"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Kainat üzerinde gelişmeye başladığı anda “benimki mi büyük, seninki mi?” kıyasını yapmaya mecbur hissetmeyen bir organizma bulmak zor görünüyor. “Gelişmekte olan” ülkelerin her birinde saplantı haline gelen gökdelen dikerek “dünya kenti” yaratma sevdası da bunun bir getirisi galiba. “Büyüklerine” imrendiklerinden olsa gerek, hepsi de devasa binalar inşa etmeye başladılar. Özendikleri şehirlerin mirasını görmezden gelip birbirine çok benzeyen kentler yarattılar. Son yıllarda İstanbul da bu gençlerin ardına takıldı gidiyor. Utanmıyor da yaşından.

Doğu Asya’nın hırslı insanları her konuda olduğu gibi şehirleriyle de batı medeniyetinin önüne geçmek istiyorlar. Yüzyıllardır yaşadıkları merkezleri bu yönde geliştiriyorlar. Tabii şehirlerin doğal gelişimini beklemektense, bunu hızlandırma eğilimindeler. Ne yazık ki sahip oldukları mimari mirası da bu uğurda acımasızca katledebiliyorlar. Şehirlerine kazandırdıkları “modern” görünümün büyüsüyle yok ettiklerinin farkına bile varmıyorlar. Tek amaçları var: Star yaratmak! Keşke biri Sevda Demirel’i tutup Hong Kong’da bir televizyon binasına bıraksa da, Türk magazin camiasının vazgeçilmezlerinden “star olunmaz, doğulur” sözü Doğu Asya’nın her sokağında yankılansa.

İstanbul’un gündeminde yıllardır bir “kentsel dönüşüm” teranesi var ki, evlere şenlik. “Yeni olan güzeldir” düsturuyla var olan her şeyi yeniden yapılanmaya zorlamak, steril ve yapay bir düzenlemeye gitmek nasıl bir anlayışın ürünü merak ediyorum. Bir şehri adam etmenin tek yolu onu “modernleştirmekse” ve modern mimari dendiğinde “aynalı minareler” akla geliyorsa, İstanbul’u pek de güzel günler beklemiyor gibi. Bir de büyük bir mirasın üzerinde yaşamıyormuşuz gibi imrenilen Paris, Roma, New York ayarına gelebilmek için Dubai, Tokyo ya da Hong Kong’u örnek almak yok mu… Utanmalıyız!

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi: “Bırakın şehir inşa etsin, kent yıkmasın!”

, , , ,

Yazar Hakkında

Bu yazıya 4 görüş yazıldı.

  • Hakan Celep (13 Şubat 2009) :

    Efendim, Kentsel Dönüşüm’ün kazandırdıkları da vardır. Terane deyip kenara itilmesi bence olan iyi şeyleri unutmak olur. Yolların sağlı sollu çiçeklerle ve ağaçlarla bezenmesi. Tarlabaşı, yüksek kaldırım, unkapanı köprüsü, vs. yerler kentsel dönüşümle yeni kimlik kazandılar. artık esrarkeşlerin, suçluların yerleri değil. can korkusuyla yürümüyoruz buralarda.

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Domdom Karagulle (14 Şubat 2009) :

    Şehri güzelleştirmek, güvenli hale getirmek zaten belediyelerin ve şehri idare edenlerin birincil görevi değil midir?
    Beşiktaş’ın, üsküdar’ın ne hale getirildiğini, neye özenildiğini gördünüz mü hiç? Yazık ediliyor sadece…

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Hakan Celep (15 Şubat 2009) :

    Efendim, Üsküdar’ı tarihe bağlı kalarak restore etmek dışında bir plan duymadım. Avrupa yakasında olduğum için Üsküdar hakkında Şubat itibariyle güncel bir bilgim yok. Ancak, Beşiktaş modernize ediliyor.Yazık değil, Champs-Ellysee,Madison Ave. ye millet bayılır. Burada olunca burun kıvırıyoruz. Berlin’de ki Mitte için de ruhsuzlaştırılıyor, değiştiriliyor dendi. Ama Mitte daha güzel bir yer artık. Beşiktaş’da olacaktır.

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Domdom Karagulle (20 Şubat 2009) :

    Modernize edilmesine bir sözümüz yok, sorun “modern” anlayışında…
    Tarihi dokuya göre yeniden inşa etme konusunda da bir sözüm yok.

    Her şehrin özgün bir tarzı vardır. Bir zamanlar İstanbul’un da vardı. Ne yazık ki bilinçsizce talan edilen İstanbul’da mimari doku bütünlükten çok uzaklaştı. Bırakın şehrin genelini, aynı cadde üzerinde bile uyumsuzluk hüküm sürüyor. Modernize etmek tabi ki en doğrusu. Ama estetik yoksunu özenti bir mimari anlayışı kimse modern diye yutturmaya çalışmasın. İstanbul Manhattan olmak zorunda değil ki…

    Aynı şey tarihi dokuyu canlandıran “mimar”larımız için de geçerli. Ne yazık ki dört köşeli binalara kubbeli catılar ve oval pencereler yerleştirmekle “Türk Mimarisi” canlandırılamıyor. Vapur iskelelerini tarihe dokuya göre inşa edeceğiz dendi. Hangi tarihi doku? Türk mimarisi bu mudur yani?

    [bu yoruma cevap ver!]

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası