Sanırım CHP’de son günlerde yaşanan durum daha da netleşmeye başladı. Artık bir şeyler daha rahat yorumlanabilir
hal aldı. Olayın başındaki durum ile şu an yaşananlar arasındaki bağı kurmak, ona bir yorum getirmek zor olmasa gerek artık. Tabii ki yaşanacak süreç de bize bazı şeyleri çok net gösterecek; hep beraber bir şeylere şahit olacağız, sürdürülecek sistem, oluşan politikanın ne yöne seyredeceğini ilerleyen gün günlerde değerlendirme şansını yakalayacağız.
Malum, süreç Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntüler ile başlamıştı. Fakat hatırlayın buraya kadar bir şeyler gayet olması gerektiği gibi seyretti. Bir video çıkmıştı ve ona verilen bir tepki vardı, ama beklenmeyen bir şekilde bir istifa ile gerildi ipler. Baykal, kaseti bir komplo olarak değerlendirdi ve hükümeti suçladı, beklenmeyen bir şekilde de Fethullah Gülen cemaatinin samimiyetine güvendiğini ima etti, onlardan kuşku duymadığını bildirdi. Bu, bir noktada aslında olayın ilk günlerinden ‘F’ tipi örgütlenme işi söylemlerini de dallandırıp budaklandırmamış oldu. Bundan sonra gelişen süreçte Baykal’ın istifa edişi şok etkisi yaratmış, 20 yıllık koltuğa veda etmişti. Sonrası ekranlara yansıyan geri dön çağrıları, gözlerden dökülen yaşlar, Baykal’a olan güvenin yinelenmesi, sürekli olarak genel başkanımız her şeyimiz demeler ve buna benzer sahneleri izlemiştik.
Buraya kadar amenna… Bunca olandan sonra olacaklar garip gelmeli ve kurcalanmalı ki böyle olunca bu komplonun ne olduğu, nasıl olduğu, kimler tarafından organize edileceği gayet netleşir.
Süreci iyi takip etmek gerek. Baykal, olayı AKP’ye yüklemişti fakat anlatacağım bazı şeylerden anlayacağımız gibi bu çok ama çok zor bir ihtimal gözüküyor. Çünkü evet çünkü;
Baykal 20 yıldır bu koltukta oturuyor, ve şu an kaybedilen, kalp atışı olmayan hasta gibi düz çizgide yüzde 20 oya sahip idi, bunun yükseltecek farklı bir politika sahibi de değildi Baykal. AKP’ye muhalif, onu sinirlendirici hareketleri olabilir idi fakat oy olarak yükselişe geçmesi çok zordu. Bu sebepten bir kere AKP böyle bir komplo kurmak istemez zaten. Bu ilk zamanlarda akla gelecek bir şeydi. Daha sonra aslında AKP işi olmadığı daha da güçlenecekti. Onlara sözü getirmek istiyorum.
İlk zamanlar geri dön naraları atanlar vardı, açlık grevi başlamıştı hatta bazıları tarafından, vekiller sahip çıkmış ve tekrar dönecek gibi bir hava da oluşmuştu. Hatta dönmez ise Kılıçdaroğlu gelecek deniliyordu fakat o, “ben aday değilim” dedi. Buraya kadar böyle işleyen süreç bir anda faklılaştı, önce Kılıçdaroğlu adayım dedi bir anda 3-5 milletvekili dışında herkes destekledi, 77 il temsilcisi destek çıktı, Baykal süreçte tamamen devre dışı bırakıldı. Bunları bir araya toplayınca olayı kimlerin organize ettiği de ortaya çıkar işte. Ergenekon’un hala güçlü olduğuna inanıyorum ben; 20 yıllık koltuğu bir anda alacak kadar güçlü. Yüzde 20’de seyreden bir CHP, geri çekilmeye zorlanmış bir asker olunca mevcut durumda son koz da Baykal’sız yola devam olmuştur. Son seçimlerde büyük başarı elde eden Kılıçdaroğlu’na bayrağı devretmiştir birileri.
Bundan sonra işte ne olur buna şu an kesin yanıtlar vermek çok zor. Boyunduruk altında bir Kılıçdaroğlu olursa eğer yine CHP bir yere gidemez. Hani Onur Öymen’e istifa etsin diyen sonra uyarı alınca susan, ya da genel af olabilir deyince yine bir anda farklı davranan Kılıçdaroğlu mu, yoksa denildiği gibi Gandi Kemal mi? Ben bir Gandi Kemal’in Türkiye’ye çok yakışacağı fikrindeyim, dengeleri değiştiren bir lider olması dileğiyle diyelim, tabi bu da Gandi olmak ile mümkün çarkçı Kemal olmakla değil.



Lütfen görüşlerinizi imla kurallarına uygun yazın. Aksi takdirde yazdıklarınız yayınlanmayabilir!
[...] This post was mentioned on Twitter by Deneme Yazıları, Deneme Yazıları. Deneme Yazıları said: DY | taze: Kılıçdaroğlu Ve Gelecek http://www.denemeyazilari.com/kilicdaroglu-ve-gelecek.html [...]
Vallahi kendisi Seydişehir’e geldi 2 gün önce.10 metre ötemdeydi.Fiziki yapısı biraz zayıf.Ama dik duruyor.
Tayip’e benzer yanları var.Halkın anlayacağı şekilde konuşuyor.Hak,hukuk, kul hakkı çok kullandığı kelimeler.
Elinde ufak bir kağıt var.Oradan temel başlıklara bakıyor.Gördüğüm kadarıyla da çoğu yerde benzer şeylerden bahsediyor.
Tayip gibi özel koruması yok.Bir tane gözlüklü dolaşıyor çevresinde.Onun haricinde mitinglerde polisler koruyor.Halktan biri gibi.Televizyonlarda görüldüğü gibi sessiz, sakin ve konuşmayı bilmeyen biri değil.Bana kalırsa Baykal’dan daha iyi konuşuyor.Mitinge gelenleri ateşlemeyi biliyor.
Bu gözlemlerim haricinde, sol görüşe sahip bir insan olmamakla beraber şunu söylemek istiyorum.Akp’nin yolsuzlukları ve talanları karşısında Tayip’in yerine, Kılıçdaroğlu gelsin.Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğim.Ama Tayip’e göre hem daha demokratik, hem de her yönden daha insandır.
Aylar önce yazmıştm bu yazıyı, ama gözlemlediğim kadar Kılıçdaroğlu bu işi yapamaz. CHP ülke yönetecek bir parti değil rezalet bir kadroya sahip bir kere kendi 20 yıllık liderine böylesine bir tuzak ile gönderen parti milletine neler yapmaz! AKP kötünün iyisidir zaten gerisi teferruat…
İbrahim Bey.Baykal’a bu tuzağı Chp’nin yaptığını nereden biliyorsunuz?Elinizde belge veyahut kanıt var mı?Yok.O zaman efsanelerle hareket etmeyelim.Sizin düşüncenizle gidecek olursak bu kaseti Akp’nin piyasaya sürdüğüne dair de iddialar var.Buna ne diyeceksiniz?
Akp’nin kötünün iyisi olduğuna da inanmıyorum.Bence kötünün en kötüsüdür.
Adama gülerler bu kaseti AKP yaptı denilirse, zaten ”AŞK GEMİSİ” olmuş CHP normaldır. ya kim yapcak başka öyle herşeye belge demek komik bişey şimdi. CHP halk partisi değil zaten devletin partisidir devlet bakar işler iyi değil hemen bir tuzak adamı alt-üst eder. Nacan işte kötütün en kötüsü yüzde 47 alıyor, ne ilkel bir ülkede yaşıyoruz değil mi! Birde şu önemi x kişisi bakıyor partilere var mı şu an bi ihtimal böyle bir ülke burası oyunu kime verecek. MHP mi , yoksa kendi çatışmalarını çözemeyen chp mi, zaten bdp kitlesi belli mesele bu daha ilerisi şam da kayısı…
Yahu o bahsettiğiniz olayın çok farklı boyutları var.
Tamam farzedelim ki Baykal gerçekten kasette görüntülenenleri yaptı.Bizim burada tartışmamız gereken bunu gizlice çeken ve ifşa eden karaktersiz olmamalı mı?Bize ne kardeşim Baykal yaptıysa!O Allah’la Baykal arasında bir şey!
İkinci olarak kötünün kötüsü yüzde 47 aldı diyorsunuz.Efendim, ister kabul edin ister etmeyin.Akp’nin oyları düştü.Şu an gerçekleşecek bir genel seçimde yüzde 35 bile alamazlar.Bu kadar da iddialı konuşuyorum.
Kılıçdaroğlu’nu hafife alıyorsunuz.Bakın görün.Bu gidişle Tayip’in başına çok iş açacak.Seneye yapılacak seçimlerde Mhp’den de Akp’den de Chp’ye oy gidecek.
AKP’ye kötünün kötüsü demek, kendinden olmayanı dışlayan Cumhuriyet ideolojisinin ürünüdür. O dönemde de irtcica tehlikesine karşı önlem almak için Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştı. Bir devlet hakimiyeti mevcuttu. Çok partili dönemle birlikte hep sağ partiler koltuğa oturdu. Sağcı iktidarları başa getirenlere hep ikinci sınıf muamelesi göstermek doğru bir yaklaşım değil. 1950′den itibaren CHP hiç tek başına iktidara gelmemişse bu, cumhuriyetin kurucu ideolojisinin hâlâ başarıya ulaşamadığının göstergesidir.
Aziz Bey.Siz Akp ile Demokrat Parti’yi aynı kefeye koymuşsunuz.Ben siyasi oluşumlara gruplara ayırarak bakmıyorum.Görüşünüze saygı duyuyorum.Ama Akp oluşumu, benim nezdimde 80 ihtilali sonrası yeşeren bir oluşumdur.Tıpkı 31 Mart Vakası ile birlikte dini kullanan kesimlerin topluma musallat olması gibi, 80 ihtilali sonrası da bu tür gruplar siyasi arenada boy göstermişlerdir.
Bazı grupların sürekli ifade ettiği bir konu vardır.Osmanlı İmparatorluğu şeriatla yönetiliyordu diye.Hayır efendim.Osmanlı İmparatorluğu şeriatla yönetilmiyordu.Dini kuralların yanında örfi kurallar da söz konusuydu.Ayrıca şeriatla yönetilen hiçbir ülkede devlete bağlı genelev bulunmaz.Ben Osmanlı’da Tanzimat Fermanı sonrası söz konusu kurumlardan çok fazla olduğunu gösterebilirim.Tarihi okumaktan aciz yazarlarımız, çizerlerimiz yıllarca hep bunu söylediler ve günümüzdeki bu dini kesim (!) dedikleri acayip grubu da 31 Mart Vakası oluşturdu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahlar tahttan indirildiklerinde ve hal edildiklerinde de yeniçeriler genelde şu söz söylediler : “ŞERİAT İSTERÜK”.Osmanlı hiçbir zaman şeriatla yönetilmedi.Kuran-ı Kerim hükümlerinin yanında, örfi kurallar da söz konusuydu.Bu sözlerimizi günümüz popülist aydınların söylemlerinden değil, araştırmacı kimliğimden aldığım birikimle söylüyorum.
Peki bunları neden anlattım? Günümüzde Saadet Partisi ve Akp oluşumunun temelinde de bu bozuk anlayış söz konusudur.Din söz konusu olunca insanları kandırmak çok kolaydır.Kendi ideolojileri söz konusu olunca Abdülhamit’i yere göğe sığdıramayan zihniyet, Enver Paşa’ya ateş püskürür.Abdülhamit büyük bir hükümdardır eyvallah.Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim.Toplumun karabasancıları Mustafa Kemal söz konusu olunca fazla ilgilenmezler onunla.Varsa yoksa Abdülhamit!Ben burada Abdülhamit’in yüz hatasını ardı ardına sıralarım.Sonra bana tövbe de derler.Sen Osmanlı düşmanısın derler.İnandıkları, güvendikleri ve birikimleri 31 Mart Vakası’nın günümüze getirdikleridir aslında.Daha ne diyeyim.Türkiye’de sağ ve sol oluşumunu ayrı, Akp ve Saadet oluşumunu ayrı değerlendirmek gerekir.
Saygılarımla.
@Fatih Emre Polat Kılıçdaroğlu da aynı tas aynı hamam çıktı benim yazımda iyi dileklerim olmayacak ilerisi için yani. Eksta birşey yok şu anda. Aynı tas aynı hamam. (Yani partizanlık yapmayı sevmem ama gözlem yapmayı çok severim ki gaziosmanpaşa da ikamet eden biriyim 1.1 milyon nüfüslı bir yer he çeşit insan var ama yine insanların oy rengi belli, yani muhtemelen evet çıkarsa referendum da akp oyu yine temmuz 2011′de yüzde 45′in altına düşmez en kötü yüzde 40… Bİrşeyi belirteyim bir de Abdülhamit ile ilgili bişeyler söylesem olumsuz osmanlı düşmanı derler diyorsun ya… Mehmet Akif ve Abdülhamit İslamcıların, muhafazakar kesimin çok sevdiği 2 insandır. Ama Akif Abdülhamit’i hiç sevmez… Herkes eleştirilir ya zaten 2 şeyden nefret ederim Kemalistlerin Atatürk’ü, İslamcıların Abdülhamit’i…
İbrahim Bey.Siz koyu bir Akp sempatizanısınız.Sizinle bu konularda konuşamıyorum.Daha doğrusu konuşmuyorum.
İkinci olarak Akif Abdülhamit’i sevmezdi diyorsunuz.Bizim konumuzla ne alakası var bunun?Ben diyorum ki dini kesimin sarıldığı isimler bunlar.Elinize Aksiyon dergisi alın ve Abdülhamit ve Akif’le ilgili yazıları okuyun.Birine evliya derler, birine şair-i azam derler.Birincisini bilemem.Ama Akif gerçekten büyük şairdir.
Yahu ben Akif’in de Abdülhamit’in de düşmanı değilim.Ben gerçekten bu iki isimi de çok severim.Ama her ikisi de üstüne Necip Fazıl da ideolojilerin kurbanı olmuş vaziyetteler.Mezarda kemikleri sızlıyor adamların.
@Fatih Emre Polat, Türkçe anlaşamıyoz farkında mısın? Ben senin tarafından bşy söyledm Abdülhamit’i eleştirir insan dedim, Osmanlı düşmanı da olmazsın ayrıca dedim.(Akif de eleştirirdi düşman olmadı bunu söylemek istedim.) uzatmanın gereği yok ama, Ama bir önerim sana bir kimliğe bürün, laf yapcam diye bir avuç içi bir avuç dışı olma derim…
Anlaşamıyorsak sorun sizdedir efendim.Ben son mesajımın bir kısmını size yazdım, diğer kısmında ise konu ile ilgili görüşlerimi ifade ettim.Her mesajı şahsınıza yönelik kabul etmeniz, balık gibi atlamak kompleksini ortaya çıkarıyor sizde sanırım.Sizi anlıyorum İbrahim Bey!Altta kalmamak kompleksiniz mevcut.
Siz Osmanlı düşmanı olmazsınız dediniz.İyi de kardeşim toplum öyle düşünüyor.Ben toplumdaki bir yanlışı ifade etmeye çalışıyorum.Size ne oluyor yani?Söylediklerime katılırsınız veya katılmazsınız.Ama laf yapıyorsun gibi yakışıksız sözler söylemeyin.İstirham ediyorum.Ben sizi muhattab kabul edip, saygı sınırları içinde konuşuyorsam, sizden de aynı saygıyı bekleme hakkım var.
Bu arada ben Türkçe Öğretmeni adayıyım.Şimdi buna da bir kulp takarsınız.Haydi bakalım.Kimliğime laf atandan, her naneyi beklerim. :)
Saygılarımla.
@Fatih Emre Polat, Yorumunun tümünü oku kendini anlatmışsın. Babacan Balık gibi atlama demişşsin sitede yazılan hangi yazıya baksam sen bir yorum yazıp tartışmaya girmişsin insanlarla burda ki benim yazım yorumları da ben dikkate alırım eee şimdi ”balık” gibi atlamak lafı kime yakıştı.
yani burdan sonra sözün bittiği yer olur saygılarımla…
Yahu vallahi hocam çocuk gibi tartışmak niyetindesiniz.Son noktayı sen koydun, ben koydum tartışması olmamalı bu.Benim konuyla ilgili görüşlerimi ifade ettiğim bir durumda, yani sizle doğrudan muhattap olmadığım bir yerde siz sanki o söylemleri size söylüyormuşum gibi bana öyle bir tavır aldınız ki anlatamam.Üstüne kimliğini oluştur gibi saçma sapan bir söz söylediniz.Hiç yakıştıramadım doğrusu.
İkinci olarak, her konuda tartışma çıkartıyorsun demişsin.Benim işim muhalefet kardeşim.Keşke, başkaları da benim yazılarıma muhalif olsalar.Her yazılanda muhakkak göz önünden kaçan konular mevcuttur.Tartışmayı başlatırken balık gibi atlamıyorum.Zira, yazının altında yorum yap diye bir link var.Yani yazar arkadaşlar emin olun memnun oluyorlardır bunlar.Herkes sizin gibi hazımsız değil. :)
Saygılarımla.
@Fatih Emre Polat, Dostum iş uzar. haklsın, you are right, tu as raison…. her şekilde haklısın diyelim. ”Şahsen her bireyin de yorum yapmasından keyif almıyorum ya dobra olmak lazım. ”mümkün olsa mesela ‘yorum yaz’ kısmını herkese açık tutmam.
İbrahim Bey.Benle Türkçe konuşun mümkünse.Her şekilde haklı olmak ne bana bir şey katar, ne de sizden bir şey eksiltir.
Yorum yap kısmını herkese açık tutmazsanız, ancak kendinizi tatmin etmiş olursunuz.O zaman da deneme yazısı yazmanızın hiçbir anlamı kalmaz.Eleştiriyi açık olmazsanız, kendinizi ilerletemezsiniz.
Benim hayatta en çok kızdığım husus, insanların düşüncelerimle değil, şahsımla tartışmaları.Ben bu duruma çok kızarım.Gerçekten, acizlik gösterisidir bu.Siz, siz olun insanların kimliğiyle, kişiliğiyle değil, düşünceleriyle uğraşın.
Saygılarımla.
@Fatih Emre Polat, Aykırı kişiliğim ben herkesin eleştirisi beni ileriye götürcek değil ya, yok öyle bişey. demek o ki bitsin gereksiz tartışma bana ekstra katkın olmaz merak etme sen dostum aksine eksiltirsin gibi duruyor. Yani öyle eleştiye aç değilim… eleştiri var eleştiri var dostum sağlıcakla…sözüm genele, Mevlana’nın meşhur lafı kıstasımdır benim.” adama-söze” diye bir söz işte…