“Arkamda iki metrelik kefenim duruyor, her an hazır ve nazır. Eğer ölürsem tek birşey istiyorum. Ahmet Kaya bu ülkeyi sevmedi demesinler. Ben bu ülkeyi Edirne’den Ardahan’a çok sevdim.”
Vatanından kovulan bir insanın son isteğiydi bunlar. Haksız yere sürgün edildiği vatanına son sözleriydi. Yaşadığı zamanda kimse anlamadı onu, öldüğünde de. Çok mu şey istiyordu Ahmet Kaya? Anadilinde şarkı söylemek istediği için mi vatan hainiydi? Kültürel kimliğinin tanınmasını istediği için mi linç edildi? Bunlar mı bölecekti ülkeyi? Ahmet Kaya’nın isteği çok masumdu. Kendisinden öğrenelim ne istediğini. ”İstediğimiz küçüçük birşeydi, deryada damlaydı. Ulusal kimlikten bahsettik, kültürel kimlikten bahsettik. Onlar bunu nüfus cüzdanı anladılar.” Gerçektende böyle anladılar. Ona bölücü dediler, ona PKK’lı dediler, ona vatan haini dediler. Ama o hiçbiri değildi. Ona bölücü diyenlere ”Bu ülkeyi bölen de böldüren de şerefsizdir. (2000 Hamburg Konseri)” diye cevap verdi. PKK’lı diyenlere ”Sanatçı özgürdür. Sanatın ve sanatçının örgütü olmaz. Eğer olursa o sanat özgür olmaz. (1994 Ekici Over Halk Konseri)” diye cevap verdi. Vatan haini diyenlere en güzel cevap yazının başında zaten.
Ahmet Kaya bu ülkeyi bölmek için değil, birleştirmek için vardı. Bir kesim bunu anlamadı. Anlayan kesim ise işine gelmediği için anlamak istemedi. Durmadan karaladı. İftiralarla, hakaretlerle saldırdı Ahmet Kaya’ya. İşine gelmeyen kesim her zaman yaptıkları gibi provakatör kimliklerine büründüler. Ahmet Kaya’ya linç kampanyaları düzenlediler. Birçok asılsız iddialarla kamuoyunda bugünde varolan “Ahmet Kaya vatan hainidir” olgusunu yerleştirdiler. Bunların başında çok satan gazetelerden bir tanesi geliyor. 1993 yılında Kürt İşadamları derneğinin düzenlediği bir gecede verdiği konsere ilişkin fotoğrafların bu gazetede yayınlamasıyla ”Bölücü PKK örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı. Daha sonra yapılan inceleme ile bu fotoğrafların düzmece olduğu belirlendi. Yaptığı bu haberle rezil olması gereken gazete pişkinlikte sınır tanımayıp kampanyalarına devam etti. Siz de hatırlarsınız manşetinde kalın harflerle ”VAY ŞEREFSİZ” yazan gazeteyi. Gazetenin iddiasına göre Ahmet Kaya konserinde ”Arabamı o şerefsizlerin ülkesinde bıraktım” demişti. Ahmet Kaya buna yine konserinde cevap verdi. ”Benim 64 milyon insan için şerefsiz dediğimi iddia ettiler. Ben halklara asla şerefsiz demedim. Ben, beni Kürt kimliğimden dolayı linç etmek isteyen namussuzlara, haysiyetsizlere buradan birkez daha şerefsiz diyorum. Medyanın üzerimde oynadığı oyunun farkındayım. Bunlar beni yıllarca dostluk ettiğim Türk halkıyla düşman etmeye çalışıyorlar. Bunlar beni değil Türk ve Kürt halklarını birbirine düşman etmeye çalışıyorlar.”Ahmet Kaya maalesef haklıydı. Onu Türk halkına düşman etmeye çalışıyorlardı, ettiler. Türk halkını Kürt halkına düşman etmeye çalışıyorlardı, onu da yaptılar.
Ahmet Kaya’nın barış adına düşündüğü şeyleri biz düşünemedik. Düşündüğü içinde onu suçladık, vatan haini dedik, çok sevdiği yurdundan kovduk. Şu anda TRT 6’ya alkış tutanlar, zamanında Kürtçe şarkı söylemek istediği için Ahmet Kaya’yı linç etmeye kalkmadı mı? Geçte olsa Ahmet Kaya’ya bir özür borçlu değil miyiz? Sadece gereğinden fazla yürekli olduğu için sindiremediğimiz, lanetlediğimiz Ahmet Kaya’dan bir özür dilemek çok mu zor?
”Dibine vurmuş gecelerden geldim… Yalanım yok… Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım… Hepinizin gurbetindeyim şimdi. Eyvallah…” AHMET KAYA
- Yazının başına dön!Zahid Erdoğan
Yazar Hakkında

- Birbirine Zıt Görüşler Üzerinden Paradigma
- İspat Merakı
- Böyle Buyurdu Editör:
- Hem Acıma Hem Öfkeme Eşlik Ederken En Çıplak Haliyle Bocelli
- Toplum Üzerine
- Babamın Şirketi…
- Kırık Ayna
- İçimdeki Savaş ( 6. Gün )
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yarım Bıraktıklarımız…
- 50’lerin “Beat Kuşağı” ve 60’ların “Çiçek Çocukları”…
- Nasıl Desem…”Michael Jackson”dı O İşte…
- İsrail’den Yardım Gemisine Saldırı
- 50 Cent Var mısın Yok Musun’da!
- Demokratik İrade
- Cennet de Bende Cehennem de
- Gerçek Zenginliği Öğrenmeye VAR mısın YOK musun?
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yol Tıkanınca
- Devlet ve Hükümet Politikası
- 2010 Sözü ve Güveni Yitirmek
- Derin Yahudi
- Yaşar Nuri’nin Benzetmeleri Üzerine
- EVET Mi HAYIR Mı?
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Ölümü Düşünmekten Kaçınmak
- Penguenlerdeki Fedakârlık
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Bizler Mahkum Edilenler, Onlar Oyunun Kurnazları!
- Bizsizleşmek



