Okumayı pek sevmiyoruz ” millet olarak ”. Okuduğu bir kaç kitap özeti dışında eline kitap almamış üniversite mezunları var maalesef. Okumadan, yorum yeteneği kazanmadan, sosyal hayatta ne kadar başarılı olunur bilinmez ama kitap hiçbir zaman yeri doldurulmayacak bir ihtiyaç, şüphesiz.
Kitap okumuyoruz ama arkadaş ortamlarında, kültür kokan oturumlarda bizim de söyleyecek 2 düzgün cümlemiz olsun istiyoruz. Bunu da başarıyoruz ‘ ‘yine pratik çözümlerle ” . Okumayı araştırmayı sevmiyoruz ama izlemeyi seviyoruz. İzlemek dediysem aklınıza belgesel gelmesin, ben tutkulu aksiyon filmlerinden bahsediyorum. Yakın tarihimiz hakkında ya da 25 yıllık iç kavgamızdan kaçımız haberdarız, kaçımız 2 kitap karıştırdık? Biz Kürt sorununu, terörü; Kurtlar Vadisi Terör’ den , Güneşi Gördüm’ den öğrendiğimizle yetiniyoruz.
Araştırmadığımız için de bu ve buna benzer filmlerde karşılaştığımız gerçeğe yakın yapımları aklımıza gerçek bir dünya olarak kuruyoruz. Tabii ki tiyatro, sinema bu yaşamın hayat damarlarından ama tiyatrodan, sinemadan öğrendiklerimiz ile arkadaş ortamlarındaki tartışmalara katılmak yerine kitaplar okuyup araştırmalar yapıp, tiyatro ve sinema üzerine tartışsak daha güzel olmaz mı? Kim bilir belki o zaman görürüz güneşi…
Saygılarımla..


süper yazmışısınz elinize sağlık
[bu yoruma cevap ver!]
kuşkusuz sölediklerin doğru dostum; ama eğer güneşi gerçekten görmek istiyorsan ne fazla sayfa karıştıracaksın nede cansız tv ekranlarından medet umacaksın, bir gece şöyle ansızın alacaksın ceketini ve kimseye haber vermeden arkana dahi bakmadan kendi sınırlarının dışına çıkacaksın.. madem güneşi görmek istiyorsun battığı yerde değil doğduğu yerde yaşayacaksın, muştan, bulanıktan, vartodan, tatvandan bitlisten başlayacaksın.. ülkenin sorunlarını laboratuvar ortamında değil yerinde görmüş olacaksın.. belki ağlayan bir çocuğun belkide batıda ki herkese kızgın bir ihtiyarın gözlerinde muaffak olursun görmek istediğin şeye..
[bu yoruma cevap ver!]