Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

o_an“Derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
Hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
Söylesem tesiri yok sussam gönül râzı değil
Çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah’ım bilir.”

Fuzuli

Dünya tarihinde medeniyetin koordinatları sorulsa bizlere ilk akla gelecek yer Bağdat olmalıdır. Edebiyatın, bilimin, sanatın, kültürün, aşk coğrafyasının merkezidir. Ne büyük sanatçılar, filozoflar, bilginler yetiştirmiş bir kültür hazinesidir. Binlerce yıllık medeniyet savaşları orada verilmiştir. Fuzuli’nin aşk şehridir. Leyla ile Mecnun orada hayat bulmuştur. “Gazel” ile dünyamızı sarmıştır. Binbir gece masallarının şehridir. Şehrin ortasında doğulu bir rakkasın kıvrımları gibi Dicle nehiri hayat verir ölü topraklara. Yedi harikadan birisi olan “Babil asma bahçeleri” Bağdat’ın etrafını sarmıştır tüm ihtişamıyla. İşte şimdi bu topraklarda acının, kederin, yok oluşun çığlıkları yankılanıyor.

İşte Tv ekranlarındaki “O An” programının karelerine Bağdat civarındaki bir yerleşim yerinde kendi güvenliğini bile sağlama telaşı içerisindeki bir Amerikan askerinin resmiyle; ona donuk, endişeli, acılı, korku dolu ifadelerle bakan bir ineğin surat ifadesi takılmış. Duvarın hemen arkasındaki o ufak aradan içindeki tüm korku ve endişeyle askere bakan bir ineğin yüzündeki ifadenin bile bu kadar kederle, içli bir şekilde acı ifadelerle bakması insanı duygulandırıyor. Uzun bir süre sonra bir fotoğraftan hem de ineğin o çarpıcı bakışlarından etkilenerek duygulandık.

Bir ineğin yüzündeki ifadeyi bile yerle bir eden batının demokrasi hediyecileri acaba bir insanın üzerinde ne gibi bir etki bırakabilirdi. 1,5 milyon insan bir hiç uğruna hayatını kaybederken geride kalanların yüzlerindeki ifadenin o ineğinkinden çokta farklı olamayacağını düşünüyorum. Yaşanan acı tabloyu yeniden hatırlamak için bir ineğin surat ifadesindeki endişeden yüreğimize tekrar hüzün düşeceği aklımıza gelirmiydi bilmiyorum.

Batı medeniyeti(!) bir uygarlığın coğrafyasını, yer altı zenginliklerini, güzelliklerini hakimiyetini ele geçirmekle kalmamış, insanların içerisindeki o saf ve temiz doğulu ruhlarını, hayata dolu dolu bakışlarını da yok etmiş götürmüş. Bir bakışın ırzına geçmek, kuvvet gösterisi denen egosal tatminin zirvesine çıkmak için demek ki milyonlarca insanın hayatına son vermek gerekliymiş. Bize bu çağın soylusu olarak bunu da öğrettin demokrasinin beşiği batı medeniyetinin asil soyluları!!!.

Asil soylular! daha ne istiyorsunuz bu insanlardan?. İstediğiniz bu ülkelerin coğrafyası, zenginliği, toprağı değil mi? Daha bu insanların, insanları bırakın hayvanların bile hayata bakışından, umutlarından ne istiyorsunuz? Zaten tüm zenginlikler sizlerin kontrolünde değil mi? Bırak şu bakışların içerisinde bir umut kalsın. Bir ineğin bakışlarındaki umuda bile tecavüz edecek kadar seni insanlıktan çıkaran ne var bu hayatta? Para ise Irak zaten senin artık. Peki nedir alıp veremediğin bu bakışlardan?

Ama şunda şüphe yok. Batı istediği kadar topuyla, tüfeğiyle, zehriyle, bombasıyla, nükleerleriyle bu topraklarda dehşet saçsın, korku saçsın yine galip gelecek olan Fuzuli’nin Gazelidir. Leyla ile Mecnun’un buluşmasıdır. Batının nükleer bombalarının etkisi Mevlana’nın, Gazali’nin, Hayyam’ın, Yunus Emre’nin, Karacaoğlan’ın, Fuzuli’nin tek bir satırındaki etkiyle binlerce yıl mücadele edemez. Çünkü bu coğrafya binlerce yıllık medeniyet coğrafyasıdır.

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?