Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Güneşi Gördüm…

  |  17 Mart 2009  |  Sinema

Güzel bir hafta sonu… Farklı bir mekân, farklı bir ortam… Her şey normal… “Hadi sinemaya gidelim” diye bir teklif attım ortaya. “Hadi gidelim” diye bir cevap geldi… Bu filmin reklamlarını daha önceden görmüştüm billboardlarda ve outdoorlarda… Merak da ediyordum aslında içten içten… Biletleri aldık ve yarım saat vardı daha filmin başlamasına. Afişlerini inceledik biraz.

Bu çocuğun hikâyesi nedir, filmin hikâyesinde önemi nedir diye meraklanırken kendimizi sinema salonunda buluverdik.

Salon o kadar da büyük değildi ama bayağı doldu. Yeni çıkan bir film için talebin az olması biraz şaşırtmıştı biraz da korkutmuştu ömrümden 2 saat boşa mı geçecek diye. Film başladı. İnternet’ten yorumları okumamıştım. Konu hakkında da fazla bir bilgim yoktu.

2 saat geçti…

Ömrümün en değerli iki saati olarak beynime kazındı.

Şimdi “niye böyle filmi anlatmadan bitirdin” diyebilirsin ama sana bir tavsiyem var. İlk işin bu filmi izlemek olsun. Kaçak veya CD’den değil. Yalnız başına veya arkadaşınla/arkadaşlarınla mutlaka git sinemaya izle. Ömrümün en değerli 2 saati dedim ya, gerçekten öyleydi. Türkiye’nin sorunlarını bu derece iyi analiz eden, bu denli samimi ve içten anlatan bir film daha ne zaman yapılır bilinmez ama şimdi elimizde böyle bir film varken gitmek lazım.

Mahsun Kırmızıgül olayına da değinmek gerekirse eğer, kendini yavaş yavaş değil hızlı hızlı aşıyor yükseliyor büyüyor Şarkılarını beğenmeyebilirsiniz ben de beğenmezdim ama yönetmenlikte gerçekten de şuan Türkiye’yi temsil edebilecek seviyede.

Not: Burada berfin çiçeğinin (kardelen) hikâyesini yazmak istiyordum ama film gösterimdeyken bunu yapmak istemedim. Filmi izleyenler berfin çiçeğinin hikâyesini şimdi bir daha gözlerini kapatıp düşünsün. Kaçımız güneşi görüyor? Yoksa hep gece mi yaşıyoruz?

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Filmleri Değerlendirmede İzlediğim Yol
    Son zamanlarda izlediğim filmleri mesaj verip vermediği düşüncesiyle değerlendiriyorum. Verilen mesa...
  • Benim Ülkem
    Hani belki gelir diye, adına bahar eğlenceleri düzenlenen ama bahardan hiçbir iz taşımayan, karanın...
- Yazının başına dön!


Bu yazıya 2 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • Hakan Celep diyor ki:

    Mustafacım sence de Türkiye Cumhuriyeti ile PKK eşitlenmemiş mi filmde? yani, film boyu pkk yla türkiye hep eşit gösterilmiş, eşit derece de suçlanmış. yani türkiye’nin doğusunun cehennem olmasında türkiye’nin de suçu varmış. köylerin boşaltılmasında ki suçlu devletmiş.
    pkk yardım eden köyler dolayısıyla ve pkk köyleri de kürt milliyetçiliğini kullandığı için o köyler boşaltıldı. altan erkekli’nin oynadığı karakterin durumuna gelirsek, oğlu da olsa vatan haini olan birini ihbar edemediği için hainler insanlardan yüz buldukça devlete sıçramaya çalışıyorlar. dağa çıkan hainler sonuçta herkesin bir yerden akrabası olur. kimse haini devletin güvenlik güçlerine ihbar etmezse, köyler de boşaltılmak zorunda kalınır.
    ayrıca yazdıklarıma bakıp ırkçılık, kafatasçılık yapıldığını düşünmeyin. balkanlarda ki ırkçılığa bakıp türkiye’De kiyle karşılaştırın. o zaman türkiye’De olanların ırkçılık olmadığını, söylediklerimin o caddede oturmadığını daha rahat anlarsınız.
    ayrıca mahsun bey, filmin sonunda harcanan paraları yazmış. türkiye doğuya para yatırmıştır. sadece savaşa değil, tarıma da hayvancılığa da. GAP’a harcanan parayı bir düşünün. ot bitmeyecek yerlerde bugün tarım yapılıyor. batı illerine verilen kredi orada ki halka da veriliyor. devlet doğu’ya farklı batı’ya farklı davranmıyor.
    mahsun bey, bazı olayları fazlaca dramatize ederek filmi duygusallaştırmış, dikkatli gözlerin göreceği yerlerde haddini aşan sözler sarfetmiştir. mesela, pkk militanı sizi kurtarmak için buradayız der, 5 dakika sonra mehmetçik gelir o da biz sizi kurtarmak için buradayız der. öküz altında buzağı aramıyorum.
    beyaz melekten sonra hayal kırıklığına uğradım, hem sinirlendim, hem şok oldum. türkiye’de bu konuda düşünmeyi bırakın abartılı sözlere bile izin veriliyor. sonuçta yerel dille yayın yapan tek devlet kanalı türkiye’De. dünya da bir ilktir bu.
    savaşı da türkiye’ye suç bulanlara da anlam veremiyorum. doğu illerini bombalayan, terör eylemleri yapan pkk’ydı. devlet ve asker orada sadece bu eylemlerin olmaması ve faillerinin tekrar yapamaması için mücadele etmektedir.

  • ayşegül aykaç diyor ki:

    Ben filmi izlediğimde cok beğendim ve uzun bir süre önüme gelen her arkadaşıma anlattım, övdüm. Bu gün kardelen/berfin ile ilgili Kado’nun repliğini ararken sizin yorumunuzu okudum.
    Bence sizin filmdeki bazı noktalara bu kadar takılmış olmanız ülkemizin içinde bulunduğu durum nedeniyle hepimiz gibi hassaslaşmanızdan dolayı. Oysa bence ‘biz sizi kurtarmak için buradayız’ sözü her iki taraf içinde doğrudur. Yalnış anlaşılmasın, ben bir asker kızıyım ve bu konuda tahmin edebileceğiniz gibi çok hassasım.Demek istediğim bizleri doğudaki sorunlardan kurtarmak için savaşan askerlerimizle çatışmalara giren pkk militanları eğitimsizlikleri, zamanında maddi eksiklikleri kullanılarak(ki daha sonra bu etkeni ortadan kaldırmak amacıyla GAP gibi doğuya yönelik projeler hayata geçirilmiştir) kandırılmış, beyinleri milliyetçilik adı altında saçmalılarla yıkanmış ve bu nedenlerle kendilerince kendilerini, ayrı gösterilmeye çalışılan benliklerini, kurtarmak için düşüncesi ile dağa çıkmış/çıkarılmış değiller mi? Biri asker diğeri pkk militanı olan 2 kardeş arasında geçen bir diyaloğu hatırlıyorum ‘sen ölürsen şehit ben ölürsem terörist diyecekler’… Aynı topraklarda aynı şartlarda yetişmiş hemen hemen aynı yaşlarda 2 kardeş, biri askerde, biri dağda, üstelik küçük kardeşleri de mayına bastığı için bir bacağını kaybetmiş. Bu durum fazlasıyla gerçek ve tarafsız geldi bana. Filmin içinde ki bu öyküyle inandım ki bu filim her iki ‘taraf’ içinde herşeyi tüm çıplaklığıyla ele almış ve cesurca gözler önüne sermiş.Hani çok dramatikleştirmiş diye düşünüyorsunuz ya aslında içinde bulunduğumuz durum yeterince trajik.
    Bence filmi özetleyen sahne; bir tarafta al bayrağımıza sarılı sehitlerimiz diğer tarafta inandırıldıkları yalanlar uğruna yok yere ailelerini ve kendi hayatlarını mahveden pkk’lı hainlerce kandırılmış gençlerimiz…