Işıkları açın! Açın tüm ışıkları, açın! Bu tren raydan çıkmış! Ve ben ölüme çok uzağım. Açın ışıkları, Öleceksem bile şimdi bu tünel değil mezarım! Söyleyecek bir şeyim yok. Ve zaten söyleyecek söz olsaydı da çıkmazdı sesim. Duvarları yırtmak istiyorum, yırtıp arkasına bakmak. Kör bile olsam, devam et… Biri bu yazıyı göğüslemeli. İçimdeki sıkıntılı kuş son çırpınışlarında, bir kanadı kalmıştı, kırdılar. Şimdi zavallıca kan kaybetmek kaldı ona. Bunda gülünecek ne var?
Biri şu kapaklardan birini açsın, burası çok havasız. Nefes alamıyorum, ışıksız göremiyorum. Kötü, çok kötü bu kokuya tahammül edemiyorum, anla ruhum artık dayanamıyorum. Güneş bir doğsa sımsıkı sarılıp bırakmamaya yemin edeceğim. Tanrım güneşe bir göbek bağı ver kalmasın o da başım(d)a. Yok oluyorum işte nihai sonda, herkes gibi yapayalnız, ölüyorum. Beni inciten öyle çok şey çıktı ki karşıma. Her seferinde güçlü olmayı denedim, birkaç kez çok yorgun da hissettim ama biliyorum artık varılmaz hiçbir yere bunlarla, varılmıyor. O kadar kan ve acı görüyor ki savaşlarda sevdiklerin, acın onlara dehşet vermiyor. Herkes kendi acısını kendi çekiyor. Denizi görmek istiyorum soluk benzinde rüyanın. Ona koşmak, tüm hırçınlığıyla gelse de üzerime, savaşacaksam, illa onun hırçınlığıyla savaşmak istiyorum. Şimdi etim çürük bir leş ve ardımda ışığı çoktan yitirmiş gölgelerimin terk ettiği biçimler var.
Sığ bir suyun ortasındayım; ne karaya çıkabiliyorum ne denize varabiliyorum. Batmak üzereyken parçalara ayrılıp kurtarılmaya çalışılan bir gemi gibi neresinden bakarsan bak, uzatılan tüm ellerin yararsız kaldığı bir zamandayım. Bir yardım çağrısı yapmayı bir kenara bırak, iniltilerimi duyamayacak kadar hastayım. Bilinci yarı kapalı uykularda nerede yatarsam yatayım soğuk buz gibi bir sedyede sanki başım. Yararsız, yapayalnızım. Uyanmam için dürtse bile bir şey beni, artık çok geç, darmadağın kalır her yanım!
Durdurmaya çalıştığım bir kanı pompalıyor kalbim, karşı koyamıyorum. Bu kez zor, çok zor yara almadan kurtulmak, farkındayım. Nasıl tutarsam tutayım, kesecek bu bıçak elimi, zarar almadan kurtulmaya çalışmak yersiz. Nasıl balığın suyu sevmeme ihtimali baştan imkansızsa, benim de yaşama eylemini acısız sonlandırma ihtimalim o kadar gülünç kalır biliyorum. Bunu biliyor olarak devam etmek çok garip, çünkü bunu bilmek aynı zamanda ne yaşarsam yaşayayım sonunda aynı sonu görecek olmam. Öylesine bir şey, ne yaparsan yap buradan sağ kurtulamayacağını bilmek… Tüm bu karmaşa, can yakıcı savaşları. Sevdiklerinin teker teker öldüklerini görmenin karşılığında verilen sonsuz güzellikte bir cennet! Ya tanrının güzellik anlayışı bizimkinden farklıysa, ya cenneti kazandığında ben annemi istiyorum diye ağlamaya başlarsa tüm insanlık. Ya cennete girdiğim andan itibaren, artık insan değilsem…
- Yazının başına dön!Yiğit Can Aydın
Yazar Hakkında

Web Sitesi: http://
Yazar Hakkında: Eminim suan kendini garip hissediyorsundur...Haklisin,yeniden dogusun olagan bir yanetkisi, nefes almadigini farkettin mi?Artik ihtiyacin olmayacak... Biz gecenin çocuklariyiz,yukardaki tarafindan lanetlenmis, LILITH tarafindan kutsanmis... Artik sen bir Kindred'sin.Buna alisman biraz uzun sürecek. Sicak kanini içerken öldürdügün insanin ölü gözlerine bakmak belki sucluluk duymana yolacacak,ama artik bizden birisin..
- “Tutunanların” Anlayamayacağı Bir Roman: Tutunamayanlar
- The Real “INVICTUS” : Inter 3-1 Barcelona
- Derin Olan Kuyudur Nokta (!)
- Şiiri Yaşatalım!
- Yanlış Silah
- Türkiye Nasıl Zenginleşir?
- DTP, Herri Batasuna mı?
- Aşık Olunacak Kent: İzmir
- Sefiller’in Ardından
- Merhaba Hayat
- Dermanımdır Dermansızlık
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Fail-i Meçhul Şahıslar
- 23 Nisan’da Sergiye Gidiyoruz!
- Raftaki İlaçlar
- Cennet de Bende Cehennem de
- Gerçek Zenginliği Öğrenmeye VAR mısın YOK musun?
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yol Tıkanınca
- Devlet ve Hükümet Politikası
- 2010 Sözü ve Güveni Yitirmek
- Derin Yahudi
- Yaşar Nuri’nin Benzetmeleri Üzerine
- EVET Mi HAYIR Mı?
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Ölümü Düşünmekten Kaçınmak
- Penguenlerdeki Fedakârlık
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Bizler Mahkum Edilenler, Onlar Oyunun Kurnazları!
- Bizsizleşmek




“Sevdiklerinin teker teker öldüklerini görmenin karşılığında verilen sonsuz güzellikte bir cennet ! ”
Çok güzel bir yazı olmuş devamı gelicek inşallah.
[bu yoruma cevap ver!]
bu kadar mutsuzluk… bu kadar umutsuzluk nasıl taşınır, zor olmuyormu, annen olarak birazını aktarsan diyorum, can veren yazılar yazsan, mutluluk taşıyan ya da yaratan nasıl olur…
[bu yoruma cevap ver!]
Emre Çil:
Kimleri görüyorum efendim.
Hoş geldiniz. =)
[bu yoruma cevap ver!]
Teşekkür ederim Emre. Bu henüz 1. Gün. Daha önümüzde nice günler var.
Ayrıca;
Merak etme anne. İçeriksel olarak daha iç aydınlatıcı metinlerde geçiyor içimden. Ama şartların olgunlaşması gerekiyor.
[bu yoruma cevap ver!]
can, çıkan treni raya döndürmenin yolunu bulduğunda haber ver! örnek alalım.
[bu yoruma cevap ver!]
Hakan, günlerin ilerlemesi ile birlikte rayların birer birer nasıl çapraz eğimle birbirlerine girdiklerini açık ve net bir şekilde görebileceksin.
[bu yoruma cevap ver!]
Abi yol karışık tamam, daha da karışacak ona da tamam da, peki hangi raydan nasıl gideriz, var mı ki bilen*
[bu yoruma cevap ver!]