"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Süper kahramanımız tam da süper güzel sevgilisi kötü adamlar tarafından mutanta dönüştürülecekken, bayıltıldığı yerden kalkar ve kızı kurtarır. Bir kez daha iyi kazanmış, kötü kaybetmiş, bizim de içimiz rahat etmiştir.

Klasik Amerikan çizgi romanlarının verdiği “iyiler hep kazanır!” mesajı inandırıcılığını yitirdi günümüzde elbette. “İyi adam” tanımlaması bu haliyle, gerçek hayatta kendine yer bulamadığı gibi, hayal dünyasında da yaşamıyor artık. Aslında iyi adamın ne kadar sıkıcı, bir kaşık suda boğulası, bir o kadar da ukala bir karaktere sahip olduğunu yaratıcısı dahi biliyordu. Bunun içindir ki onun karşısına çıkan kötü adam her zaman daha zeki ve renklidir. Fakat siz onlara ne kadar sempati duyarsanız duyun, onlar kaybetmeye mahkûmdurlar.

İşte bu monotonluk, “super hero” ların sonunu getirdi ve neticede dünya çapında bir çok genç, oldukça özgür bir ortamda geçen hikâyeleriyle mangaya ilgi duymaya başladı.

Manga, sinemasal görselleri, uzun bacaklı, iri gözlü kızları ve havalı çocuklarıyla göze ve ruha aynı anda hitap ediyordu. Bir çizgi romanda aranan her şey mangada fazlasıyla vardı. Hatta aramadıklarınız, aramayı hayal bile etmediğiniz varlıklar, olaylar, karakterler oradaydı. Hâl böyleyken “süpermen” kaybetmeye mahkûmdu. Öyle de oldu. Gençler sonunu bildikleri bir hikâyeyi okumak istemiyorlardı artık.

E, iyi güzel de neden önümüzdeki yıllarda “Spider Man 8: Peter Ağlarını Oğlu junior Peter’a Devrediyor!” gibi bir film fragmanı izleyeceğimize dair kötü bir his var içimde?

Pekala, Marvel işini biliyor. Yaratıcıları, Spider Man’i yaratma süreçlerinin ne kadar da sancılı olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyor bizlere. Nam-ı diğer Peter Parker’ı yaratmak, bir matematik problemi çözmek kadar kurallı olmuş. Stan Lee’nin düşüncesi şudur:

“Güçlü bir karakterim (Hulk) ve güzel bir takımım var (Fantastik Dörtlü).”. Formülü ise şudur:

“Artık hepsini birleştirmenin zamanı geldi, yani güçlü, müthiş reflekslere sahip ve neredeyse uçabilen bir karakter: ÖRÜMCEK ADAM!”

Tamam, Spider Man yaratıcı veya sanatsal değil ama kesinlikle hepimiz onu tanıyoruz. İşin sırrı pazarlama. Amerikalılar, ellerindeki en basit şeyi bile mucizeymişçesine tanıtmayı ve satmayı beceriyorlar. Misal: mısır. Mısır öylesine faydalı ki! Sabah kahvaltısında yenecek yegâne şey! Haydi anneler, çocuğunuzu corn flakes ile besleyin! İçinde a’dan z’ye tüm vitaminler, omega 1,2,3,4,5,6… hepsi var! Yarın oğlunuz okula babasının gömleğiyle gidecek!

Ee, para var… Araya biraz efekt, birkaç da Oscar ödüllü oyuncu serpiştirdik miydi, kralın çıplak olduğunu kim iddia edebilir ki?

Peki benim ufak tefek Japon arkadaşlarım ne yapıyorlar bu arada? Bilmem bilir misiniz, 2003 yılı Kasım ayında bir dergi çıktı Türkiye’de: Manganime. Dergi yalnızca iki sayı çıkmıştı. Nedeni ise, kullanılan her resim için ayrı izin alma zorunluluğu ve Ankara’daki Japon Büyükelçiliği’nin bu konudaki uyarıları.

Japonya’da sanal ortamda her şey serbestken, yani Candy Candy’nin hentai (porno) versiyonu bile yapılabiliyor ve hak sahibinden izin almak gerekmiyorken, gerçek hayatta işler o kadar kolay değil. Japonya’nın telif hakları yasası manga ve animenin kendini tanıtması önünde büyük bir engel oluşturuyor. Bu yüzden genç nüfusun epey fazla olduğu Türkiye’de de kendine pazar bulamıyor.

Hâl böyleyken Spider Man beyaz perdede, Voltran ise anılarda yaşamaya devam edecek gibi görünüyor.

, , , , , ,

Yazar Hakkında

Bio: 22 yıllık hayatına mümkün olduğunca az iş, çok saçmalık sığdırmış bir insandır. Dişi bir Oblomov'dur. Uyanık olduğu zamanların %90'ında uykusu vardır. Sabah uyur, akşam uyanır. Kimileri onun bir tabutta uyuduğunu söyler. Şayet, onu internet bağlantısı olan konforlu bir odaya bırakıp, dört-beş öğün de yemek sağlasanız kapıyı açmaya teşebbüs bile etmez. Japonya hayranıdır. Japon kültürü, dili, sanatı, kadını, erkeği ve hatta gay'i onun ilgi alanındadır. Profesyonel bir anime izleyicisidir. İsminin de burdan geldiği rivayet edilir vak'a-nüvislerce. Boş zamanlarında okula gider hatta zaman zaman derslere girdiğine bile şahitlik edenler olmuştur. Sınavlarına son dakikada çalışır buna karşın ortalama bir öğrencidir. Sanırım bir parça zeka sahibidir. Hayatı boyunca kayda değer bir iş yapmamıştır, pek niyeti de yoktur.

Sen Ne Düşünüyorsun?

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası