Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Türk eğitim sisteminin bana kazandırdığı çoktan seçmeli düşünme yetisini gündelik sorunlara uygulamaya kararist2_665636-no-2-pencil verdim. Bizleri sorgulayamayan ve araştıramayan ahmaklara çevirmiş bu eğitsel düzeni ne kadar kanıksadığımı da anlamış oldum. Düz metin yazarken zorlanmadığım kadar rahat biçimde soru tasarlayabiliyorum.

Aşağıdakilerden hangisi ülkemizdeki çarpıklıklardan biri değildir?

a)      Kişilerin anayasal haklarının göz göre ve gönül katlana biçiminde açıkça ihlal edilmesi.

b)      YGS olarak adlandırılan sınav öncesi bir grup öğrencinin dershanelerinde “parasız eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği” gibi isteklerini dile getirmesi üzerine tartaklanması.

c)      Emekçilere yönelik her türden zorbalık ve alınamayan güvenlik önlemleri nedeniyle yaşanan patlamalar, ölümler, dağılan aileler.

d)     Yukarıdakilerden birini ya da birkaçını doğal sayan, önemsemeyen, önemsesem de elimden ne gelirci, “iyi olmuş ne güzel benim başıma gelmedi ki” tarzında etrafta dolaşan insanların varlığının git gide artması.

e)      Düşünce özgürlüğünün “düşünürsem ne düşündüğüm alnımdan ya da yüzümden anlaşılır mı?” paranoyasına dönüşmesi.

f)       Gelir adaletsizliğinin git gide artması, iş piyasasındaki cinsel ayrımcılık.

g)      İşsizlik oranlarındaki artış.

h)      Toplumsal, ruhsal buhranlarla son dönemde yaşanan aile içi şiddetin ve kendine zarar verme davranışlarının gözlenen artışı.

i)        Sanatçı dediğimiz bir takım kişilerin muhteşem kültürel gafları ve ülke sorunlarına duyarsızlıkları.

j)        Hiçbiri

Bu sorulardan bir ya da birkaçına aklıselim yanıtlar verebiliyorsanız gerçekten sizi kutlarım. Hiçbiri diyorsanız da kutlarım. Şahsen bu geniş tavrınız size çok kapı açacaktır kuşkunuz olmasın. Aksine iddia ettiğiniz daha önemli bir çarpıklık gözünüze çarpmışsa memnuniyetle sizi dinlerim.

Bunları aklıma getiren asıl olay son günlerdeki sınav sistemi tartışmalarıydı. İnsanların geleceğinin belli bir zaman diliminde tespit edilmesi bana hiç insaflıca gelmemiştir. İstemediğiniz bölüme gidersiniz, istediğinizi kazanamazsınız, ne istediğiniz bilmez yanlış tercih yaparsınız, gençsinizdir kafanız karışıktır doğru düşünemezsiniz. Sonuçta yenibiriş adlı sitenin o haklı sonucunu doğuran anketin parçası olursunuz. Yani elinizde olsa geçmişte farklı bir bölümde okumak isteyeceğiniz şıkkını işaretlersiniz.  Her şeyden öte eşitsiz hazırlıklarla ortak bir sınava tabi tutulursunuz. Maslow’un o meşhur ihtiyaçlar hiyerarşisiyle, sınava hazırlanan öğrenciler arasındaki fırsat farkını temsil edelim. En alt kademede hiçbir kursa gidemeyen, bir üstte herhangi bir kursa ancak bir kez giden, bir üstte herhangi bir kursa birden çok ve düzenle giden, bir üstte herhangi bir kursa birden çok düzenle giden ve herhangi bir dersten düzenli özel ders alan, bir üstte herhangi bir kursa birden çok düzenle giden ve birkaç dersten özel ders alan kişiler vardır. Şimdi böyle bir karmaşa içinde en alt ve en üstün aynı sınavda aynı başarıyı göstermesini beklemek hangi insafa sığar? Bunun dışında bir de sınava yakınlık meselesi var. Efendim, Mardinli çocukları almışlar sınav yerini Adana yapmışlar. Oysa o çocuklar normal zamanda belki şehir değiştiremez bir durumdalar. Sonuçta hiçbir kursa gidemeyen ve evinden kilometrelerce uzakta sınava girenle, misak_ı milli sınırları içinde tüm derslerden özel ders alan ve özel aracıyla iki adım ötede sınava giren kişinin eşit eğitim fırsatına sahip olduğunu mu iddia ediyoruz?

Öyleyse cevap seçeneklerinden D şıkkı size içinde bulunduğumuz durumu özetleyecek hangi sözü çağrıştırmaktadır?(Cevap iki şıklı gibi gözükebilir lütfen dikkatli okuyunuz)

a)Sakla samanı sonra biri gelsin çalsın

b)Damlaya damlaya çöl olur

c) Bana dokunmayan yılan bin yaşasın

d)Kaldıramazsan kaldırırlar gülüm

e)Tası tarağı topla Amerika’ya yolla

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?