Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Yazımı biraz geç yayınladığım için hepinizden özür dilerim. Geçenlerde Ermeni gazeteci Hrant Dink`in ölüm yıldönümü nedeniyle bir grup insan toplanıp “Anma Yürüyüşü” düzenledi. Sağda solda Ermeni-Türk dostluğu, Hepimiz “Ermeniyiz”, Ermenilerden “Özür Diliyoruz” şeklinde teraneler dolaşmaya başladı.

Hatta Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu 24 Ocak Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde Hrant Dink`i anma etkinlikleri düzenledi. 100 Yıl Önce Türkiye’de Ermeniler adı ile bir de sunum yapıldı. Osman Köker`in aynı adlı eseri anlatıldı bir nevi bu sunumda. İsterseniz kitabın içeriğini biraz anlatayım. Kitap Türkiye sınırları içinde yaşayan Ermenileri, çoğunluğu 1900–1914 yılları arasında hazırlanmış 750 kadar kartpostalın sunduğu verilere dayanarak anlatıyor. Ermenilerin yaşadığı şehir, kasaba, mahalle ve köyler; bulundukları yerleşim yerlerinin iktisadi ve sosyal hayatındaki rolleri; Ermenilere ait kilise, manastır ve okullar; yayımladıkları gazete ve dergiler, Türkiye’de ilk kez Ermeni, Türk ve batılı kaynaklara dayanarak yapılmış bir araştırmayla ortaya konuyor. Buraya kadar her şey tamam. Peki, Ermeni-Türk dostluğunun aşılanması, Hrant Dink`in anılması amacıyla yapılan bu etkinlikte sunum yapan “Tarih Editörü” bilmez mi ki adı geçen yıllarda (1900–1914 arasında) Ermeniler Türk Milletine “Sistemli” bir “Soykırım” uygulamıştır, belgeleriyle sabittir…

İsterseniz 1900–1914 yıllarında Ermenilerin Anadolu’da giriştikleri isyanlardan bazılarına örnekler verelim:

1900 Yılı Öncesi Ayaklanmalar

1. Sivas ayaklanması (11 Ekim 1881)

2. Erzurum olayı (20 Haziran 1890)

3. İstanbul’da Kumkapı ayaklanması (15 Temmuz 1890)

4. Yozgat olayı (Ekim 1893)

5. Tokat olayı (Ağustos 1894)

6. Birinci Sason isyanı (Haziran 1893 – Ağustos. 1894)

7. İstanbul’da Bâb-ı Âli baskını (18 Eylül 1895)

8. 1895 – 1896 ayaklanmaları: Bu iki yıl içinde Ermeniler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ayaklanmalar yaptılar. Bunların başlıcaları; Geyve, Yozgat, Kayseri, Develi, Diyarbakır, Siverek, Harput, Malatya, Arapgir, Adıyaman, Maraş, Urfa, Antep, Sivas, Niksar, Divriği, Merzifon, Amasya, Trabzon, Gümüşhane, Bitlis, Muş, Erzincan, Bayburt, Erzurum, Hınıs ayaklanmalarıdır.

9. Adana olayları (Ekim 1895 – Mart 1896)

10. Zeytun isyanı (Temmuz 1895 – Ocak 1896)

11. Van isyanı (Ekim 1895 – Ekim 1896)

12. Osmanlı Bankası baskını (14 Ağustos 1896)

1900 Yılı Sonrası Ayaklanmalar
1. İkinci Sason İsyanı (1898 – 1904)

2. Sultan Abdülhamit’e suikast girişimi, bomba olayı (21 Temmuz 1905)

3. Zeytun olayları

4. Kayseri Olayları

5. Bitlis ve Muş olayları

6. Erzurum ve Erzincan olayları

7. Elazığ (Harput) olayları

8. Yozgat olayları

9. Sivas olayları

10. Adana olayları

11. Trabzon ve Samsun olayları

12. İzmit ve Adapazarı olayları

13. Urfa olayları

14. Van isyanı

Madem ki Türk-Ermeni ilişkilerini topluma taşımak istiyorsunuz öyleyse Fatih Sultan Mehmet zamanından örnekler verin. Ermeni Patrikhanesinden, Millet-i Sadıkadan veya Ermenilere verilen diğer ayrıcalıklardan. Hem Türk-Ermeni dostluğunu geliştirmeye çalışıyor, Hrant Dink`i anmaya çalışıyorsunuz; hem de 100 yıl öncesinde Ermeniler adıyla bir sunum yapıyorsunuz. E ne oluyor? 100 yıl öncesindeki Ermenilere bakıyorsun, Anadolu’da sistematik bir “Soykırım” yaptıklarını görüyorsun… Hrant Dink`i anma etkinliği amacına ulaşmış mıdır diye soruyor insan. Cevap belli:”Hayır”

Tabiî ki “Amaca ulaşmasını isteyen kim?” diye bir soru işareti de oluşuyor insanın kafasında! O yıllarda Anadolu’da öldürülen 552.925 masum Türk için hiç kimsenin kılı bile kıpırdamazken Hrant Dink için bilinçsizce ve amacına ulaşmayan bir etkinlik yapmaları pek de önemli değil.

Şimdi Hrant Dink`i anmak için düzenlenen bazı etkinliklerden bahsedeceğim:

Hrant Dink ve Halkların Kardeşliği
AKA-DER (Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği)

Sergi: “Hrant Dink ve Halkların Kardeşliği” – Sergi 6 Şubat’a kadar devam edecek.
Film Gösterimi: Aynı Sudan İçtik, Serge Avedikian
Tarih: 17 Ocak 2009, Saat 18.00

Yorumum: Adını duyunca insan şüpheye düşüyor ilk başta “Anadolu Kültür ve Araştırma Deneği” ama bakınca hiçbir şeyi araştırmadıklarını görüyoruz. Ermeni işgali altında iken 552.925 Anadolulu’nun zalimce katledilmesini araştırmış olsalardı “Aynı sudan içtik diyecek kadar geniş mideli olmazlardı herhalde… Tabiî ki benim “Geniş mideli” tabirimi de eleştirecekler olacaktır. Tabii malûm mesele işte.*

Özür Diliyoruz kampanyası ve Hrant Dink Söyleşisi
Karşı Sokak

1915 Büyük Felâketi, Hrant Dink cinayeti, Özür Diliyoruz kampanyası ile ilgili söyleşi ve “Kırlangıcın Yuvası” belgesel gösterimi

Yorumum: Kimin adına, kimden, ya da en doğrusu kimin neyine diyesi geliyor insanın. Ama bu nemelazımcılık değil mi ki bizi bu hallere getiren?! Özür dilesin bakalım kendine “Aydın” diyenler 552.925 Masum insan için kimse özür dilemedi ama… Bir de Tehcir var ki sormayın. Şuna 1915 Büyük Felâketi yerine 1915 Büyük Yalanı desek… Diyelim ama malûm mesele işte.*

19 Ocak’ta ne olmuştu? – Panel
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe “Dur De” Girişimi

Yorumum: 19 Ocak’ta ne olmuştu ki? Haaa Hrant Dink Öldürülmüştü değil mi… Peki 26 Şubatta ne olmuştu? Cevap vereyim hemen: Ermenilerin HOCALI “Soykırımı” Şimdi öğrendiniz mi bari? Peki “Milliyetçiliğe Dur Demek de Ne Demek?” Yoksa Siz Ulu Önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK`ÜN “İlkelerine” karşı mı çıkmaya çalışıyorsunuz? Yooook canım siz öyle şey yapar mısınız? Yapmazsınız çünkü siz içimize iyi sızdınız…Malûm mesele işte…*

Daha başka örnekler de bulabilirdim ama uzatmak istemiyorum arkadaşlar.

* Şimdi gelelim malûm meseleye…Malûm mesele dediğim şey bu ülkeyi siyasetiyle, örfüyle, adetiyle, günlük yaşantısıyla, konuşma diliyle, bozmaya; kültür erozyonuna uğratmaya çalışanların “Kalemşörlüğünü” yapanların önümüze koyduğu engellerdir. Kimi zaman aydın kılığında, kimi zaman devletin yüksek kademelerinde, kimi zaman her gün aldığınız gazetede, kimi zaman bu sitede karşımıza çıkacak insanlar bunlar…Bu “Kalemşörler” En doğru kültürel değerlerimizi bile eleştiren insanlardır, en gerçek tarihi belgeleri bile saptırarak tarihimizi bizlere yanlış öğretmeye çalışan insanlardır, içimize iyi sızmış insanlardır…

2 ŞUBAT 2009 PAZARTESİ

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Bu yazıya 3 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • Hacı Berat Korkmaz diyor ki:

    Dinçer Bey öncelikle bu güzel yazıdan dolayı sizi tebrik ederim.

    Bazı şeylere açıklık getirmek istiyorum. Hrant Dink öldürülene kadar onu Ermeni cemaati ve sayın Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu Ceviz Kabuğu programını takip edenler haricinde kimse bilmezdi. Eğer bir kısmını bile seyrettiyseniz programın genel çerçevesi iki fikrin çarpıştırılır. Genelde de vatansever ve vatan haini iki fikir çarpıştırılır. Hrant Dink oradaki vatan haini rolünü oynuyordu. Elbette bu şekilde bir ölümü ben de kınıyorum. Ancak bu şekilde de bir insanın putlaştırılıp karakterinin ters çevrilmesi de en az onun kadar yanlış bir olaydır. Saygılarımla…

  • Dinçer CANOĞLU diyor ki:

    Kesinlikle katılıyorum. Olaya yaklaşımınızı ve yazımı yorumlayış tarzınızı tebrik ederim. Belki de söylemek isteyipte söylemeyi bir şekilde başaramadığım şeyleri söylediniz. “Elbette bu şekilde bir ölümü ben de kınıyorum.” sözünüzün üzerinde biraz daha estetik olalım isterseniz; her türlü ölümü-cinayeti- kınamalıyız. Saygılarımla…

  • Hacı Berat Korkmaz diyor ki:

    Teşekkür ederim Dinçer Bey. Ancak o cümlede kastetmek istediğim şeyi tam olarak ifade edememişim özür dilerim. Elbette hiç bir cinayeti tasvip etmiyorum. Orada kast etmek istediğim şey cinayeti kınıyorum manasında olacaktı. Tekzip eder; özür dilerim. Hoşça kalın!