Çevre
Kullanılmayan Eşyalar Cumhuriyeti

Geçenlerde seyrettiğim bir TV programı beni acilen bu yazıyı yazmaya itti desem yalan olmaz herhalde. Programdaki ünlü bayan sunucu, röportaj verdiği ve sohbet ettiği kıza evini tanıtıyor ve gezdiriyordu. Derken giyinme odasına geçildi ve gururla tavana kadar yükselen giysi dolaplarını gösterdi ve ekledi: “Sanırım 200 çifte yakın beyaz gömleğim var.”
Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği

Bezuar, Farsça ilaç anlamına gelmektedir. Bu keçi türü, doğadaki usta kimyagerlerden yalnızca biridir. Bezuar keçisi bir yılan tarafından ısırıldığında hiç vakit kaybetmeden, yaşadığı çevrede yetişen sütleğen bitkisi türlerinden yemeye başlar. Bezuar keçisinin bu davranışı bizi çok enteresan bir gerçeğe götürür.
İstanbul’a

İçindeydim, içimdeydin. Canım çok yandı ama sen biliyordun zevk alacaktım. Tanımadığım bir kültürün ucube bir taşralısı gibi hissederken bile kollarımdan tutmayı bırakmadın.
Şehrin Ağır Havasından Uzakta…

(Bu hikayeyi karalamaların arasından ölümsüzleştirmemi sağlayan Özden’e…)
Güneşi Gördünüz Mü ?

Okumayı pek sevmiyoruz ” millet olarak ”. Okuduğu bir kaç kitap özeti dışında eline kitap almamış üniversite mezunları var maalesef. Okumadan, yorum yeteneği kazanmadan, sosyal hayatta ne kadar başarılı olunur bilinmez ama kitap hiçbir zaman yeri doldurulmayacak bir ihtiyaç, şüphesiz.
Bambaşka Bir İklimde Birkaç Dakika

Bir iklim hayal ediyorum daha önce kimsenin hayal etmediğini varsayarak. Etrafta rengârenk gökkuşakları ve altında sarı saçlı güzel peri kızları. Her birinin başında papatya taçları. Kimin göresi gelmez ki onları! Bizim peri kızlarının her biri küçük çocukların ellerinden tutmuş oyun oynuyorlar göz kamaştırıcı ışık atmosferi altında. Sonra başımı hafifçe sağa çeviriyorum, meyve yüklü ağaçlara tesadüf [...]
Adam Olacak Çocuk Musun?

“10 PUAN 10 PUAN 10 PUAN”, “Dişlerini fırçala, ıspanağını ye, arabada arka koltukta otur, teybin kırmızı kayıt düğmesine basma” derdi Barış abimiz. Bir anlamı vardı söylediklerinin. Az kanallı televizyonun karşısında pür dikkat onu izlerken hayattan kopardım. Ne dünya umrumdaydı ne de annemin bana bir iş söylemesi. Bir çok kez telefonla aramış, gazeteden form doldurmuş ama [...]
Münazara Dolu Bir Hafta Sonu…

Aslında yazıyı daha erken geçmem gerekiyordu fakat bu haftaki yoğunluktan bir türlü fırsat bulup gönderemedim. Bu yüzden herkesten özür dileyerek sözlerime başlıyorum.
İstanbul’un Orta Yaş Bunalımı

Kainat üzerinde gelişmeye başladığı anda “benimki mi büyük, seninki mi?” kıyasını yapmaya mecbur hissetmeyen bir organizma bulmak zor görünüyor. “Gelişmekte olan” ülkelerin her birinde saplantı haline gelen gökdelen dikerek “dünya kenti” yaratma sevdası da bunun bir getirisi galiba. “Büyüklerine” imrendiklerinden olsa gerek, hepsi de devasa binalar inşa etmeye başladılar. Özendikleri şehirlerin mirasını görmezden gelip birbirine [...]
Hayatımın Matematiğini Yaptım

Bu sıralar dilime Candan Erçetin’in “Ben Kimim?” şarkısı dolandı. 12 yaşımdan beri süregelen Candan Erçetin hayranlığı her geçen daha bir artmakta. Sanki benim büyüme devrelerimde çıkardığı albümlerle direk bana sesleniyor ve beni anlatıyormuş gibi geliyor. Çocukluktan erişkinliğe geçerken yaşadığım her duyguyu Candan abla ile anlatmamı kendim için bir nimet olarak görüyorum. Çünkü benim net ve [...]


