Büyüklerin neden çok uyuduklarını bilmiyorum. Bilmediğim çok şey var aslında. Sanırım bunu bugün düşüneceğim. Dün Mehmetin elinde yeni Beyblade’lerden vardı. Benimle oynamak istemedi bile. Ali’nin babası ise Playstation 3 almış. Birlikte oynadıkları için akşam benimle saklambaç oynamak istemediğini söyledi. Son günlerde çok yalnız kaldım ve düşünmek için çok zamanım oldu. Düşünürken geleceğimi de planladım. Büyüyünce evimi çikolatadan yapacağım. Bir sürü arabam olacak ve hiçbirini Mehmet’e vermeyeceğim. Mızmızlık yaparsa da ağladığını annesine söyleyeceğim.
Arkadaşlarımın, oyun arkadaşları babaları ve babalarının aldığı oyuncakları olunca anneme sarılıp ağladım. “Babam cennetten ne zaman gelecek anne, orası çok mu uzak?”, “O yüzden mi gelemiyor? “dedim.
Sorularım yanıtsız kaldı.
Annem saçlarımı okşayıp,
“Cennet çok uzak ve baban oradan gelemez” deyince, ama Ali’nin babası da çok uzaktaydı ve geçen hafta geldi. Her gün evde birlikte oyun oynuyorlar. Artık Ali benimle oyun oynamak istemediğini söylüyor. Babam da gelsin anne. Ben beklerim dedim. Daha cümlemi bitirmeden yanımdan kalktı ve yarım kalan bulaşıklarını yıkamaya devam etti.
Dün, Mehmetin babası Hulusi amca bana “Annene söyle sana yeni bir baba bulsun” deyince başımı önüme eğmek zorunda kaldım. O an bana kötü davrandığı için, örümcek adamın Hulusi amcayı ağlarıyla bağlayıp bir tavana asmasını çok istedim. Ama örümcek adamım evdeydi bu yüzden bana yardım edemezdi. Bu yüzden koşarak parka gittim.
Parkta ağlarken polis amca ‘neyin var ufaklık’ diye sordu bana. Ben de babamın yanına gitmek istiyorum. Elinden tutup bakın benim babam da geldi demek ve mahalledeki bütün çocuklara göstermek istiyorum deyince, polis amca “baban nerede” dedi. Bende çok uzakta, gelmesi imkansız bir yerdeymiş. Annem öyle söylüyor. Yani cennette, Cennet çok mu uzak polis amca, ben bugün yola çıksam ne zaman varırım oraya deyince, polis amca bana “Sizin mahalleden cennete otobüs kalkmaz evlat” dedi.
Büyükler neden her şeyi büyütüyor. Neden her şeyin imkansız olduğunu düşünüyorlar. Ben büyüyünce cennete giden bir otobüs yapacağım. Hem de bizim mahalleden de geçecek. Böylece babalarını özleyen bütün çocukları babalarına kavuşturacağım.
Dün, Fatma’nın babasını bir kutuya koyup cennete götürdüler. Tıpkı geçen sonbahar benim babamı da cennete götürdükleri gibi. Fatma’ya babasının bundan sonra hep Cennette uyuyacağını söylemişler. Sahi büyükler neden bu kadar çok uyuyor. Oyun oynamak istediğimizde çok yorgun oldukları için uyuyacaklarmış. Sabah kalkıyorum 5 dakika daha uyuması gerektiğini söylüyor Annem. Ben hiç uyumuyorum. Yoksa siz de çok uyuyor musunuz?

