Bazı kadınların gözleri geçmişe bakar. Boyunlarını eğdiğinde sahra kaderinizdir. Adettendir izlerin peşine düşmek. Dilini
bilmeyen bir ebced. Yeminimdir bu: sadakat sadakat sadakat. Yetimler hırka giyer türkuazın gölgesinde. Atlas açılır gecenin göğsüne. Simya, tül, mim. Kimse kendi hayatının efendisi değil. Mülteci azaplarınızı paylaşır kanayan ayna. O kadınlardır suretleri yansıyan koyu kıvam harflere.
Bazı kadınların gözleri kaderlerine bakar. Ve gülümserler. Bir iç denizdir yalnızlıkları. Pürüzsüzdür bir bebeğin uykusu kadar hüzünleri. Saydam masumiyetleri delirtir. Cebir, zamanın içinde kahve kokusudur. Kehribar işi, yeni coğrafya. Dört yöne yaslanır ruhumuz. Doğu ilmindedir aşk nakışları bazı kadınların. İlmiği boyunbağlarına düşer bilmedikleri yollarda. Kaybolur figanı parmak uçlarında.
Gözleri geceye doğar bazı kadınların. Ilık olur yaz geceleri. Pencere önü cezayir menekşesi. Balkon salkım saçak. Sokak faslıdır sesleri. Gölgelenir kuş uçuşu hayalleri yorulduklarında inci kolyeler dağılır. Bir gecede dokunabilirler yüreğinize ve kıvrılırlar sessizliğinize siz istemeseniz de. Acem mülküdür bir yanları. Ötesi kaf, ötesi heves, ötesi derin. Gün gelir, yağmurları bile yetmez ruhunu örtmeye bu şehrin.
Bazı kadınların gözleri dolar
…yüzünüzü saklayacak yer bulamazsınız.

