Yaklaşık 2-3 aydır televizyonda hangi kanalı açsam, hangi gazeteyi alıp okumak istesem hep aynı konu: Kürt açılımı diğer bir ifadeyle demokratik açılım. Yanlış anlaşılmasın rahatsız olduğum için söylemiyorum bunu. Tabii ki konuşulacak, düşünülecek, tartışılacak. Belkide en fazla düşünüp tartışmamız gereken konu. Ama mevzu o kadar sulandı ki, ciddiyetinden gitgide uzaklaşmaya başladı.
Bilemiyorum belki de bu faydalı projenin hayata geçmesinden rahatsız olanların bir politikasıdır bu. Biliyoruz ki medya -Birkaçı hariç- bazı güç odaklarının kontrolünde hareket ediyor. Buna istinaden bir deneme yazmıştım zaten. (Darbe ve Basın) Ama benim bu denemeyi yazmamda ki amaç açılımı ya da medyayı eleştirmek değil. Yine açılımın tartışıldığı bir açık oturumda duyduklarıma şaşırmam.
Programın ismi 32.Gün, sunucusuda Mehmet Ali Birand bildiğiniz gibi. Konuğu ise benim ve birçoğumuz “Kan Uykusu” adlı programdan tanıdığı, şimdi siyasete de el atan, eski bir paşa olan Osman Pamukoğlu. Kimdir bu Osman Pamukoğlu?Uzun yıllar Güneydoğuda görev yapmış, kendi deyimiyle bölge halkının üzerinde yaptırımı olan bir yumruk(!), bölgede sevilip sayılan(!) biri. Şu anda ise kendisinin kurduğu siyasi partinin genel başkanı.
“Kan Uykusu” adlı programda orduda görev yaptığı yılları, yaptığı operasyonları, girdiği çatışmaları anlatarak tanıtmıştı kendini. 32.Gün programında ise açılıma olan karşıtlığı ve barıştan yana olmayan, kan ve silahtan yana tutumuyla tanımış olduk. Neydi peki Pamukoğlu’nun çözüm önerisi? Silahlı mücadeleye devam. Yani bir 25 yıl daha ölüm ve acı… Ülkenin 25 yılda bir yol katedemediği metoda devam etmek. Kendisinin iktidarında bir yılda terörü bitireceğini söyleyen Pamukoğlu 20 yıllık görev süresince aldığı yol ortada. İnanarak söylüyorum ki son 3 ayda 25 yıldakinden daha fazla yol aldık. Terörle mücadelede silahın fayda vermeyeceğini anlamak için bence bir 25 yıla ve birçok acıya daha gerek yok.
Pamukoğlu hakkındaki tespitimde savaşın içinde bulunmuş ve eli silah tutmuş, kanlanmış biri olarak savaştan başka bir çözüm kabul edemeyeceği, eski bir asker olmasının etkisiyle savaştan yana bir tutum sergiliyor olmasıdır. Psikolojik açıdan baktığımızda belki kabul edilebilir bir durum ama faydasız bir düşünce. Bu psikolojiylede ülke menfaatleri adına bir şey beklemek gerçekten saflık olur Sayın Pamukoğlu’ndan. Pamukoğlu’nun siyasette tutunamayacağı apaçık ortada. Pamukoğlu’nun asker kimliğini düşünerek savaşcıl tutumuna anlayış gösterdik desek, diğerlerine nasıl bir kılıf uyduracağız acaba?


Sayın Paşamın 20 yıllık görev süresince yaptıklarını ya okumadınız,izlemediniz ya da anlayamadınız.tekrar araştırın ozaman,kaynaklarınızı biraz daha geniş tutabilirsiniz.paşamın ve arkadaşlarının yaptığı şeyler belli.eğer devletin üst kademelerinde ki yetkililer de her şekilde destek olsaydılar,görevlerini layıkı ile yerine getirmiş olsaydılar ( kaçakçılık,eğitim,vb ) bu terör zaten çözülürdü.sen kaçakçılığa müsade et,eğitim verme,Afganistan ve Pakistan’dan baz morfin Avrupa’dan da anhidrit gelsin bunlar ülkemizde imal edilsin.bunlarla beraber bunlardan rant sağlayanlar da var tabi ki daha ne olsun.demokratik açılım hileleri ile bu iş olmaz.Dağda doğdular ise dağda ölecekler,bunun başka çaresi yok!!!
[bu yoruma cevap ver!]