Yoğun bir haftanın daha sonuna geldik. Bu hafta bizim için gerçekten yoğun uğraşlarla dolu bir hafta oldu. “Medyatik” girişimlerimizle birlikte, ziyaretçi sayımızdaki artış da sürüyor. 2 ay öncesine göre ortalama ziyaretçi sayımızı 4′e katladık.
Bu haftaki gündem değerlendirmesine gelirsek… Temmuz ayında gözaltına alınıp serbest bırakılan Mustafa Balbay, tekrar gözaltına alındı ve bu sefer tutuklandı. Avrasya Tv’de Emin Çölaşan ile hazırladığı “Ankara Rüzgarı” programı haliyle yayın yapamadı, ekran karartıldı.
Yerel seçim yaklaşıyor ve belediye başkan adaylarından çok parti başkanlarının sesi çıkmaya devam ediyor. İktidarı kaybetmeme/ele geçirme adına üslup yerlerde! Siyasi parti liderlerine yakışmayacak davranışları sahnelerde görmeye devam ediyoruz. E, böyle sahnelere alıştığımızdan mıdır nedir, artık bu durumu yadırgamaz olduk.
Büyükşehir belediye adayları televizyonlardaki yerlerini almaya devam ediyor. Seçim yarışı kızışıyor. Karayalçın seçim propangadasını Melih Gökçek’i hedef alarak sürdürüyor. Melih Gökçek, CNN Türk’te katıldığı programı bir “deplasman” olarak görüyor ama Hürriyet’in İnternet sitesinde ana sayfaya reklam vermiş. Mansur Yavaş da propagandasını projelerini anlatarak yapmaya devam ediyor. Dikkatimi çeken bir diğer nokta da, Ankara’nın büyükşehir adaylarının 3′ünün isminin de “M” ile başlıyor olması.
Ergenekon davasının ikinci iddianamesi hazırlandı. Bu seferki iddianame 1909 sayfa. Emekli orgeneraller Eruygur ve Tolon için ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.
Yüksek Seçim Kurulu’nun tüm uyarılarına rağmen durmayan Tunceli’deki beyaz eşya yardımları, en sonunda soruşturmanın açılmasıyla son buldu.
ABD dışişleri bakanı Hillary Clinton da ülkemizi ziyaret etti. Başkan Obama da Nisan ayında ziyaretimize gelecekmiş. Buyursun gelsin Bay Başkan.
Durumu arap saçına dönen Meira da sonunda Rusya’nın Zenit takımına transfer oldu. Galatasaray bonservis bedeli olarak 6 milyon € alacakmış. Ayrıca Meira, Perşembe günkü Hamburg maçında oynayamayacak.
Ankara’nın en büyük ikinci stadyumu olan Cebeci İnönü Stadı’nın yerine de iş merkezi yapılacakmış. Melih Gökçek bunu projeleri arasında söyledi. Evimizin dibinde yılda 1 ya da 2 maç yapılan bir stad var. İş merkezi olursa sanırım daha çok “iş” yapar.
General Motors’un “iflas edebiliriz” açıklaması ile doların ateşi yükseldi, piyasalar allak bullak oldu. 1.82′yi görüp kendi rekorunu egale eden doların, Merkez Bankası müdahalesi ile ateşi biraz olsun düştü.
AKP mitingindeki Photoshop faciası da basında yer aldı. Miting alanındaki insanları “klonlayan” 22 yaşındaki tasarımcının işine son verildi.
Değerlendirmemi bir bayram haberiyle bitireyim. Annemin beni doğurduğu gün kutlanan Tıp Bayramı’ndan dolayı bütün tıpçılarımızın bayramını kutluyoruz. Bana da mutlu yıllar!
Tüm okurlarımıza iyi haftalar diliyorum.




Seyrantepe’ye hediye stad yapan devlet ya da belediye, Ankara’ya da yapsın. Koca başkentin 4 takımı var doğru düzgün yarım stadı yok. Kayseri’de yapıldı. Darısı Ankara’nın, Antalya’nın, İzmir’in, Sİvas’ın başına…
Obama gelecek gelmesine ama Abdullah Gül önce İran’a gitti, sonra Rusya’ya gidecek, Obama’nın mesajları mı, barış çabaları mı? Eğer ikisi de aynıysa Ortadoğu için ufak bir umut var.
Ayrıca, Deniz Baykal telefonda Başbakan Erdoğan’a küfür etmek istiyormuş. Başbakan da hakaretin, küfürün işe yaramayacağını, halkın rezil edeceğini söylüyor. Küfür neyse de Başbakanım ben çok siyasi gördüm hakaret eden ama senin gibisi gelmedi, gelmez.
Ali düzeltme ya da yazının devamı değil, bu hafta olanlar için söylemek istediklerimdi.
Az evvel Başbakanımız Niğde mitinginde şöyle soruyor halka: “Bu konuşmamda benim hakaret ettiğimi gördünüz mü?” bu soruya “Hayııııırr!” cevabını aldı. Önceki konuşmalarını dışarıda tutarak sadece bu konuşmada “temiz” çıktı Başbakan…