İkinci el bir gülüşle sırıtıyor bize yaşam. Küf tutmuş tüm niyetlerimiz. Alın terinde akan kin. Barut tadı veren zevkimiz. Ama yine de yaşıyoruz stoacılara karşı. Epikür’ün yanında atıyor kalbimiz. İçimiz yanıyor be ustam içimiz, kutuplar da olsak ikinci bir kriz. Buzullar erir, tufan yenilenir. Cehennemin yan versiyonunda pişiyor bedenimiz. Buna karşın, yaşamaya değer hayat; işte o yüzden; organik, legal bir bakış ısmarlıyorum boğaza karşı gözlerime. Her ne kadar soğanlı baklava tadı verse de nefesimiz.
Kimse tanıyamadı bizi. Resmi kayıtlara göre dünya gezegeninde yaşayan sivil vatandaştık. Ekmeğim cilvesi ile gurbete düşmüştük. Yoksa gurbet içimizde mi büyüyordu? Şimdi ise namımız; İngiliz vatandaşı, Amerikan yurttaşı, İsveç asıllı, iki yıl opsiyonlu Türk-Germen karışımı. Bu olaya seyirci kalmayacağını belirten Hollanda “AİHM”e başvuracakmış. Hümanist olduğunu söyleyen Rusya, bütün insanların köken olarak kardeş olduğunu; siyahi, kumral, sarışın olmasının sebebinin doğal coğrafi yapının uyum süreci olduğunu ayan/beyan ilan etti. Çin’in yoğun kütle baskısı büyük yankı uyandırırken; Kore ile ortak basın toplantısı düzenleyen Japonya, insanlığın salt olarak hiçbir ideolojinin tekelinde olmadığını, ancak yapay genom insanlarının hesap peşinde olduğunu açıkladılar. Olaya felsefi açıdan bakan Yunanistan, insanın neden olduğunu, nereden çıktığını ve bu dünyada amacının ne olduğunu ve varsa kime ne olduğunu imalı bir şekilde bildirdi. Cereyan eden olaya bir tepki de Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden geldi. Konser düzenleyen ülke; Mahsun Kırmızıgül’ün kardeşlik türküsü ile coştu. Konseri yaklaşık üç milyon kişinin izlediği, hasılatın kapitalist güçlere yem olduğunu, sömürüye hizmet ettiğini, bunun kardeşlik konseri değil; çıkar propagandası olduğunu savunan Küba, İsrail’in şiddet içeren nükleer sözlerine kulak asmadı. İran ise, insanların doğuştan Müslüman olduğunu; insanın ancak Müslüman olduğu zaman insan statüsüne kavuşacağını belirtti. Hindistan’ın yasal makamlarının verdiği bilgi ile afallayan İran, “insan olmanın tek yolu ineğe saygıdan geçer” diye Hindistan’dan cevap aldı.
Velhasıl güzel anam. Herkes kendi telinde çalıyor ve öyle mutlu oluyor. Herkes kendi düşüncesinin ve inancının doğru olduğunu savunuyor; diğer düşünceleri öldürüyor kesip atıyor, yaşam hakkı tanımıyor. Sen ise abdest almış namaz kılıyorsun. Bu ayinini bir Aborjin görse ne yapıyor diye merak eder, yadırgar. Biz de onların ibadetini anlamayız, enteresan gelir. Onları dinsizlikle, kafirlikle suçlar; onların ahmak fikirler içinde olduğunu düşünürüz. Onlar da aynen bizi öyle görür. Saf ve cahil. Kızma ama Hacı Dayı; sen doğduğunda toplumun dini dayatması Aborjin’in dini olsaydı, sen de tıpkı onlar gibi olmuştun; yani cahil ve ahmak. Sen kendi açından şanslısın, o da kendi hesabından. Hem herkes senin gibi düşünmeye mecbur değil, değil mi? Düşünsene, bir Kızılderili elinde mızrak ile seni kendi dinine geçirmek istese, sen ne yaparsın? Sakın sen Kızılderili olma. Bizim bu insanlığımıza memleket bulamadık gitti. Herkesin olduğu gibi bizim de memleketimiz dünya idi. Ha Serendip, ha Kuzey Afrika. Sonuçta ikisi de dünya anakarasına bağlı topraklar.
(Her ne kadar bazı kendini bilmez kişiler eline bir kazık alıp, orayı, burayı çitleyerek, burası benim deyip, toprak parçalarını kendi lehine geçirerek, milliyetçiliği ekip, egoizmi körüklemiş olsa da…)




Yazınızı övgüye değer buldum. Fakat eskileri pek karıştırmamanızı salık veririm. Kızılderililer parmakla gösterilebilecek kadar az. Aborjinler de öyledir her halde. Benim için önemli olan nerede doğduğum değildir. Ben Müslüman bir ülkede doğdum; elimden geldiği kadar farzlara uymayalım, Hz. Peygamberimizin sünnetinden dışarı çıkmamaya gayret etmeliyim. Hiç olmadı güzel ahlaklı olmalıyım. Gerisi benim için boştur. Ya Hıristiyan ya da Musevi bir ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olacaktı gibi sorular sormak bu saatten sonra anlamsızdır.
Aslında dini bir tartışma başlatmak istiyorum, ama konuyla tam alakadar olmadığından ayrı bir yazımda bu tartışmaya değineceğim. Allah Vardır kitabının özetini yazacağım yakında. Yazımı okursanız beyhudar olacağım.
berhudar olacaktı. kusura bakmayın.