İnsan olarak yaşlanmaya bakışımız biraz da yaşamaya bakışımızdır. Yaşlanmak bir bitiş midir, yok oluş mudur yoksa hayata anlamlı bir nokta koyabilmek midir? Yaşam, elbette biz uzadığını sanarken kısalan bir olgudur. Ve bu yüzdendir ki bizi ölüme yaklaştırdığı için yaşanılanların tüm ağırlığını üzerimizde hissederek yaşlanmaktan uzaklaşmaya çalışırız. Evet, bir yandan iç hesaplaşma ve muhakeme dönemidir fakat diğer yandan yaşlanmanın çökmek, genç kalmanın da marifet olarak tanımlandığı bir bakış açısı yerleşmiş durumda.
Tamamını oku…
Morg görevlisi kucağında küçük bir beden aşağıya doğru indi. Kaldığımız odaların perdelerini indirmişler, görmemizi istemiyorlardı. Yan odada annenin çığlıkları. Ben perdenin ucunu aralıyorum ve daha dün yatağında oyun oynadığımız küçük arkadaşımızı bugün soğuk ve metalden kutunun içine götürürlerken son bir kez bakıyorum. Gülümsemesi, hayata tutunuşu ve annesine olan sevgisi hepimizi duygulandırmış, ağlayarak çocuk aklımızla ona son görevimizi yapıyorduk. Kimseden çıt çıkmıyordu. Sinir bozucu bir sessizlik ve öne eğik başlar vardı her yatakta. Büyük bir ihtimalle boşalan yatağı yarın dolacaktı ama biz onun yerine kimseyi istemiyorduk. Onu geri getirme şansımız olsaydı cebimizdeki tüm harçlıkları ve tüm oyuncaklarımızı verebilirdik. Görevlinin kucağında beyaz bir örtüye sarılmış yol alırken arkasından koşmak ve ”Gitme” demek istedim ama kapılar hemşireler tarafından tutuluyordu. O günden sonra tüm hastane koridorları upuzun ve sessiz bir geçitten farksız değildi artık.
Tamamını oku…
Sigarayı bıraktım. Buna tam olarak nasıl karar verdiğimi anlatamam. Tek hatırladığım 3 gece önce geç bir saatte eşime “Bunlar son paketimiz, artık sigara yok” deyişim. Ve ondan sonraki gece pakette kalan son sigara için eşimin bana trip yapışı ve benim bu tribi görmezden gelmem. Zaten bazı şeyleri görmezden gelmezsek hiç bir ilişki yürümez herhalde. Bırak yürümeyi ayağa bile kalkamaz. Sürekli birbirine laf eden, hep pür dikkat birbirinin yanlışını kollayan bir çift düşünemiyorum. Doğrusu düşünemem de. Çünkü onlar çift değil yarışmaya müsait birer sıvı olabilirler.
Tamamını oku…
İnsan o kadar narindir ki kılına bile zarar gelsin istemez. İşte bu yüzden insanlar hastalandığında hayatlarında bir kere bile doktora gitmemezlik yapmazlar. Her zaman doktorluğun rahat bir meslek olduğunu duyarsınız. Kime ve neye göre rahattır? Acaba doktorlar bizim algıladığımız kadar rahat mı? Doktorların sorunları onların bizimle ilgilendikleri gibi bir reçete ile ya da bir kutu ilaç ile çözülebilir mi?
Tamamını oku…



