Yazın türümüzün deneme olması sebebiyle Tarih’e çok da bağlı kalmadan bir yazı kaleme almayı düşünüyorum.Sonuçta yazdığımız yazının bilimseliğini kimse incelemeyecek.Kaynakçası da yok bu yazının.Dipnot da eklemiyoruz ya.İşte bir şeyler deniyoruz kalemimiz yettiğince.
Osmanlı Duraklama Dönemi’nin en önemli iki sadrazamından bahsetmek muradım.Duraklama Dönemi’nde Yükseliş emareleri gösteren bir devlet olması Osmanlı’nın?Kim inanırdı ki Yeniçeriler durmadan isyan ederken, Maliye bozulmuşken bir devlet adamı çıkacak ortaya ve bu kötü gidişe bir dur diyecek ve tekrar yükseltecek Devlet-i Osmaniye’yi.Kim inanırdı alınamaz denilen “Kandiye” Kalesi fetholunacak, Uyvar önlerine varacak Osmanlı Sancağı ve Avrupa’da deyimleşecek bu : “Uyvar önlerinde bir Türk gibi.”
Köprülü Mehmet Paşa bazı tarihçilerimizin söylediği şekliyle okuma yazma bilmeyen biri değildi.Kendisinin bir devşirme olduğunu göz önünde bulundurursak onun iyi bir eğitim aldığını da bilmemiz gerekir.Köprülü rakipleri tarafından sevilmeyen bir devlet adamıydı.4.Mehmet döneminde 78 yaşındayken sadrazamlık yetkisini alan Köprülü Mehmet’in bazı koşulları vardı.Kendisi aleyhinde söylenen sözlere itibar edilmemesini, geniş yetkiler verilmesini istemişti.4.Mehmed tarafından kabul edilmesiyle sadrazamlık görevine geçti merhum.
Sadrazamlık görevini almasıyla orduda temizlik yapmaya başladı kendisi.Dersaadet’te asayişi temin etti.Bununla yetinmeyip, Çanakkale Boğazı’nı kapatan Venediklileri geri püskürttü.Devlet otoritesini sağlamlaştırdı.Yaşlı olması sebebiyle bir süre sonra vefat etti.Vasiyeti üzerine sadrazamlığa oğlu “Fazıl Ahmet Paşa” geçti.
Osmanlı’da vasiyet üzerine sadrazamlıkların babadan oğula geçmesi hususu tartışma konusu edilegelmiştir.Ama bu sadrazam adaylarının uzun yıllar devletin belirli kademelerinde çalıştıklarını (atabeylik, beylerbeyliği gibi) göz önünde bulunduracak olursak bunun bir hak olduğunu düşünmemiz gerekmektedir.Evet.Köprülü Mehmed büyük bir devlet adamıdır.Ama oğlu da babasının izinden gitmiştir.Onun aldığı eğitimi almıştır.Pişmiştir.
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa , babasının temin ettiği devlet otoritesini ve düzeni artık seferlerle taçlandırmak gerektiğini düşünmektedir.Bu nedenle Venedikliler’in himayesinde bulunan ve Ege Bölgesi’nde büyük bir tehdit olarak olgılanan Girit adasındaki “Kandiye” kalesini fethe yönelmiştir.Osmanlı ordusu uzun uğraşlar sonucunda burayı fethetmiştir.Böylelikle Kanuni zamanında bile fethedilemeyen “Kandiye” Osmanlı himayesine girmiştir.Bu olayın öncesinde “Uyvar” kalesinin fethi vardır ki tarih yazıcıları öve öve bitiremezler Osmanlı askerlerini.”Uyvar önlerinde bir Türk gibi” sözü Avrupa’da mertliği, cesareti ifade eden bir deyim olarak uzun yıllar söylenegelmiştir.
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Duraklama Dönemi’nde yükselişe geçen bir devlet temin etmiştir.Lehistan (Polonya) üzerine yaptığı seferler üzerine “Bucaş Antlaşması” imzalanmıştır ki bu antlaşma ile Osmanlı batıda en geniş sınırlara ulaşmıştır.
15 yıllık sadrazamnlığında durağanlaşan devlet müesseselerini tıkır tıkır işletmiş, orduda , donanmada yaptığı ıslahatlarla ilerisi için olumlu gelişmelerde bulunmuştur.Edirne’de vefat etmesi üzerine babasının yanına gömülmüştür.Kendisinden sonra gelen devlet adamları, onun mirasına hakkıyla sahip çıkamamışlar ve duraklamayı durduramamakla beraber Gerileme’ye de neden olmuşlardır.
Sözlerimizde; eksik çok, hata yok.Aslında Köprülüler dönemi 1 sayfaya sığarak anlatılabilecek bir dönem değil.Ama biz kısa ve öz bilgi vermekle yetindik.Umarım faydalanırsınız.

