb2-135x200.jpg" alt="bar-fb2" width="135" height="200" />mantıklı bir hamle olmaz. Geliyor, oynadığı oyunu görüyorsun. Senin takımında kim var. Gordan Giricek var, Lyn Greer var, Ukic geliyor. Türk olarak en iyi kadro Fenerbahçe’de. Mirsad, Ömer Onan, Oğuz Savaş ve Ömer Aşık’ına kadar muhteşem bir kadro. Senin bu kadron taraftar çekmek için yeterli değil mi? Sen şuna inanıyor musun, Tanjevic gitse, Oktay Mahmuti gelse Fenerbahçe-Darüşşafaka maçına kaç kişi gelir?</p>
<p>H: O maça kimse gelmeyebilir, eyvallah. Ama önemli maçlarda seyirci daha fazla olur.</p>
<p>M: Basketbol maçları izlemek istiyorsan, gidersin. Biz burada Hacettepe maçlarına gidiyoruz. Hacettepe’nin bir salonu var kampus içinde Caferağa  gibi. Kapılar kapanıyor 20-25 dakika önceden. Merdivenler dolu. Nefes alamıyorsun salonda.</p>
<p>Peki, Telekom’un maçlarına kaç kişi gidiyor?</p>
<p>H: Ankaragücü’lülerin canları sıkılırsa onlar gidiyor.</p>
<p>M: Telekom’un koçu kim?</p>
<p>H: Özyer’den sonra takip etmiyorum, bilmiyorum.</p>
<p>M: Merih Çakıroğlu. Hacettepe’nin koçu kim? Konu o değil. Problem o değil yani. Berent Kavaklıoğlu, Kemal Tunçeri oynuyor. Hacettepe’de de Teodosic oynamıyor ki. İnsanlar oraya basketbol izlemeye geliyor. Şimdi anladın mı? Bu, faktörlerden bir tanesi sadece.</p>
<p>H: Peki, varsayım yaparsak Vujosevic Fenerbahçe’ye gelse ne olur? Ömer Aşık ve Oğuz Savaş’ı daha elit pivotlar yapar mı?</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-5177" title="dusko-vujosevic-partizan-belgrade-2008-09-alexander-gomelskiy-coach-of-the-year" src="http://www.denemeyazilari.com/images/dusko-vujosevic-partizan-belgrade-2008-09-alexander-gomelskiy-coach-of-the-year-133x200.jpg" alt="dusko-vujosevic-partizan-belgrade-2008-09-alexander-gomelskiy-coach-of-the-year" width="133" height="200" />M: Ne yapabileceğini öngörmek biraz zor ama ben Oğuz Savaş’ın Partizan’a gitse sayılı pivotlardan biri olacağını düşünüyorum. Ömer Aşık biraz güçlenirse ve tarzını Pekovic’e yaklaştırırsa daha iyi bir yere gelecektir. Şu an NBA’e gitse Ömer sadece havlu sallar. Jordi Trias gibi. Topu çok yere indiriyor. Pekovic gibi alıp bitirmesi lazım.</p>
<p>Semih Partizan’a gitti, ne oldu? Yarım sezon sonra geri döndü. Biraz da insanın kendisinde olacak. Ama Oğuz tam Vujosevic’in sevdiği adam. Veya şöyle de diyebiliriz. Fenerbahçe Ülker Ataşehir’deki salonu bitirsin ve başında Tanjevic olsun. 5000-6000 kişiye oynarlar çok iddialıyım. Cumartesi Abdi İpekçi’de 300-400 kişiye oynarlar, Pazar Ataşehir’de oynasın en az 5000.  Ulaşım da faktörlerden biri.</p>
<p>H: Abdi İpekçi’de uzak değil ki aslında.</p>
<p>M: Ben İstanbul’da Haznedar’dan oraya 10 dakikada taksiyle gidiyorum, problem yok. Ama bir Euroleague maçında mesela, adam işten çıkıp gidecek saat 11’ de evinde olur en iyi ihtimalle. Bu da insanları korkutuyor.</p>
<p>Bir de basketbol kültürüyle alakalı bir durum tabii katlanıp katlanmamak. Ben Siena maçına bir buçuk saat önce gittim. Salonda Hawkins, McIntyre, Domercant, Sato falan dolaşıyor. Bu dışarıdan gelen biri için inanılmaz bir fırsat. İstanbul seyircisi kusura bakmasın ama biraz şımarık! Fenerbahçe maçlarını her hafta farklı bir Anadolu şehrinde oynasın, her maçı full çeker. Konya’da Darüşşafaka’yla oynasın full çeker, Mersin’de Aliağa’yla oynasın full çeker. Mersin seyircisi bir başka zaten. Ben 18 sene Mersin’de yaşadım. Basketbol, voleybol her maç salon full çekerdi. Erkenden gitmezsen giremezdin, şimdi de aynı ilgi devam ediyor. Eğer 15 milyonluk şehirde, o salona girecek 5000 kişi bulamıyorsan bu biraz şımarıklıktır!</p>
<p>H: Ben sömestrda Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen maçına gittim. Salonda bedava bilet dağıtılan, bağırılması için orada bulunan bir kitle var. Başlarında da birkaç tane özel güvenlik. O kitle hem beni rahatsız ediyor, hem etrafımdaki insanlardan edindiğim gözlem de bu yönde. Taraftarın doldurduğu büyük maçlarda orada nezih bir ortam olsun, hoşuna gitsin.</p>
<p>M: Tribünler parça parça. Nezih aile tribünleri de var. Ama bahsettiğin tribün futbol seyircisi. Eğer, futbol seyircisi geldiği zaman haddini bilmezse, basketbol seyircisini, tribününü mahvediyor. Küfürlü tezahürat yapıyorlar ki basketbol salonlarında bu olmaz yani. Basketbol her zaman futbola göre daha elit bir spor olmuştur. Ben oraya kız arkadaşımla, annemle gidiyorum. Küfürler yüzünden bayanlar bir daha gelmiyor. Gelmek isteyen erkeklerin de bu şekilde gelemediğini düşünüyorum. Bu sıkıntı Ankara’da çok büyük mesela.</p>
<p>H: Başka soruya gelelim. TBL’e Avrupa’nın üst düzey liglerinden biri diyoruz ya, ama final-fourda takım yok. Euroleague’de durumumuz ortada, Eurocup’ta daha kötüyüz. Nasıl Avrupa’nın üst düzey ligi bu? Hiçbir takım başarılı değil, ligde 2 takım her şekilde finale çıkıyor. Sen konumlandırırsan, Türkiye Ligi Avrupa’nın neresinde?</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-5178" title="acb" src="http://www.denemeyazilari.com/images/acb-139x200.jpg" alt="acb" width="139" height="200" />M: Ben konumlandırmıştım. ACB ( İspanya  Ligi) &gt; TBL &gt; diğerleri. Bu görüşe inanan biriyim. Düşündüm, Rusya acaba geçebilir mi Türkiye’nin önüne.  Avrupa’nın  diğer liglerinde inanılmaz uçurum var. Rusya biraz daha kaliteli. Orada da kaynağı belirsiz paralar var. Biraz Kazan ve Khimki yaklaştı ama CSKA hala tek. ACB’nin diğerlerinden daha büyük olduğu kesin. ACB, Euroleague’e NBA’den daha yakın. Avrupa’nın ACB dışında hiçbir ligi iyi değil. TBL’in ACB’den sonra gelmesi veya geliyor olduğunu düşünmek iyi olduğunun bir işareti olamaz tabi ki.</p>
<p>H: Ama Yunanistan Ligi’nden gelen Maroussi, Aris ve AEK girdiği zaman Euroleague’e girdiği zaman mesela FB Ülker’den daha başarılı oluyorlar.</p>
<p>M: Maroussi biraz da şansla girdi oraya. 35 sn kala Alba Berlin’e karşı attıkları bir üçlükle. Alba Berlin’in daha kaliteli bir kadrosu var. Maroussi’nin yaptığı her zaman olmaz. Tamamen şans da demeyelim, sahaya ne koyarsan onu alırsın sonuçta ama Maroussi aynı şeyleri seneye tekrarlayabilir mi dersen evet demek çok zor. Her zaman daha başarılı oluyorlar diye genellememek lazım.</p>
<p>H: Peki Maroussi’ye Yunanistan’ın bu sezon en iyi 3. takımı diyelim. TBL’in 3. sü girse Euroleague’e Maroussi’nin elde ettiği başarının yarısını elde edebilir mi?</p>
<p>M: Yok işte Fenerbahçe de alamadı. Ama Panathinaikos da elendi. Bu senenin en büyük olayı, Partizan’dan da büyük.</p>
<p>H: Uzun vade de bir sistemin varsa bu tür 3 haftalık düşüşler etkileyebiliyor. Ama dediğim gibi uzun vade de başarılı oluyorsun.</p>
<p>M: Panathinaikos’da istikrarı olan, sistemli bir takım ama yaşanabiliyor işte. Uzun vadeli düşününce sistemini kurarsan, biraz da maddi gücün varsa başarıya ulaşırsın. 5 senede olur, daha çok zaman alır ama başarılı olursun.</p>
<p>Yazıya burada son verirken bir konuyu atlamayalım. Avrupa Basketbolu&#8217;yla ilgili sürekli ve güncel içerik için maliano.blogspot.com veya maliano.org &#8216;a bakmayı unutmayın!</p>
<img src="http://www.denemeyazilari.com/?ak_action=api_record_view&id=5171&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.denemeyazilari.com/malianoyla-avrupa-basketbolu-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siyah-Beyaz</title>
		<link>http://www.denemeyazilari.com/siyah-beyaz.html#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=siyah-beyaz</link>
		<comments>http://www.denemeyazilari.com/siyah-beyaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 22:35:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deneme Yazıları</dc:creator>
				<category><![CDATA[DY | deneme tahtası]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet boyacıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deryada damlaydı.Ulusal kimlikten bahsettik]]></category>
		<category><![CDATA[erkan can]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[nejat işler]]></category>
		<category><![CDATA[şevval sam]]></category>
		<category><![CDATA[siyah beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[tuncel kurtiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.denemeyazilari.com/?p=5100</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-5101" title="24501_110146035674514_110145482341236_145404_4494691_n" src="http://www.denemeyazilari.com/images/24501_110146035674514_110145482341236_145404_4494691_n.jpg" alt="24501_110146035674514_110145482341236_145404_4494691_n" width="504" height="720" /></p>
<img src="http://www.denemeyazilari.com/?ak_action=api_record_view&id=5100&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.denemeyazilari.com/siyah-beyaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
