"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

(Yazı ciddi manada uzun ve dağınık gelebilir sizlere. Ama bu yazımı şekil yönünden değil, daha çok içerik yönünden beğenmenizi dileyerek, huzurlarınıza sunuyorum.) Şimdi neden bu kadar basit bir başlık seçtin yazına diyebilirsiniz içinizden. Normalde yazımı tamamladıktan sonra yazım için en uygun başlığı bulmaya çalışırım. Ama bu kez öyle olmadı. Anlatacağım olayı okuduktan sonra muhtemelen siz de benim gibi düşüneceksiniz. Devamını oku…

Dünyada alanında bağımsız uzman tarihçilere danışılsa, en eski uygarlıklar sıralamasında muhakkak ki ilk sıralarda Türk tarihi de yerini alacaktır. Türkler tarihleri boyunca coğrafyadan coğrafyaya destanlar yazmış, yaptığı fetihlerin yanında kültürel olarak da gittikleri coğrafyalardaki kavimlerle kültür alışverişine girmişlerdir. Devamını oku…

Bir kelimenin Türkçe olduğunu nasıl anlarız? Bugüne kadar hep 2 şekilde inceledik. Bunlar neydi : Devamını oku…

Evet arkadaşlar. Makaleden ziyade deneme yazmak maksadım. Bir makale üzerinde fikir yürütecek olsam da bir şeyler deneyeceğiz sonuçta. Devamını oku…

Bu yazıyı okuyan her arkadaşımız, küçükken hocalarından veya çevreden buna benzer sözler duymuşlardır.”Türkçe zor bir dil.Yabancı birine Türkçe öğretemezsin.” Peki neden böyle denildi? Türkçe gerçekten zor bir dil mi idi? Devamını oku…

Hayatımız sürekli bir koşuşturma içersinde ilerliyor. Bazen nereye gittiğimizi bilmeden yola çıkıp Allah ne verdiyse diyoruz. Bazende nereye gittiğimizi bilerek seke seke yola devam ediyoruz. Sürekli seçenekler var önümüzde. A yolu B yolu nerde bunun orta yolu… Devamını oku…

Geçen gün Facebook’ta bakınıyorum gruplara filan.
Grubun adında “q”, “w” gibi harfler var. Kurucuya bakıyorum, aaa Türk! Yazılanlara bakıyorum Türkçeye benziyor. Yahu diyorum alfabeye “q”, “w”, “x” harfleri ne zaman girdi?
Sonra grubu kişiyle konuşuyorum, gene bu harfleri kullanıyor. Diyorum Türkçe’de ne zamandan beri bu yabancı harfler kullanılıyor? Gülüp “alışkanlık işte” diyor. Düşünüyorum “Allah allah, böyle alışkanlık mı olur?”  Ve bu konu hakkında tartışmaya başlıyoruz. Enteresandır bana bu yaptığını çok ateşli bir şekilde savunuyor. Hani sanıyorsun ki vatanı kurtarıyor. Ama değil.
“q” yu, “k” nin yerine kullanıyorum sadece, sen anlıyorsun ya diyor. Peki diyorum “k” harfi neden var alfabede? Çıkartalım o zaman diyorum. Gene gülüyor… O an gerçekten umursamadığını anlıyorum ve başlıyorum bombardımana.
Türkiye’de milyonlarca insan internete girip bir şeyler yazıp, paylaşıyor. Hadi diyelim ki 5 milyon kişi. Bunun 1 milyonu bu harfleri kullanmayı “alışkanlık” haline getirse ve bu böyle yayılıp devam etse, ne olur bu Türkçe’nin hali?
Hayır zaten öyle çok parlak bir durum yok, iyicene batacak.
29 harf neyinize yetmiyor. Etmeyin, eylemeyin.

Halkla ilişkiler ve örgütsel iletişim dersimizde halkla ilişkilerin bir işletme için ne kadar önemli olduğunu öğreniyoruz. Bu dersle ilgili birçok bilgi edindik. Reklâmla halkla ilişkilerin karıştırıldığını söyledik. Karalama çalışmalarından bahsettik. Bu karalama/iftira çalışmalarına örnek olarak internet üzerinde dolaşan e-postaları ve reklâmları verdik. Meselâ, “Şu ürünleri almayın; bunlar Yahudi malı.” gibi e-postalara sıkça rastladığımızı anlattık. Devamını oku…

istanbul-uniBir -ya da 2–3- yıl boyunca onun hayalini kuruyoruz. Onun için gece gündüz çalışıyoruz. Streslere giriyoruz. Neresi için mi? Üniversite… Üniversiteye geldik mi oraya ulaştık mı oranın hakkını verebiliyor muyuz? Yılmaz Erdoğan’ın “Organize İşler” filminde söylediği gibi, “O formayı eğer taşıyamıyorsan giymeyeceksin.” Üniversiteli formasını hakkıyla taşıyabiliyor muyuz? Sevgili Hocam Gürcan Papatya’nın dediği gibi: “Öğrenci miyiz, talebe mi? Öğrenci öğrendirilendir. Edilgendir. Talebe ise, talep edendir. Zorlayandır. İsteyendir.” Devamını oku…

Çalışmışsın sınava bütün bir hayatını kurtaracağına dair büyük bir inançla… Zaman gelmiş; sınav olmuş, olmamış istediğin, denemişsin dönüp yeniden bir daha… Uykusuz gecelerin olmuş, huzursuz düşlerin, oysa en güzel çağındasın daha, ömrün tüketmişler bir dolu kaygıyla, sistem değişmiş bir sene, bir sene puanlama, sen sadece “Bu ÖSS denen cendereden bir çıkabilsem” diye düşünmüşsün hep, çünkü inandırmışlar üniversite okumanın seni kurtaracağına, oysa bütün bunlardan önce bilmen gereken bir şey var: Okullar düşünüldüğü kadar şey öğretmezler insana, dön bir bak istiyorsan arkana, tebeşir kokulu kollarıyla baş başa ve hiyerarşi korkulu idarecilerden başka neyi hatırlatacak bunca sene sana. Devamını oku…

DY | deneme tahtası

Yargı Reformu-Demokrasi-Referandum?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası

Reklam