Kürt değilim. Kürtçeden de anlamam. Ama 1–2 gündür internetten Kürtçe ile ilgili dokümanları okuyorum. Bir merak başladı açıkçası. Nedir bu Kürtçe?
Araştırmamda kullandığım en önemli kaynak Wikipedia oldu. Herkesin değiştirebildiği bir platform olsa da tatmin edici bir bilgi vermiş Kürtçe ile ilgili. Haydi başlayalım!
Kürtçe Farsçanın bir kolu. Kuzey Batı kolu hem de… 1000′li yıllarda Farsçadan ayrılmış ve birçok değişikliğe uğramış. Günümüzde Farsçaya yakınlığı var ama ayrılan yönleri de mevcut. Burada Kürtçeyi biliyor olsaydım dilbilimsel olarak irdelerdim. Ama bilmediğim için bilinenler hakkında fikir yürütme cesaretini kendimde görüyorum.
Kürtçe, kendini yenileyebilen gelişen dünyaya ayak uydurabilen bir dil değil. Esasında bir dil değil. Lehçe olarak görülebilir. Farsçadan etkilenmiş genel olarak. Ama piyasaya yeni bir kelime çıktığı zaman mesela (teknoloji) bunu bizden olduğu gibi alıyorlar. Bu bağlamda bize de sımsıkıya bağlanmışlar. Ayrılamıyorlar. Ama işlerine geldiği zaman biz bir grubuz, biz farklıyız diyorlar. Garip…
Kürtçenin bir sözlüğü olup olmadığını bilmiyorum. Kelime hazinesinin çok kısıtlı olduğunu sanıyorum. Doğa olaylarını anlatmada farklı kelimeler kullanabilseler de kendini yenileme ve kelime türetebilme hususunda çok, hem de çok zayıflar.
TRT 6 (Şeş) kanalına baktım geçenlerde. Kürtçeden anlamam. TRT’ye de anlam veremedim. Tamam, Kürtlere özgü olabilir o kanal. Ama bari altına Türkçesini yaz. Fransız kalmayalım biz de olaylara. Sanırım Kürt bir yazarı anlatıyordu. Bir şey anlamadım tabii ama anladığım, aynı kelimeleri 1 dakikada 8–10 kere kullanmasıydı. Gerçekten gülünç bir durum oluyor. Bu bir dilin kelime konusundaki açlığının bir göstergesi olabilir. Kürtçe diye bir dil yoktur. Kürtçe diye bir lehçe vardır. Her ne kadar biz İranlı değiliz deseler de araştırdığım kadarıyla dilbilgisi de dâhil kökeni İran. Bu kadar basit kardeşim. Onlar 3000–5000 kelimeyle konuşsunlar. Kendilerini sığ sulardan engin denizlere bırakamasınlar. Biz 600.000 kelimeyle (TDK 2005 ) konuşalım (Tabii 600.000 kelimeye vakıf olanımız varsa).
- Yazının başına dön!Fatih Emre Polat
Yazar Hakkında

Web Sitesi: http://www.sevgisekeri.com
Yazar Hakkında: Bir yazarın biyografisinden çok, yazdıkları önemlidir.Paha biçilemez bir eser, mazide kalmış büyük bir şöhretten daha kıymetlidir. Geçmişle övünmek boş bir hevestir.Geleceğe bakmak lazım.Kalıpları yıkmak lazım.A düşüncesinden, B düşüncesine dümdüz giden yolun tutsakları olan günümüz toplumuna, kestirme yolları göstermek lazım. Yazar, kendini yenileyemiyorsa yazmasın.Sorgulayamıyorsa, eline kalem bile almasın. İş bu sahifenin yazarı, naçizane bir kalem ve bir beyin sahibi!Saygıda, düşüncede, ifadede ve sanatta... Edebiyat "edeb"le başlar dostlar. Saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
- İntihale, Hayat Hırsızlığına Yıldızlı Pekiyi!
- Gidiyor 2008!
- Düşünmek
- Ya Bizsek Anormal Olan?
- Farklı Bir Pencereden Video Oyunları…
- Bitti, Zor Oldu ama Bitti.
- Mustafa Kemal’den Atatürk’e
- Peki Ya Savunma?
- Bitmesini İstemediğim Mektup – 1
- Nerede Bu Müslümanlar?
- We Are All Witnesses*
- Bal Kabağı
- Sıfır Çatışmalı Politikamız
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Yerde Yatan Kim?
- Cennet de Bende Cehennem de
- Gerçek Zenginliği Öğrenmeye VAR mısın YOK musun?
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yol Tıkanınca
- Devlet ve Hükümet Politikası
- 2010 Sözü ve Güveni Yitirmek
- Derin Yahudi
- Yaşar Nuri’nin Benzetmeleri Üzerine
- EVET Mi HAYIR Mı?
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Ölümü Düşünmekten Kaçınmak
- Penguenlerdeki Fedakârlık
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Bizler Mahkum Edilenler, Onlar Oyunun Kurnazları!
- Bizsizleşmek




Kürtçe diye bir lehçe yoktur Kürtçe diye bir dil vardır.
Öncelikle şu soruya cevap aramak lazımdır: Kürt diye bir millet varmıdır ?
Kürt diye bir milletin varlığını kabul ettiğimize göre bu milletin bir de dili vardır o da kürtçedir. bunu yoksayamayız.
İkinci bir nokta Kürtçe Hint-Avrupa dillerinindendir, Hint avrupa dilleri Avrupa ve asya olmak üzere ikiye ayrılır, asya kolu da hint ve iran olarak ayrılır. iran burda genel bir terimdir, iranca diye bir dil ve iranlı diye bir millet yokdur, iranlı diye bahsedilen insanları doğru biçide ifade etmek gerekirse onlar perslerdir. bu gün bir iranlı ile görüşme fırsatı bulursanız ingilizce sorduğunuzda bile ‘i’m persian’ gibi bir cevap alırsınız :) Devam edelim hint ve iran dili olarak ayrılır demiştik buradaki iran dili denilen şey yine bu dil ailesinde bir koldur, buraya kürtçe ve farsca da dahil olur. aynı kolda bulunuyor olmaları biri birinin lehçesi olmasını sonucuna ulaştırmaz.
Farsca ile kürtçe arasında bir benzerlik varmıdır?
Tabi ki doğal olarak vardır. sonucda aynı dil ailesinden geliyorlar zaten. Lakin Farsca ile Kürtce arasındaki fark Türkceyle Türkmence arasındaki farklar gibi değildir. Kürtce hem konuşma yapısı hemde dil yapısı itibarıyle farscadan oldukca farklıdır, bir farsca konuşan biriyle kürtce konuşan birini rahatlıkla ayırabilirsiniz hatta kürt diliyle ilgili nihal atsızın söylediklerinden bile bir sonuca varabilirsiniz durum o derece açık yani (:
yalnız
Kürtcenin tarihsel gelişimini incelediğinizde kürtler mezapotamya bölgesine göç ettiklerinde (8 yy) kürtçe, farscanın bir lehçesiydi tabii 8. yüzyıldan bahsediyoruz. Kürtce 10. yüzyıldan itibaren farscadan bağımsız olarak değişim sürecine devam etti, içerisine cok sayıda ermenice gürcüce türkçe kelimeler girdi ve en önemli ayrım olarak dildeki sesler farscadan ve diğer dillerden farklı olarak değişti. Bu dilin tarih boyunca yazılı dilde pek kullanılmaması, dili ilerletecek yazarları vs cıkmaması da gelişmesine engeldir. ayrıca kürt lehcelerini de araştırmalısınız, birbirine bazen cok yakın bazende ucurum yaratacak farklar vardı kimi Kürtce lehceleri arasında..
Direk fikir beyan etmek yerine cok daha kapsamlı bir araştırma yapmalısınız bence çünkü doğru bilgi olmadan yapılan yorumlarda doğru olmuyor..
Bu güzel denemenizle fikir dünyamızı aydınlattığınız için teşekürler..
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt milletinin varlığını kabul etmenizin ne kadar enteresan olduğunu söylememe lütfen müsaade edin.8. yüzyılda Farsça’nın bir lehçesi dediğiniz Kürtçe’nin,günümüzde müstakil bir dil olduğunu iddia etmenize bir ben gülmem.Tüm dilbilimciler güler buna.Neden gülerler biliyormusunuz?Hiçbir lehçe, başlı başına bir dil olamaz da ondan.Türkçe, müstakil bir dildir.Hint-Avrupa Dil ailesi’ndeki dillerden doğu kökenli olanlar arasında Farsça da vardır ve Farsça da müstakil bir dil olarak kabul edilir.Sizin dediğiniz neye benzer biliyormusunuz?Türkçe’den çok eski zamanlarda ayrılar Yakutça ve Çuvaşça’ya bunlar ayrı bir millet demeye benzer.Toplumu parça pinçik etmenin gerekliliğini anlamayan biri olarak sözlerime devam etmek isterim.Yakutlar ve Çuvaşlar da Türktür.Türkçe’nin uzak lehçeleri olsalar da Türk’tür bu milletler.Bu bağlamda Kürtler’de dilbilimsel açıdan değerlendirildikleri zaman Fars’tırlar.
Bir dile ait alt lehçeler aradan 1000 yıl geçse de sonuçta o dilin lehçesidirler.Onları ayrıbir millet kabul etmenin, tutarlı tarafını bize gösterin ki,siz de bizi aydınlatmış olun?
[bu yoruma cevap ver!]
Orta Asya’da konuşulan Türkçe ile Türkiye Türkçesi’ni de rahatlıkla ayırt edebiliriz.Biz bu doğrultuda düşündüğümüzde Orta Asya’daki Türklere, bunlar ayrı bir millet demiyoruz.Bu dilde bölücülüktür.Dilde bölücülük de bizi ayrı milletler ortaya çıkıyor dememize götürüyor.Bunlar yanlış şeylerdir.Bana Nihal Atsız’dan örnek veriyorsunuz.Nihal Atsız dilci mi?Bana ne Nihal Atsız’dan.Bana dilcilerden örnek verin.
Dildeki uçurumlar lehçelere has şeylerdir.Ağızlara has değildir.Kürtçe’ye lehçe deme yüceliğini gösteriyoruz dikkatinizi çekiyorsa.Ağız demiyoruz.Kürtçe’nin de birbirinden uçurum olacak şekilde ayrılacak kadar farklı türleri olabilir.Ama Kürtçe’yi ayrı bir dil olarak telakki edemediğimiz için onlara da ağız deme mecburiyetimiz var.
Kavram karmaşası yaşıyorsunuz Sayın birgenç.Her milletin müstakil bir dili olacak diye bir kaide yok.Buraya lütfen dikkat.İngilizce örneğini veriyorum.İngilizce müstakil bir dilmidir?Tabi ki değildir.Ama milletmidir?Millettir.İngilizce 1500′lü, 1600′lü yıllarda bölgede konuşulan dillerin ve Latince’nin tesiriyle bugünlere gelmiş bir dil birleşimidir.Ama millettir.Fakat Türkçe, müstakil bir dildir.Türkiye Türkçesi de onun bir lehçesidir.Söylemek istediğim de bu işte.Kürtçe müstakil bir dil midir?Değildir.Farsça kökenlidir.Millet midir?O da değildir.Neden?Çünkü bir yurtları yoktur.Ortak inanışları ve değerleri yoktur.Kürtçe, gelecekte de istense de müstakil bir dil olamaz.Ama millet olması pek de uzak durmuyor.
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt milletinin varlığını kabul edenin de bu görüşünü hangi dayanak üzerine oturttuğunu açıkçası merak ediyorum.Ermeniler bir millet olabilirler.Neden?Çünkü ortak inanışları geçmişte de vardı.Şimdi de var.Fakat Kürtler’in ortak inanışları geçmişte yoktu.Kabile gibi yaşamaktaydılar.Bir ülküleri yoktu.Şimdi filizlenmeye çalışıyorlar.
Türkler bir millettir.Bakın Göktürk Abidelerine.Ne diyor hükümdar.Ey Türk Milleti.Bu Türk Milleti Kore’deki Mançurya’dan, Hazar Denizi’ne kadardı ve hükümdar bu millete sesleniyordu.Bana bir Kürt Hükümdar söyleyin ki dünyadaki tüm kürtlere seslenmiş olsun.Daha toprak parçaları mevcut değilken, biz bir milletiz demeleri ne acınası durum.Ben Kürtçe’yi inceliyordum sayın birgenç.Ama siz olayı çok farklı bir boyuta çektiniz.Şimdi söyleyin.Haksızmıyım?Kürtler’in daha kökeni tam anlamıyla belli değilken, Farsça kökenli olduğu açık bir şekilde belli iken, Kürtler bir millettir demenizi nasıl sükunetle karşılayabilirim.
Bana Kürtçe’yi inceleyin diyorsunuz.Siz incelediniz mi?Kürtçe yazan kaç yazar var ki dilbilimsel olarak irdelensin.Kürtçe’nin Farsça’nın bir alt kolu olduğunu, dilbilimciler bas bas bağırırken, bana Kürtçe bir dildir, Kürtler de bir millettir diyorsunuz.Tamam.Kürt olabilirsiniz.Buna birşey demem.Ama yorumunuzda ne kadar duygusal davrandığınızı da anlayın lütfen!
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt milletinin varlığını kabul ediyorum, kürt diye bir dilin varlığını da kabul ediyorum. siz gülsenizde kabul edicem gülmesenizde. bunun için duygusal davranmama gerek yok. Hayatınızda hiçkürtlerin yaşadığı bir köye gittinizmi ve ya bu köyde bir kürtün doğuşundan beri yaşamını bilirmisiniz bilmiyorum. kürt köyü diye bahsettiğim yer harbi kürt köyü yani orada ki yaşlılarımız yani anneannelerimiz dedelerimiz kürt ve ben kendimi bildim bileli bende kürdüm. böyle gördük böyle yaşıyoruz. irandaki biriyle ne kadar ortak bir kültürümüz var sizce?.
Şimdi diyorsunuz ki kürt diye bir millet yoktur bunlar aslında persdir. sadece siz değilsiniz bizleri yok saymaya calışan türk olduğumuzu iddia edenler de var. örneğin genel kurmayın 81 ilde başlattığı ‘kürtler türkdür’ kampanyası gibi. (bkz: Erbil Tuşalp->Eylül imparatorluğu ). Şu açıdan sizi kabul edebilirim. Bilimsel olarak aslında kürt olmayabilirim türk ve ya pers olabilirim ama sizde lütfen şunu kabul edin: benim bir persden de türkden de farklarım var, farklı bir kültürüm farklı bir dilim(lehçe bile olsa) ve sahip olduğum farklı değerlerim var saygı duymalısınız. ben doğarken nerede hangi milletten hangi aileden doğacağımı seçmedim ve sahip olduğum bu farklılıklardan dolayı beni dışlayamassınız beni yok sayamassınız.
Ben bir antroplog dil bilimci ve ya herhangi bir profesor değilim ben sadece bir vatandaşım kendi bakış açımdan değerlendiriyorum gördüklerimi. zannediyorum ki bir profesor olmasam bile sahip olduğum değerleri korumaya hakkım olmalı ?
Orta asyadaki türkçeyle tabii ki bu günkü türkçe birbirine benzemiyor kimse de orta asyadakinin türkçe olmadığını iddia etmiyor zaten ben dil bilimci değilim pek anlamam ama bu dilin yapısıyla ilgili bir durum olsa gerek. yalnız. Dildeki uçurumlar lehçelere has şeylerdir dediniz bende lehçelerden örnek vermişdim zaten. kürtceyi incelemeye başladığınıza göre kurmançca ve zazacayı da incelemenizi rica ediyorum çünkü bunlar kürtcenin lehceleridir.
Her milletin müstakil bir dile sahip olmadığını ve verdiğiniz örnekleri biliyorum. burdan yola çıkararak kürtce farscanın bir lehcesi bile olsa aslında sizin dediğiniz gibi kürtler iranlı, değildir.
bu nokdada tartışma iki ayrı kola bölünmüş oluyor aslında
1)Kürtce diye bir dil varmıdır ?
2)Kürt diye bir millet varmıdır ?
2. konuya yaklaşımınızı doğru bulmuyorum. örneğin
‘Millet midir?O da değildir.Neden?Çünkü bir yurtları yoktur.Ortak inanışları ve değerleri yoktur.Kürtçe, gelecekte de istense de müstakil bir dil olamaz’
diyorsunuz Her yurdu olmayan millet olmayacak diye bir kaide de yokdur. sanırım buna örnek vermeme gerek olmayacak kadar örnekleriyle doludur dünya. yani millet olmamasını ortak inanışları ve değerleri olmamasına bağlıyorsunuz. yanılıyormuyum ?
Burdan yola çıkarak önce millet kavramını inceleyeceğim
millet kavramı için wikipedideki tanımları yinelemiyorum onun üzerinden devam ediyorum.
Bu gün türklerin kendine özgü yurtları vardır. ortak geçmişleri kültürleri vardır. bu gün azeri türkü de türkdür sibir türküde türkdür türkiye türkü vs hepsi türkdür, ama hepsinin ortak bir yurdu tabiiki yok bu saydıklarımın ve fazlasının ortak yurdunun olmamayışı gayet tabii ki hiç birini ayrı bir millet olarak tanımlamıyoruz. Bu farkları tanımlamak için ‘kimlik’ kelimesini kullanıcam, bu farkı tanımlamak için başka bir kelime varmı bilmiyorum. örneğin türkiye türkü bir kimlikdir olarak yani.
Bulgaristan türklerini örnek alalım geçmişiyle beraber. sovyet döneminde türk halkı rahat yaşıyordu Bulgaristan Halk Cumhuriyetinden bahsediyorum. ilkokul ortaokul ve teknikokullarda 150binden fazla türkün çocuk ve genclerinin okuduğu, liselerde her yıl 12bin öğrencinin okuduğu 10 türk millet vekili olduğu, 600 den fazla türk okulunun olduğu bütün türklerin yaşam bölgelerinde türkçe kitapları olan halkevleri ve kitapokuma evlerinin olduğu 3 milyondan fazla trajlı kitapların basıldığı ve 90bin trajlı gazete ve dergilerinin olduğu bir devlet. Bulgaristan halkının 10/1 i türkdür ve bu haklara sahip olduğu bir dönemdir. Daha sonraları çok şeyler yapıldı türk halkına zorla isimleri değiştirildi vs. ve bunlar yapılırken ‘Bulgaristanda türk milleti yokdur, kendini türk zanneden islamlaşmış bulgarlar vardır’ diyorlardı, gerçekden yokmuydu türk?. BHC nin faaliyetlridir orada türklerin yaşadığının ispatı.
kaldı ki sizin iddia ettiğiniz kibi kürlerin bir iranlı olduğunu kabul edersek, kürtler ‘mezapotamya persleridir’ deriz. böyle dersek de şu sonuca varırız. ‘kürt mezapotamya perslerine verilen addır’, ve ya ‘bir pers kimliğidir’.
Tartışmanın birinci tarafından yani ‘Kürtce diye bir dil varmıdır ?’ tekrar baktığımızda
Farscadan geldiğini söylemiştim, farsca olarak kastettiğim şey irani diller çünkü bakarsanız 8. yy da daha farsca diye bir dil yok. irani diller okudğum farklı kaynaklarda farsca diye de geçiyor tanımım yanlış değil temelinde. kastettiğim farsca yani irani diller diyeceğim bundan sonra, irani diller 3e ayrılır eski irani diller orta irani diller ve yeni irani diller diye. kurdce orta irani dillerden gelmekdedir, sizin dil tabirinizle de dil bilimciler işte bunu bas bas bağırıyorlar. bende burdan bas bas bağırıyorum ki bu gün iranın dili olan farsca yeni irani dillerden gelmekdedir ve ‘irani diller’ bir deyimdir iran dili değil. irani diller hint avrupa dil ailesinin bir öbeğidir, dil öbeği. siz daha iyi bilirsiniz ki dil öbekleri dillere ayrılır.
Kurcenin ‘iran dili’ olması ve ya irani dili kullananların da illaki iranlı yani pers olacak diye bir kaide yokdur. yani bu gün afgan diye de bir millet vardır, dilleri peştucadır oda kürtcenin geldiği gib orta irani dilinde geliyor ama hiç bir dilbilimci afganlar aslında iranlıdır demiyor ve ya hiç kimse afgan diye bir millet yokdur demiyor. sizce neden ?
Konuya farklı bir yerden bakmak istiyorum.
Tamam kürd diye bir millet olmasın, aslında pers olsun, tamam kürdce diye bir dil olmasın bir lehce olsun. hal bu olduğunda bile kürd diye bir ‘kimliğin’ varlığını reddedemezsiniz. bu sizin ve benim varlığım kadar gercek bir olgudur. her acıdan böyledir.
Ve sizi şu açıdan kınıyorum
‘Daha toprak parçaları mevcut değilken, biz bir milletiz demeleri ne acınası durum’ oldukca saldırgan bir tavrınız var. hakkımızı savunmamız için illaki dağa çıkıp pkk cılık mı yapmamız gerekiyor. çıkanlar var evet lütfen beni bunlarla eş tutmayın ben kesinlikle karşıyım yalnız siz bu cümlenizle tahrik yaratıyorsunuz haksızmıyım ? pkknın faaliyetlerini meşru kılıyorsunuz. yani adamlar şöyle düşünüyor “millet olabilmemiz için toprağımızın olması gerek” eğer türk mileti böyle tavır alırsa zaten birbirinden cahil kürtler de bu şekilde düşünmeyecek mi ? sorunlar barışla çözülemez mi ? sadece pkk suclu olmuyor demekki türklerde de suc var. ama [b]biz bu hataları silah la değil konuşarak çözmek istiyoruz yeterki elinizi vicdanınıza koyarak bizi dinleyin..[/b] daha önce belirttiğim gibi illaki millet olmak için toprak parçası gerekmiyor.
Ve Kazanımlarım
Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekür ederim, olaya daha farklı bir açıdan bakmaya başladım diyebilirim. kürtcenin iran dili olması konusunda daha somut bilgiler verirseniz kaynak gösterirseniz kürdcenin birlehçe olabileceğine daha çok inanabilirim, bu konudaki önyargımı farkettim ve parçalamak için çaba gösteriyorum umarım sizde önyargılarınızı parçalamak için çaba gösterirseniz. yalnız kürdlerin bir millet olmadığı düşüncesinde değilim. Biraz da duygusal davranmışım o konuda haklısınız ama tamamen duygusal davrandığımda söylenemez, bu mesajımda da kimii yerlerde duygusal davranmış olabilirim ama genel ve önemli olan kısmında dikkatle bilimsel davranmaya çalışdım.
Ve son olarak
Lütfen sözlerimi yanlış anlamayın hepsini en iyi niyetlerimle yazdım. kürtceyi tabii ki incelemelisiniz, salt kürtceyi incelerseniz yanılgıya düşersiniz. kürd tarihini kürd kulturunu kürdlerin yaşayışlarını da incelemelisiniz. mesela kürdlerin kendine has müziği vardır. ne türklerde ne araplarda ne de iranlılarda vardır bu muzik. bas bayağı farklıdır yani demek istediğim. Sadece siz değil tabiki bunu ilgilenen herkez araştırmalı. gayet tabii ki benim de araştırmam çok önemli. Ben burda kürdcenin turkceden üstünlüğünü, ve ya kürd milletinin türk milletinden üstünlüğünü ispatlamaya çalışmıyorum böyle birşey zaten mümkün değil. ben sadece varlığını göstemeye çalışıyorum. biz de varız farklıyız diyerek sesimi duyurmaya çalışıyorum ve bunu silahla değil gayet samimi bir şekilde sizinle konuşarak yapıyorum. lütfen sizde beni anlamaya çalışın
[bu yoruma cevap ver!]
Anlatmak istediklerimin bir kısmı anlaşılmamış, bir kısmı da yanlış anlaşılmış sanırım.Şöyle ki :
Benim Kürtlere karşı bir husumetim yok.Kürt arkadaşlarım da oldu zamanında.Ama.Ben Kürtçe’nin müstakil bir dil olmadığını söylüyorum.İrani dillerden biri dediğiniz Kürtçe’ye ben Farsça’nın bir lehçesidir dedim.Neden dedim?Çünkü dile baktığınız zaman Farsça’nın temelinde şekillendiğini görüyorsunuz.
Kürtlerin hangi ırktan geldikleri tartışma konusudur.Aslında Kürtler’in dilleri de çok tartışılagelmiştir.Ben Kürtçe’nin Farsça’nın bir kolu olduğunu düşünenlerdenim.Bu konular aydınlığa kavuşmuş konular değildir.Ama en tutarlı olan Kürtçe’nin Farsça kökenli olduğu görüşüdür.
Bana Bulgaristan örneğini veriyorsunuz.Bulgaristan’daki Türkler diyorsunuz.Ben size ne diyorum iyi dinleyin.İngiliz Komutanı Hamilton’un 1. Dünya Savaşı’ndan sonra meşhur sözünü diyorum :
“Kürtler bizim dünyaya getirdiğimiz bir çocuktur.Bundan sonra kendileri büyüyüp gelişeceklerdir.”
Kürtlerle yorumun başında da söylediğim gibi hiçbir sorunum yoktur.Ama Kürtleri ortaya çıkaran da İngilizlerdir.Osmanlı kayıtlarında Talabani’nin ve Barzani’nin aşiretleri haricinde Kürt kaydı pek geçmez.Bunlar çok hassas konular.Yoruma çok açık konular.Siz kültürüm farklı, değerlerim farklı diyorsunuz.Bu toplumda lazlar da farklı, aleviler de farklı.Ben diyorum ki!Sizi tetikleyenler var.Siz 19.yy’da millet oldunuz.
Bir milletin millet olabilmesi için toprak gerekli olmayabilir.Ama bu bağlamda millet olmasının bir anlamı kalmaz.Amacım kargaşa çıkarmak değil.Ben diyorum ki değerleriniz bizle örtüşmüş.Değerleriniz aynı.
Bana Bulgaristan Türkleri’ni örnek veriyorsunuz.Oradaki halkımız işkence görseler de Türklüklerini kaybetmediler.Onlar bizle birlikteydiler.Kürtçe’ye laf etmiyorum.Kürtlere laf etmiyorum.Bu ülkede Kürtleri kimse ezmiyor aslında.KÜRTLERİ KÜRTLER EZİYOR!İşte siz bunu anlamıyorsunuz.En değer verdiğiniz, baştacı yaptığınız insanlar sizi arkadan vuruyor.Bizim değerlerimiz, sizin değerleriniz.Bundan 100 yıl önce Kürt mü vardı.Bundan 100 yıl önce biz bir milletiz mi diyordunuz?
Kürtçe’nin müstakil bir dil olmadığını söylüyorum.Müstakil dilden kastım Türkçe gibi değildir.Türkçe başlı başına bir dildir.Lehçeleri vardır.Fakat Kürtçe dilbilimciler arasında çok tartışılan bir konudur.Müstakil dil olamayacağı kesindir.Günümüzde İngilizce’ye de İspanyolca’ya da müstakil dil diyemeyiz.Farsça’nın diliniz üzerinde büyük etkisi ve yapılan çalışmalar Kürtçe’yi bir dilden ziyade lehçe konumuna sokmaktadır.Farsça’nın uzak bir lehçesidir.Biz böyle düşünüyoruz.Farsça’dan farkı olabilir.Farsça’dan farkları onun kökenini değiştirmez.Farsça üzerinde şekillenmiştir ve bu şekillenme İngilizce’nin Latince’den farkı kadar bariz değildir.Kürtçe hala Farsça’nın etkisi ve denetimi altındadır.
Kürtler’in kendilerine has müziği olabilir.Konya yöresinin de kendine has müziği var.Ben Kürtbilimcisi değilim.Dilbilim alanındaki kısmi bilgimi paylaşmak istedim.Millete zorla bir şey dayatılmaz.Kürtler bir millet, Kürtçe bir dil deniliyor.Tek taraflı bakıldığında çok hoş duruyor.Neymiş efendim!Kültürümüz farklı!Ee başka.Başka neyiniz farklı.Yemeniz içmeniz farklı mı?Kültürdeki bazı öğelerin farklılığı farklı bir millet doğuruyorsa bu ülkede 100 tane millet var demektir.Neyse.Sözlerimi burada bitiriyorum.Ben kavgadan yana değilim.Uzlaşmacıyım.Kalın sağlıcakla
[bu yoruma cevap ver!]
Ajitasyon yapmanıza da anlam vermiş değilim.Devlet beni de sahiplenmiyor.4 yıl okuyoruz.Sonra tekrar sınava giriyoruz.Kpss’den bahsediyorum.Ben de T.C vatandaşıyım siz de.Aramızda ne fark var?Ben de mi ajitasyon yapayım?
[bu yoruma cevap ver!]
Kürtler bu ülkede her hakka sahipken, bizle aynı haklara sahipken ne diye tepiniyorlar hala anlamış değilim?Bu ülkenin yasalarını kabul etmiyormusunuz kardeşim?Etmiyorsan bu ülkenin vatandaşı olma.Devlet sana bu hakkı da veriyor.Bu ülkede seni hor gören kim?Bu ülkede seni ezen kim?Siz, kendi kendinizi eziyorsunuz.Size kimsenin birşey dediği yok ki.
[bu yoruma cevap ver!]
Kürtçe’de 8000 dolayında kelime mevcutmuş.Yabancı dillerden gelen kelimeler çıkarıldığı zaman Kürtçe’de 300 dolayında kelime kalıyormuş.Esasında Kürt sözcüğü de Türkçe bir kelimeymiş.Temel gramer kaideleri göz önünde bulundurulduğu zaman Farsça’ya bağlı olan Kürtçe’nin bir dil olabilmesi, dilbilimsel açıdan imkansız gözüküyor.
Her dilin kendini yenileyebilme yeteneği olmalıdır.Kendini yenileyebilme gücü olmayan Kürtçe, çevresindeki dillerden alıntı yoluyla oluşmuş bir dil olarak ortaya çıkıyor.Kürtçe’nin lehçeleri olarak nitelenen Sorani ve Guranice uydurma şeylerdir.Sonradan uydurulmuştur.Dil olarak kabul edilemeyecek Kürtçe’nin lehçelerini kabul etmek filoloji dünyasına yapılabilecek en büyük hakaret olur.
Kürtçe’nin Farsça’nın bir lehçesi olabileceği görüşümün yanlış olabileceğini söylemek isterim.Hint-Avrupa Dil Ailesi ile bağları mevcut.Ama Kürtçe, Farsça’dan çok Türkçe’ye de benziyor.Ama bu yine de Farsça’nın bir lehçesi olabileceği tezini tam anlamıyla çürütmüyor.
Türkçe ile Kürtçe zaten karşılaştıramaz.Bir Türkçeci olarak Kelime Türetebilme Yeteneğimize hakim sayılırım.Şu an yayınlanmayan Kelime Türetebilme Yeteneğimiz denememi beklemenizi öneriyorum.İşte o denemeyi okuyarak Kürtçe’ye bir dil denilebilir mi, denilemez mi? Bunu iyice düşünün.Türkçe’de eski zamandan beri var olan bir kökten 100′e yakın kelime türetilebilir.Farsça’nın da bu türden bir yeteneği vardır.Kürtçe’nin esasında bir kabile dili olması da onun ortada kalamayacağını gösteriyor.İrani kökenli olması da bana kalırsa onu Farsça’nın bir lehçesi yapıyor.Bunlar tartışmaya açık konular.Ama Kürtçe’nin ortada bir dil olmasına imkan yok.İrani bir dil olup 800′lü yıllardan beri bir dil olmasına hiç imkan yok!İşte dilbilimcilerin temel üzerindeki düşünceleri onu Farsça’nın uzak bir lehçesi olabilir demeye götürüyor.En tutarlı görüş de bu olsa gerek.Kürtçe, Türkçe’den de gelebilir.Ama İrani dil olması, bilimsel açıdan imkansız.
İki seçenek var.Birini seçmek zorundayız.Kürtçe :
-Türkçe kökenli olabilir
-Farsça’nın uzak bir lehçesi olabilir.
Aslında Kürtçe’ye lehçe de denilemez.Farsça’nın ağzı da olabilir.Dilbilimci değilim.Ama beyin fırtınası yapıyoruz.Kürtçe’nin bu iki dilden çıkma olduğu (her ikisinden de olabilir) ihtimalini de göz önünde bulunduruyoruz.Lehçe de olamayacağını göz önünde bulundurduğumuz Kürtçe’nin, dil olabilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.Ya Fars kökenlidir ya da Türk.Ya da her ikisi…
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt olarak nitelendirdiğimiz toplulukta hem Türk vardır, hem Fars vardır, hem Ermeni vardır, hem de Arap vardır.Bu bağlamda Amerika gibi görülebilir.Fakat, mantıklı düşünüldüğü zaman 1000′li yıllarda İrani dillerde ortaya çıktı denilen Kürtçe’nin, gelişmesi lazımdı.O dil gelişmiyorsa, dil değildir.Öyle ve ya böyle temel kuralları ve kaideleri yoktur.
Bir kabile dilini ortada bırakmak da olmaz.Onu sonuçta bir ve ya birkaç millete bağlamak gerekir.Benim Kürtçe’deki kelimelerden çıkardığım sonuç şu.Gramer bakımından büyük ölçüde Farsça’ya ve Türkçe’ye bağlı olması onu hem Farsça hem Kürtçe yapmaktadır.Bizden daha çok kelime alsalar da Farsça’ya da oldukça bağlılar.Bizdeki kelime türetebilme yeteneğinin yüzde biri Kürtçe’de olmadığına göre, onu Farsça’ya biraz daha yakın görmek gerekir.
Kürtçe bir dildir demek, önceden de söylediğim gibi dilciliğe hakarettir.Biz burada varsayımda bulunuyoruz.Kürtçe, ne dildir, ne lehçedir, ne de ağızdır.Ufak çaplı bir bilmecedir.(8000 kelimeden ibaret bir bilmece).Bu bilmecenin düğümü bana kalırsa Türkçe’den ziyade Farsça’dan gelmektedir.Çünkü, Türkçe’nin temel yapısından birazcık almışlar.Ama Türkçe ile bağdaştırılması, Türkçe’yi alaşşağı eder.Neden?Türkçe’nin temel yapısı ve anlatım gücü Kürtçe’yi kabul edemez.Böyle bir şey mümkün olamaz.
Farsça’nın mensubu olduğu İrani dillerden gelmesi muhtemel dediğimiz Kürtçe’nin bugün 300 kelimesinin olması da onu o kadar eskiye götüremez.Bana kalırsa Kürtçe, öyle 1000′li yıllarda ve ya 1500′lü yıllarda Farsça’nın denetimi altındadır.Cumhuriyetten sonra da bizim denetimimize girmiştir.Ama Türkçe, Kürtçe’yi bir lehçesi olarak kabul edemez.Bu Türk Dili için çok büyük bir kayıp olur.Bizim son olarak söyleyeceğimiz şu :
Kürtçe, Farsça’nın penceresinden değerlendirilebilir.Türkçe’nin penceresinden değerlendirilemez.
Birçok varsayımda bulunduk.Türk dilbilimcileri, Kürtçe konusunda araştırma yapmışlardır sanıyorum.Ama bu dipsiz bir kuyu Kürtçe.Türkçe’den geliyor dememize imkan yok.Fars kökenli olduğu ve bizim denetimizi kabul ettiği görüşü yaygın.Ama bir dil değil.Lehçe olması ise çok tartışılır.
[bu yoruma cevap ver!]
Dil, çalışmaları çok hassasiyet ister.Öyle oldu bittiye getirilemez.Neleri öğrenmiş olduk araştırmalarımızda :
- Kürtçe’nin bir dil olamayacağını
- Türkçe ile bağları olsa dahi bizle direkt bir bağlantısı olmadığını, olamayacağını
-Farsça’dan ayrılan yönleri olsa da onla olan bağlarının, bizle olan bağlarının kelime açısından değerlendirmeyi saf dışı bıraktığımızda bir gücünün olduğunu
- Kürtçe’ye Farsça’nın bir lehçesi demenin de pek mümkün gözükmediğini.
-Kürtçe’nin Farsça’nın uzak ve denetim gücünü kaybetmiş bir lehçesi ve ya ağzı olabileceğini
- Kürtçe’yi Türkçe ile bağdaştırmanın olanaksızlığını.Bu bağın Türkçe’nin büyük bir dil olmasının bir sonucu olduğunu.
-Kürt diye bir milletin mevcudiyetini kabul etmenin, bilimsel yönden imkansızlığı yanında, toplumsal ve kültürel açıdan da aykırı bir görüş olduğunu.
-Kürtçe’nin aslında bir kabile dili olduğunu.
Şimdi son varsayımlarımı söylüyorum.Bana kalırsa Kürtçe, hiç de öyle 1000′li yıllarla 1500′lü yıllarla değerlendirilemez.Kürtlerin tarihi son yüzyıldır ve Kürtler bu yüzyılda Türk’ten, Arap’tan Fars’tan ve Ermeni’den oluşmuştur.Kürt diye bir millet olamaz.Kürt diye bir ırk da olamaz.Kürtlük kavramı, yabancı güçlerin ortaya çıkardığı bir kavramdır.Elimizde deliller yok.Ama, dil konusundaki incelemeler bu sonuca götürüyor bizi.25 milyon Kürt’ün yarısının Türk, çeyreğinin de Fars olduğunu kabul varsayıyoruz.geri kalanlar da Araplar, Ermeniler vs.Bu topluluğu 1000′li yıllarla özdeşleştiren zihniyeti delil göstermeye çağırıyorum.Biz dil konusundaki çalışmalar ışığında bazı şeyleri söyleyebiliyoruz.800′lü yıllarda İrani dil dedikleri Kürtçe’yi, neye dayanarak İrani dil yapıyorlar?Bunu neye bağlıyorlar?Nasıl dil yapıyorlar ve nasıl millet oluyor?
[bu yoruma cevap ver!]
Google’a Kürtçe Nedir? diye yazdığımız zaman ilk sayfada bu deneme çıkıyor.Umarım ki cahil halkımız bir nebze aydınlanır.
Kürtçe’nin tamamiyle uydurma ve toplama bir dil olduğu çok açık.Türkçe’nin ve ya diğer dillerin de bu dilciği kolay kolay kabul edemeyeceği belli.Etse etse Farsça kabul eder Kürtçe’yi.Başka da birşey olmaz.
[bu yoruma cevap ver!]
Öncelikle cevap yazmakda gecikdiğim için özür dilerim genellikle boş vaktim olmuyor dün(saat 12den önce:) ) tüm gün doluydum eve geleli 1,5 saat oluyor saat şuan 03:36. yarın fırsat bulup yazmaya çalışacağım şuan sadece birkaç yazdığınızı değerlendireceğim.
kürtce konusunda bende sizde bir dil bilimci olmadığınıza göre ve yeterince iyi değerlendirebilecek koşullarda bulunmadığımıza göre bu işi dilbilimcilere bırakma taraftarıyım. lakin ben bu konuda hiç birşey bilmem(dil bilimcilik).
hatalarınızdan biri zannediyorum biraz fazlaca tutuculuk yapıyorsunuz türkce hakkında. burada hiç kimse türkceyle kürtceyi karşılaştırmıyor ki ve ya başka bir dille de karşılaştırmıyor. türkcenin ne kadar yetenekli bir dil olduğunu biliyorum. bu konu hakkında okuduğum bir çok kitap var zaten. yanılmıyorsam oktay sinanoğlunun türkçe hakkında yazdığı bir iki kitabını okumuştum (bye bye türkçe). kaldı ki ben ingilizce kurdce türkce ve almanca dan başka bir dil bilmiyorum ve arasında değerlendirecek olursam hem en iyi bildiğim dil türkce hem en yetenekli dil türkce. sadece bu diller arasında olmadığı kesindir. çincesini çuncasını vs.sini bilmem. kaldı ki kurdce farscanın lehcesi ise bizim başvıracağımız ilk kaynak => kaşgarlı mahmuttur o yüz yıllar önce sizin bahsettiğiniz tezlerin ispatını yaptı zaten.
kürd milleti konusu.
siz bilmem kim generalinden bahsettiniz ima ettiniz ki ‘emperyalistler sömürmek için kürdleri kullanıyor yani siz hem oyuncaksınız hem düşmansınız’. aslında siz bu tavrınızla emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyorsunuz sizi kınıyorum. yazdıklarınızdan görüyorum ki kürdlerin sorunları hakkında bir nebze bilgiye sahip olmadan önyargılara varmakla kalmayıp sonuçlandırıp bizleri düşman ilan ediyorsunuz. amacınız kavga değil biliyorum isteyerek düşman ilan etmediğinizide biliyorum uzlaşmacı olduğunuzu da söylüyorsunuz ama uzlaşmacı davranmamakda ısrarcısınız(genel anlamda söylüyorum). ben içten inanıyorum ki siz uzlaşmacı bir insansınız uzlaşma istiyorsunuz biliyorum ama uzlaşmacı davranmanıza engel olan önyargılarınız var. lütfen onları aşarak bu soruna daha detaylı bir şekilde bakın.
sözlerinizi istemeyerek ve ya farkında olmayarak şu noktaya getirdiniz ‘bizlerle eşit haklara sahipsiniz size hiç birşey demiyoruzda ne diye ayaklanıyorsunuz?’ ve bu soruya da istemeyerek ve ya farkında olmayarak şu yanıtı siz veriyorsunuz ‘bizlerle eşit haklara sahip olduğunuz halde siz isyan ediyorsunuz yani siz amerikayla onunla bununla iş birliği yapıp bize karşı düşman oluyorsunuz bizi çökertmek için çalışıyorsunuz hepiniz bölücüsünüz’ demeye getiriyorsunuz.
bunları istemeyerek yapıyorsunuz buna sonuna kadar inanıyorum inanmakdan öte biliyorum. ama siz bu tavrınızla asıl düşmanlarınızın ekmeğine yağ sürüyorsunuz. bunu tüm boyutlarıyla açıklayabilirim.
kürdlere gelince gelince içerisinde türkde var ermeni de var iranlı da var arap da var iyice karışdırdınız haklısınız da ama sizin ki gülünç bir iddia oluyor. tbmm 1921 dersim millet vekili hasan hayri beyin tbmm gizli celse zabıtlarını incelemenizi öneririm(tbmm gizli celse zabıtları cilt 2 sf 267) işte size en resmi kayıtları verdem orada hasan hayri aslında kürt olmayan ama kendini kürt zanneden alevi türklerin varlığından bahsediyor ve bunu tarihden anlatıyor bunun sebebinin yavuz sultan selim dünemine dayandığını söylüyor. bunları tüm bölge halkı bile bilirken okul yüzü görmemiş ninelerim bile bilirken sizi gayette araştırma yapmadan konuşmakla suçlama hakkına sahibim. çünkü siz kürdlerin 19.yy da türklere karşı yaratıldığı gibi saçma bir tezle geliyorsunuz buna saçma deme hakkım var. çünkü sadece taraflı kaynaklardan aldığınız ve belgelere dayanmayan dayansa bile yanlış yorumlanan ve ya yorumladığınız tezler le geliyorsunuz. lütfen geniş bakış açılı ve tarafsız olun ve araştırın. sizi köyüme davet ediyorum ki bir görün sadece 2 yüzyılda yaratılabilecek bir şey midir.kürdlerin içerisinde bir çok millet olduğu için milet olamayacağı tezinizden devam ediyorum ki. sizin bakış açınızla baktığımda bu gün ‘türkiye türkü’ diye bir şey %99 dan daha fazla derece de yokdur değil mi? neden türklerin ana yurdu orta asya ve orta asyalı çinlileri japonları ve benzeri ırkları biliyoruz. tip olarak farklı olduklarını da biliyoruz. ve ‘ey türk milleti’ diye seslenen insanların (bilimsel) fiziksel antropolojik olarak onlara dayandığını da bildiğimize göre bu gün türkiye türklerinin onlara fiziksel antropolojik olarak benzemediği için yani anadoluya gelene kadar bir çok milletle kaynaştığı için türk değildir demiyoruz. demememizin sebebi de wikipediadaki millet kavramının tanımıdır. geçmişden gelen ortak bir tarih geçmişden gelen ortak bir kültürdür en temel sebebi bunun bu bağlamda türkiye türklerine bu sebepden dolayı ‘türk değildir’ demiyorsak kürdlere de diyemeyiz. bu sonuca ulaştığınıza göre sizin kürd kavramını değerlendirirken ‘milliyet’ kavramı dışına çıkdığınızı ve tarafsızlığınızı yitirdiğiniz düşüncesindeyim. objektif bakamassak doğruyu göremeyiz..
müzik hakkındaki benzetmenize de sizin tabiriniz ‘le bir ben gülmem’ neden gülmem biliyorumusunuz? çünkü konyanın müzik kültürü vardır doğrudur ama bu anadolunun geneli ile ne derece de farklıdır ? şimdi araştırmacının adını hatırlamadığım yabancı bir profesör kürt müziği hakkında yazdığı kitaplar var ve bunları kalkıp da konyanınkine benzetemessiniz ve ya başka bir fars müziğine kürd ‘kavimine’ ve ya ‘kimliğine’ özgü birşeydir bu. üstünlüğünü iddia etmiyoruz tabiki varlığını gösteriyoruz.
ve ufak bir not eklemek istiyorum aslında yazmak istediğim çok şey var zaman bulamıyorum ayrıca benim edebiyatım da pek iyi değildir bir yazar olsaydım keşke sizlere derdimi daha iyi anlatabilirdim..
yazınızın sonunda dediğiniz cahil halkımız kavramına karşı çıkıyorum. halkımız cahil bırakılarak emperyalistler yani sizlerin de asıl düşmanı olan yabancılar o generaller dahil hepsi bizleri kullanıyor farkında değilmiyiz? halkımızın cahil kalmaya niyeti yok aslında, cahil olmaya itiliyor son olarak kürdce hakknda yaptığınız araştırmalar çok taraflı, bende çok taraflı aldığım kaynakdan bişey sunmam gerekirse kürdcenin icinde kürdceyle özdeşleşmiş 100.000 üzerinde kelime var. kabul ediyorum bence de komik :) ama sizde kabul edin ki 600.000 kelimelik türkce var va cahil bırakılmız türkce bilen halkım günde en fazla 200 kelime ile konuşuyor belki bu türkcenin değerinin ne kadar bilindiği ile ilgili bir sorun ? sizcede öylemi kurdce bilen halkımız toplam 300 kelimelik dilini konuşma hakkını savunurken turkce konusan halkimiz yuzbinlerce kelimesini ziyan etmiyormu (mecazi anlamda :) )
sağlıcakla kalın vakit buldukca tekrar yazmaya çalışacağım. benimle güzelce ve seviyelice tartışma fırsatını verdiğiniz için çok teşekür ederim. lütfen devam edelim çok olumlu olduğunu düşünüyorum..
[bu yoruma cevap ver!]
güblük konuştuğunuz burada yazdığınız dildeki yani türkçedeki kelimeleri bir test edin bakalım kendinizce kaç farsça kaç kaç ingilizce fransızca kelime var yoksa türkçe de mi toplama bir dil acaba?
[bu yoruma cevap ver!]
Dilbilgisine hakim olmadan yazılan bu saçma yoruma da yorum yapmalıyım sanırım.
Sayın Levent Bey.Yorumunuza saçma demekle yetiniyorum.Türkçe’nin gücünü bilmeden, söylemiş olduğunuz ve incir çekirdeğini doldurmayacak sözlerden ötürü sizi suçlayamam.Türkçe’ye hakim olmayabilirsiniz.Türkçe’ye toplama dil diyebilmek için, ya kör olmalısınız ya da Türkçe’yi bilmiyor olmalısınız.
Burada, Türkçe’nin gücünü konuşmuyorduk.Fakat, Kürtçe ile yazmış olduğum yorumları okumadan, duygusallığınızı ön plana çıkararak yapmış olduğunuz yorumu, burada tam anlamıyla cevaplayamam ve ışığa muhtaç fikir dünyanıza bu kısa yorumlarımla aydınlık sağlayamam.Lütfen Türkçe ile ilgili yazdığım denemeleri okuyunuz.
Türkçe’ye yabancı kelimelerin girmiş olması onu toplama bir dil yapmaz.Bunu söyleyen kişinin, dilbilimcilik açısından hiçbir şey bilmediğini söylemem gerekiyor.Türkçe, temel söz varlığı çok geniş olan ve kelime türetebilmeye çok uygun olan bir dildir.Kürtçe’de böyle birşey yoktur.Türkçe’ye yabancı sözcüklerin çok girmesi, onun zenginliğine daha da zenginlik katmasının bir sonucudur.Lütfen:!Türkçe’yi bilmeden yaptığınız abuk subuk yorumlarınızı ciddiye almamı beklemeyin benden!
[bu yoruma cevap ver!]
Ayrıca, Türkçe’deki her kelimenin, Türkçe olup olmadığını da bilirim.Türkçe’de yabancı sözcüklerin oranı, %14′tür.Buna toplama dil diyen zihniyetin, aydınlanmaya ihtiyacı vardır.Türkçe’nin temel söz varlığı vardır.Türkçe, Göktürk Yazıtları’ndan daha da önce konuşulan bir dildir.Bu dile toplama dil demenin arkasında bir art niyet ararım ben.Lütfen!Lütfen, Türkçe’ye laf etmeyin.Laf yersiniz benden!
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın birgenç.
Yorumunuza nasıl cevap vermeliyim bilmiyorum.Oldukça garip bir yorum yazmışsınız.Nerden başlayabilirim diye düşünüyorum.
Emperyalist, politikanın ekmeğine yağ sürüyorsunuz diyorsunuz.Bahsettiğim komutan Hamilton, Çanakkale Cephesi’nde de görevlerde bulunmuş, büyük bir İngiliz komutanıdır.Bunla yanlı düşünmenin bir sonucunu göremeyiz.Bu tarihe geçmiş bir sözdür.
Millet ve dil konusunda elimden geldiğince tarafsız olmaya çalıştım.Kürtlerin millet olmamasını ve dil olamamasını gerçekten objektiflik bir boyutta ele aldım.Anlaşılmayan ne bilmiyorum?Taraflı bakıyorsunuz demenizi de anlamış değilim.Neye taraflı bakıyorum.Keşke Kürtçe diye bir dil olsaydı?Ama yok işte.Ben bunu mantıklı bir şekilde çürüttüm.
Ben günümüz Türk insanının kelimeleri heba ettiğini biliyorum.Kullanılmıyor olabilir kelimeler.Ama aydın kesimde kullananlarımız var.Bunu neye dayanarak söylediniz.Kürtçe’de 100.000 kelimeden bahsediliyormuş?Bu da çok garibime gitti.Kürtçe’de temelde bulunduğu iddia edilen 300 kelimenin içinde bile Farsça kökenli kelimeler mevcuttur.Örneğin, ser (ayak) kelimesi.
Dilbilimci değilim.Ama Türkçeciyim.Bu bağlamda dil konusunda kendi ulusumu aşan bazı alanlarda dil konusunda fikir beyan edebilirim.Çekimli dilleri de tek heceli dilleri de genel hatlarıyla bilirim.Bu bağlamda ben Kürtçe’yi dilbilimsel açıdan inceledim.100.000 Kürtçe kelime diyorlarmış.Şayet varsa böyle birşey, kanıtlamaları lazım bunu.Ben T.D.K’nın sözlüğünü gösterebilirim size.Kürtçe’nin Farsça’dan çok etkilendiğini de gösterdim.İllaha yüzlerce örnek mi verelim size burada?Siz kürtsünüz.Dilinize bakın.Ben de yavaş yavaş öğreniyorum Kürtçe’yi.Ama, konuşulan bir şeye dil denilebilemez.Bunlar çok hassasiyet isteyen konular.
Emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmeyi isteyerek ya da istemeyerek yapmam.Emperyalistlerin istediği zaten bu bölünme.Ben diyorum ki biriz.Kürtçe’nin kelime hazinesinin, dışa muhtaç olması onu bir dil yapmıyor işte.
Ben saf Türklükten bahsetmiyorum.Bunlar safsatadır.Anadolu’da yaşayan birinin saf Türk olması çok zor bir ihtimal var.Ama Türklük’ün bir ideolojisi vardı.Türklük’ün bir kültürü, inancı ve yaşam tarzı vardı.Birbirine uzak ve ağız farklılığı olan iki Kürt birbirini anlayamıyor.Şimdi, dersiniz Türkler anlıyor mu?Türkçe’nin, geçmişteki bağları biliniyordu.Bu bağlar zayıflatılmaya çalışıldı.Ama Kürtçe ile ilgili böyle bir çalışma yapılmadı.Kürtçe’nin ne olduğu belli değil.Türkler bundan 5000 yıl önce bir aradaydılar.Türk Tarihi’ni okuyun.Kürtler’in ne olduğuyla ilgili 1000′li yıllara varan varsayımlar var.Siz bu varsayımlara inanarak biz bir diliz ve milletiz diyorsunuz?Kim önyargılı düşünüyoruz sizce?Attığınız taş size geri döndü sayın birgenç?Benim ne türden bir önyargım olabilir?
Siz Amerika ile işbirliği yapıyorsunuz gibi bir şeyi de ima etmedim.Kürtler, önyargılı bir şekilde, biz ikinci vatandaşız.Devlet bizi sahiplenmiyor diyorlar.Böyle bir şey yok.Böyle bir şey olsa mecliste o kadar Kürt milletvekili olmaz.
Kürtler’in tarihi ile ilgili ufak bir bilgi vermişsiniz.Birbirinden dağınık bir halde yaşayan ve birbirlerine anlamakta güçlük çeken bir topluluğa genel anlamda Kürt de denilemez.Biz Kürtler’i 10 bölüme ayıralım.Bunlara ayrı ayrı Kürt1, Kürt2, Kürt3 diyelim mesela.Bana Kürtler’in tarihini Osmanlı’dan anlatıyorsunuz.Osmanlı’nın bölgedeki aşiretlere verdiği genel ad Kürt’tür.O zaman Kürtler ne bir topluluktur, ne bir siyasi güçtür ne de bir millettir.Dediğim gibi madem millet olacaksınız.Birbirinden yaşam şartları tamamen ayrı olan ve birbirini anlamakta güçlük çeken Kürt topluluklarını ayrı ayrı millet yapsınlar. :)
Türkçülüğü, ırkçılıkla bağdaştıran zihniyet baştan aşağıya yanlıştır.Bu ülkede ben Türk’üm diyen Türk’tür.Ben Kürt’üm diyen de Kürt’tür.Ama Kürt’ler bir millet değildir.Bir dil hiç değildir.Çünkü kendi kelimelerinden çok Farsça ve Türkçe’yi kullanıyorlar.Böyle dil mi olur?Kendi kelimelerinin kökeni de Farsça’dır.Böyle iş mi olur?
Türkçe için önemli kaynaklardan biridir Divan-i Lügat-i Türk.Türkler’in yaşadıkları coğrafyaların ve konuşulan dillerin en ince ayrıntılarına kadar incelendiği bir eserdir.Türkçe’nin en önemli eserlerinden kabul edilir.
Kürtçe’nin Türkçe’den çıktığı görüşü de yaygın bir görüş.Siz her ne kadar taraflı deseniz de.Örnekler çok.Ama çekimli dillerden ayrılan Türkçe’yi, çekimli dillere daha çok benzeyen Kürtçe ile bağdaştırmak yanlış olur.Ben böyle düşünüyorum.
[bu yoruma cevap ver!]
sayın fatih bey türkçenin genel olarak çok köklü bir dil olduğunu bende billiyorum benim kastetdiğim şey ise kürtçeye baktığınızda gördüğünüz (görmek istediğiniz) yabancı sözcüklerle bir dil olmadığıdır, türkçe ile de şunu söyledim evet köklü bir dil fakat ben olanı değil günlük konuşma dilinden yani bizim suçumuzdan dolayı çok kötü kullanıldığından bahsetmek istedim. emoların tikilerin batılı geçinenlerin hatti hesabı yokken konuşma dilleri de oldukça geniş bir yelpaze içinde ve bizde onlara bakarak türkçe çok kötü yetersiz ingilizce gerekli dememiz çok saçma olur ve bunun yanında kürtçede olan farsça türkçe ermenice kelimelere bakıp ta yetersiz olduğunu söylemek gibi bir saçmalıktan bahsettim.
[bu yoruma cevap ver!]
Bakın levent bey.
Kürtçe ile ilgili yazdığım yorumların hiçbirini okumadan, okuduğunuz bir kesitten yola çıkarak gerçekten insanı çileden çıkartacak kadar umarsızca bir yorumunuzla karşı karşıyayım.Kürtçe’de 8000 civarında kelime var.Yabancı kelimeler çıkarıldığı zaman kalıyor 300 kelime.Temel söz hazinesinde 300 kelime olan dilleri sayayım mı size?Afrikalı yerli dilleri ki zaten Kürtçe’de asli olarak var denilen kelimeler de Farsça kökenlidir.Bu Kürtçe’yi nereye götürüyor biliyormusunuz?Farsça’ya götürüyor.İrani bir dil denilen Kürtçe’nin 1000 li yıllardan günümüze gelene kadar gelişmesi lazım gelirdi.Ama şimdi bir Farsça’ya bakın.Bir Kürtçe’ye bakın.Bir bakın lütfen?Sonra da bir Türkçe’ye bakın.
Kürtçe’nin zaten 8000 civarında kelimesi var ki bu kelimelerin 300′ü temelde var deniliyor.8000 kelime nasıl yeterli olabilir?Türkçe’deki sadece deyimlerin sayısı (15.000 civarında) Kürtçe’nin kelime hazinesinden fazladır.Burada, kendine ait kuralları olmayan, toplama bir dilden bahsediyoruz.Yorumlarımı okumadan, yorum yapmayınız sayın Levent bey!Rica ediyorum..
Saygılarımla!
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın birgenç,
Türkçe kelimelerin ziyan olması görüşüne ise çok farklı bir açıdan bakmak istiyorum müsaadenizle.Türkçe’de farklı soyut durumları somutlaştırmak için deyimler mevcuttur.Türk insanı uzun uzun konuşmak yerine deyimle işi anında bitirir.Konuştuğu kişi de kolaylıkla bunu anlar.Halkımız istese günde 10.000 kelimeyle de konuşur.Bu zaruretten kaynaklanır.Bir ev hanımını düşünün.Ev hanımı, yemekle ilgili konuşur.Kullandığı kelimeler genellikle “bey, çocuklar, yemek,yorgunum” vs.Bu ev hanımından feodalite ile ilgili ve ya skolastik düşünce ile ilgili düşüncelerini söylemesini isteyemeyiz değil mi? :))
Türkçe’de deyimlerin yanında atasözleri de çok büyük anlam genişliği sağlar.İkilemeleri de unutmamak gerekir.Siz bakmayın.Anadolu’daki bir dede, bizden daha çok deyim bilir.Duygularını, düşüncelerini daha rahat ifade eder.Bu bağlamda, Türkçe’yi kullanmıyoruz demek iddiadan öteye gitmez.Türkçe’yi herkes ihtiyacına göre kullanır.Her Türk vatandaşından günde 10.000 kelime kullanmasını isteyemezsiniz.Kimisi 100 kelime kullanır.Kimisi 1.000 kelime kullanır.Kimisi de 10.000 kelime kullanır.Bunu yargılayamazsınız.Sokaktaki vatandaşımız 200 kelime bilmiyor aslında.Çok kelime biliyor.Ama işini 200 kelime görüyor demek ki…
[bu yoruma cevap ver!]
Bir konuda yorum yapmak ve düşünmek en doğal hakkımız. Ancak, bunu ahlak ve saygı sınırlarında yapmak en iyisi olacaktır. Sözüm şahsi değildir, kimseye söylemiyorum. Çok hassas bir konu olduğu için hatırlatma gereği duydum. Şovenizme girmemek konunun sağlıklı tartışılması için gerekli diye düşünüyorum.
[bu yoruma cevap ver!]
çileden çıkmanızı normal karşılıyorum kürtlerle ilgili problemleriniz olsa gerek sokaktaki insana 200 yetiyorsa ve kürtlerde ortalama günlük bu kadarla yetiniyorsa türkler kadar yani sizin kürtçe ile derdiniz ne onu anlamak mümkün değil hadi ben cahilim bilmiyorum okumadım alışkanlığım da yok duygularımla hareket ediyorum peki siz napıyorsunuz anlamış değilim çok kızgınsınız sanırım türk vatandaşımız diye söze başlarken kürtlerden de kürt asıllı vatandaşımız diyebilirsiniz mesela konuyu başka yere çekmek değil derdim bu konu hakkında yazmanız yeterli buralara gelmesi sizinle tartışanın da bi anlamı yok bana göre her ne düşünüyorsanız çok katısınız bu konuda ve önyargılı bana bile duygularıma yenik düştüğümü söylüyorsunuz halbuki ne kürtçe bilirim ne konuşurum ne de benimle konuşulmasından hoşlanırım .sadece insanları doğru yada yanlış iyi yada kötü özellikleri ile düşüncenizi başka yollarla empoze etmenize karşıyım. yanıt vermenize de gerek yok bildiğiniz gibi okumuyor ve bilmiyor olacağım her zamanki gibi
[bu yoruma cevap ver!]
Fatih bey bu akşam umarım boş vaktim olacak kapsamlı bir yorum yapabilicem. birşey eklemek istiyorum. şu yorumunuza:
“Ajitasyon yapmanıza da anlam vermiş değilim.Devlet beni de sahiplenmiyor.4 yıl okuyoruz.Sonra tekrar sınava giriyoruz.Kpss’den bahsediyorum.Ben de T.C vatandaşıyım siz de.Aramızda ne fark var?Ben de mi ajitasyon yapayım?”
sizin bahsettiğiniz sorun sistemle ilgili sistem zaten bozuk onunla ilgili bir şikayetim yok. siz ne kadar muzdaripseniz bende o kadar muzdaribim.
aramızda ne fark var sorusuna vereceğim cevap ise aramızda çok bir fark yok ama var olan fark da çok büyük. örneğin 90 yıllarına kadar türkiyede kürdcenin yasak olduğunu biliyormuydunuz ? almanca fransızca ingilizce arapca dillerde EĞİTİM VE ÖĞRETİM yapılırken kürdcenin yasak olduğu bir yerdi türkiye. ve kısa bir not ben bir kaç arkadaşımla geçtiğimiz yıllarda ankarada kürdce dergi çıkarmak gibi bir isteğimiz oldu zorla vaz geçirildik yoğun baskı altındayız ve bu baskı nerelerden geliyor biliyorumsunuz pkk dahil bir çok yerden. tehditler aldık bir çok yerden. sizin dediğiniz kibi kürtleri kürtler eziyor ve bunun kökeni çok eskiye dayanıyor. siz meclisdeki kürdlerin(dtpyi kastediyorum) kürd halkını temsil ettiğni mi zannediyorsunuz ? hayır ahmet türk sırrı sakık dahil hepsi ya eski toprak ağası yada çok yakın alakaları var yani bizi karın tokluğuna çalıştıran yüzlerce köyü olan insanlar! bunların hepsi planlı işler ve o kişiler asıl sizn bahsettiğiniz generallerin adamları. bu gün ben kürtsem ve baskı altındaysam sorumluları o generallerdir. ve bu generallere tek karşı olanlar türkler değildir! lütfen bizi de anlayın..
akşama tekrar burda olmaya çalışıcam hadi iyi günler..
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın leventyetişkin,
Bu konular çok hassas konular.Herhangi bir ön yargıya sahip değilim.Fakat Türkçe ile ilgili söylediklerinizi de mantıklı bir şekilde değerlendiremem.İnsanlara bir şeyi zorla empoze etmek gibi bir amacım yok.Ben burada doğru bildiklerimi ifade etmeye çalışıyorum.Biraz kırıcı mı oldum?Kırıcı olduysam özür dilerim.Ama Kürtçe ile ilgili bir tartışma ortaya çıktığı zaman, ne hikmetse Türkçe’ye de laf geliyor ve bu inanılmaz yanlışlıkları doğru görmenin bir sonucu.
Kürtçe, ile ilgili birçok önermede bulundum.Kürtçe ile ilgili bilinenleri ve bilinmeyenleri ortaya koydum.Benim bu konudaki hissi davranışlarım ; yapılanların saygı görmemesi ve Türkçe’nin de bu tartışmanın ortasına sürüklenmesi.Bunlar, sizin için önemli olmayabilir.Tamam.Ama benim için önemli.Yorumumda , sizin yorumunuza saçma demiş olabilirim.Bu saygısızlık olabilir.Ama, siz o türden bir yorum yaparak bana ve dilime daha büyük bir saygısızlık yapıyorsunuz.Bunu da bilmenizi isterim.
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt asıllı vatandaşlarımız sözünü kabul edebilirim.Ama Kürtler’in bir millet olduğunu ve Kürtçe ‘nin dil olduğunu kabul edemem.
[bu yoruma cevap ver!]
lehçe demişsiniz hiç tabletleree baktınız mı persçe ne kadar biliyorsunuz şerefnameyi okudunuz mu şippiluluma yazıtlarına baktınız mı mezopotamya yazıtlarını ne kadar biliyorsunuz bu gibi yazılarınız(yorum) insanı güldürür bu dediklerimi okuyun ondan sonre düşüncelerinizi yazın tabiki farsça ve hititçe biliyorsan
[bu yoruma cevap ver!]
Farsça ya hakim sayılırım.Çok iyi bir bilgim yok.Söylemiş olduğunuz yazıtların Kürtçe ile olan bağlantılarını nerden duydunuz bilmiyorum.Kürtçe’yi gidip de Hititçe ile ilintilendiren yaklaşımınıza şu aşamada gülüyorum.Madem, bağlantısı var diyorsunuz, buyrun meydan sizin.Ben, oldukça iddialı ve tutarlı bir şekilde sizinle tartışmaya hazırım.
Persçe, kelime ve ifadelerin Kürtçe’de olması, Kürtçe’nin lehçe olduğu gerçeğini değiştirmiyor.Evet.Kanıt bekliyorum.Madem gülerim diyorsunuz.Bu gülünç yorumunuzu sağlam bir temel üzerine oturtun ki bizi gülme zahmetinden kurtarın.
Saygılarımla…
[bu yoruma cevap ver!]
“Kürtçe diye bir dil yoktur. Kürtçe diye bir lehçe vardır. Her ne kadar biz İranlı değiliz deseler de araştırdığım kadarıyla dilbilgisi de dâhil kökeni İran.”
Bu 3 cümle üzerine konuşmak istiyorum. Kürtçe diye bir dil vardır evet. Bu dili konuşan yüzbinlerce insan varsa, yoktur demek mantıksızlık olur.
Kürtçe’nin lehçeleri vardır. Kürtçe diye bir lehçe yoktur. Şu mu gerekir illa. Bir devletin resmi dili içerisinde kabul edilince mi o dil var oluyor? Bu mantıkta Latin dil ailesinin bir çoğu lehçe olarak kalır. Portekizce’yle İspanyolca’yı birbirine mi çarptıralmı mesela. Bu dildir o değildir, bu sadece lehçedir diye. Fransızca’ya çok yakın ama farklı olan Flamanca ve Valonca ayrı ve resmi dillerdir. Ayrıca, Almanca ile Flemenkçe de bariz bir şekilde birbirlerine benzerler. Kısaca kültürler etkileşim içinde oldukça diller de değişecektir. L’Instute Français’de ki hocam’ın yaşadığı kafa karışıklığı sanırım buna en iyi örnek; ” Türkçe’ye alışabilmek için sık sık bulmaca çözüyordum. Ama bazı kelimelerin fransızcası aklıma geliyor, takılıyordum. Halbuki tam da uyum sağlıyordu harfi harfine.Sözlüğe baktığımda bunların bir çoğunun Türkçe’ye Fransızca’dan geldiğini gördüm.” Şimdi Türkçe’ye ne söyleyeceğiz? Söylemek istediğim, dilleri etkilenme ve eklemeleri küçültmez, zenginleştiririr.
Ayrıca, Kürtçe’nin Farsça’dan etkilenmesi kadar doğal bir durum olamaz. Zira, Şalom Nakdimon isimli bir araştırmacının kitabında okuduğuma göre Kürtlerin bir çoğu İran’da yaşıyormuş. Kuzey Irak’ta ki Kürtlerin de bir çoğu yıllardır İran’la içli dışlı. Yaşadıkları yerlerin resmi ve konuşulan dilinden etkilenmeleri kadar doğal bir durum olamaz. Almanya’da doğan ve büyüyen bir Türk’ün konuşmasına bakarak Alman’ların Türkçe’yi dilden saymaması gibi bir durum bu.
Diğer değinmek istediğim konu ise, “Kürt asıllı” mevzuu. Bu kadar çok ve belirgin bir şekilde ırkı öne çıkarmak ne derece doğru? Şimdi herkes ait olduğu ırk üzere aryanlık mı arayacak? Şimdi ülkemizin doğusunda doğmuş bir vatandaşımızı tanıtmak için başına “Kürt Asıllı” mı diyeceğiz? E ben, “Şırnak” doğumlu birine “Kürt müsün?” dersem normal mi olacak? Kürtlükle bir alıp veremediğim yok. İş sade buna ne gerek var. Yeni dünya’da ırkı bırakın, sınırların kalktığı bir yüzyılda kalkıp kimin hangi ırktan olduğunu mu düşüneceğim? Aile yaşantısında, düğününde, cenazesinde, şarkısında, oyununda, radyosunda, televizyonunda, bilgisayarında hangi dili arzuluyorsa o dili kullansın. (Buraya ayrı bir şerh koymak zorunda hissettim kendimi. İstanbul Avrupa yakasında ki minibüscülerin bir çoğu, arabada insanlar olduğu halde bağıra çağıra Kürtçe konur, bu da beni amiyane tabirle ırgalamazdı. Bir gün Kürtçe bilen bir arkadaşımla oturduğumda, yine aynı durum oldu ve arkadaşım bana tercüme etti söylediklerini. Oturan kıza laf at, bütün para verene küfret, vs vs. Burada Kürtçe konuşanlara lafım yok. Ama bir çok kişinin bulunduğu bir yerde ortak dilin kullanımı daha ahlaklıca olacaktır. Bu sefer ne zaman minibüste biri Kürtçe konuşsa, algı gereği şimdi kime küfrediyor, laf atıyor diye sinirleniyorum. Sırf bu yüzden ya yürüyor, ya taksiye biniyor, ya da belediyelerin toplu taşıma araçlarını kullanıyorum.) Kime ne! Bırakın efendim, ben aile yaşantımda daha liberal, daha muhafazakar olurum, daha gelenekçi davranırım. Bir insan arzuladığı kültürü yaşayamıyorsa, burada herhangi bir özgürlükten bahsedilebilir mi?
[bu yoruma cevap ver!]
Hakan Bey,
Dilbilgisi konusunda hakimiyetiniz olmadan böyle hassas konularda yorum yapmayın.Kürtçe’nin bir dil olmadığını kanıtladım.Evet bu kesindir.Tartışmaya açık olamaz.Kanıtladım yahu.
[bu yoruma cevap ver!]
Türkçe’ye Fransızca kanalıyla giren Latin kökenli sözcükler, Tanzimat Edebiyatı ve sonrasına tekabül eder.Bize giren yabancı sözcüklerle, Kürtçe’ye giren yabancı sözcükleri karşılaştırmanız inanılmaz bir yanlışlıktır.Kürtçe, müstakil kural ve kaideleri olmayan Farsça’ya ve Türkçe’ye dayalı olarak gelişen bir dilciktir.İnsanlar konuşuyorsa dildir diyorsunuz.Olabilir.Ama ben dilbilimsel açıdan bakıyorum.Dilbilimsel açıdan bakıldığında Kürtçe bir dil olamaz.Fenomendir.Bulmacadır.vs.vs
Kürtlerin kökeniyle ilgili yapılan çalışmaları okuyorum son zamanlarda.Meydan Lorussea ‘dan örnekler vereceğim.
Orhun Abideleri’nde Kürt adı verilen bir oymaktan bahsediliyor.
Macaristan’da bazı oymakların adının Kürt olması dikkati çekiyor.
Kürt mezar taşlarının Türklerle benzer özellikler taşıması da önemli….
Bunun haricinde Kürtler’i Babilliler’e dayandırmaya çalışan yaklaşımlar da var.Ama bunlar varsayımdan öteye gitmiyor.Ansiklopedide de söylendiği üzere en tutarlı görüş Kürtler’in Türkler’den geliyor olacağı.
Türkçe’ye Fransızca aracılığıyla giren kelimeler oldukça fazladır.Ama Türkçe’nin temel kuralları ve kaideleri vardır.Bunlardan bazı denemelerimde bahsettim.Türkçe ile Kürtçe’yi mukayese bu açıdan mukayese etmenin yanlış olduğunu da dile getirdim.Kimse okumuyor heralde yazdığım yorumları.
Hayırlısı bakalım.
[bu yoruma cevap ver!]
Hakan Bey,
Türkçe ile Kürtçe’yi hiç bir şekilde karşılaştırmam.
Yorumlarımda defalarca söyledim.Türkçe bir dildir.Kürtçe dil değildir.Siz, konuşulan şeye dil denilir diyorsunuz.Ben, o bakımdan incelemiyorum.Dilbilimsel açıdan Kürtçe, bir fenomendir.Temel söz varlığında olduğu söylenen kelimeler bile köken itibariyle ya Farsça’dır, Ya Türkçe’dir.Benle uyuşamadığınız konu ne anlamıyorum.
Kürtçe Farsça’dan ve ya Türkçe’den etkilenmez.Etkilenme kavramı daha farklı olur.Kürtçe, bu dillere hapsolur.Aslında söylenmesi gereken şu.Türkçe ve Farsça olmasa Kürtçe olamaz.Kürtçe’nin diğer dillerden ayrılan yönü yoktur.Fransızca’yı örnek gösteriyorsunuz.Oldukça garip ve komik. :).Bir örnek verelim.
Diller temel söz varlığı adını verdiğimiz kelime topluluklarından başlar.Telem söz varlığını oluşturan etmenler; sayı isimleri, organ isimleri, renk isimleri vs.Bu isimler, geçmişten bugüne değin dilde var olmuşlardır.
Kürtçe’ye baktığımız zaman sayı isimlerinin tamamının Farsça’dan, organ ve renk isimlerinin de Farsça ve Türkçe’den etkilendiğini görürsünüz.Bu bağlamda Kürtçe müstakil bir dil değil.
Her dilin kendini yenileyebilme gücü olmalı.Müstakil olmasa da kendini yenilemeli.Kürtçe’de bu yok.Bu bağlamda lehçe statüsüne giriyor.Aslında Farsça ile bağları da zayıflamış.Türkçe’ye yakın.
Türkçe’den örnek verelim.Türkçe müstakil bir dil.Sayı isimleri,organ isimleri,renk isimler.Hepsi Türkçe’dir.Türkçe renk adları bakımından çok da zengindir.
Türkçe’nin kendini yenileme gücü çok güçlüdür.Yapım ekleri vasıtasıyla kelimeler oluşturulmakla birlikte, deyimler ve ikilemeler de anlam genişliği sağlar.
Türkçe ile Kürtçe’yi karşılaştırdım.Bu zaruriyetten oldu azizim.
Türkçe ve Fransızca arasındaki etkileşim zenginlik doğurur.Ama Kürtçe ile Türkçe etkileşime giremez.Bu padişahla köy ağasının oturup istişare etmesi gibidir.
Karşılaştırma toplumları değil, dilleri göz önünde bulundurarak yapılmıştır.Türkçe ile Kürtçe’yi karşılaştırmak isteyenlerin dikkate alması rica olunur.
Saygılarımla.
[bu yoruma cevap ver!]
Latin ailesinden gelen diller zamanla birbirinden oldukça ayrılmıştır.Bir Fransız, İtalyan’la anlaşabilir.Ama bir İtalyan, Fransız Edebiyatı’nı anlayamaz.
Fransızca’nın, İspanyolca’nın ve diğer latin dillerinin neden dil olduğunu anlatmaya çalışıyorum.Temelde latince vardır.Ama bu diller işlenmiştir.Fransızca, İspanyolca ile etkileşime girer.Ama hapsolmaz o dile.
Sizin anlamamakta ısrar ettiğiniz şu Hakan Bey.Kürtçe’nin temelde bir kökeni yok.Latin dili büyük bir ağaçtır.Onun meyveleri de zamanla toprağa düşüp yeni ağaçlar oluşturur.Kürtçe’nin ağacı nerde?Ben, köken olarak Türklerle ilintili olduğunu da ansiklopedilerden okuyorum.Bu dilin kökeni nerde?Bu dil, sağlam bir dil mi?
Latin Edebiyatı zamanla yayılarak ve bölgedeki kabilelerden de etkilenerek yeni diller oluşturmuştur.Evet bunlar dildir.Müstakil bir dil değildirler ama sonuçta bir dil ortaya çıkmıştır.Kendini öyle ve ya böyle yenileyen bir dildir.
Ben ne söylesem, siz bildiğinizi okuyacaksınız.En güzeli nedir biliyormusunuz Hakan Bey.Yazılanlara, çizilenlere bakmadan Kürtçe’yi incelemek.O zaman bazı gerçekleri kavrayacaksınız.
Saygılarımla.
[bu yoruma cevap ver!]
Kürtlerin sorunu nedir biliyormusunuz?
Biz diyoruz ki kardeşim, bu memleketin asli unsurlarından biri de sensin.Bu ülkeyi beraber kurduk.Sen bu şirketin ortağısın.Kürtler de diyor ki ; Yok kardeşim.Ben azınlık olacağım.Ben kendime paravan bir şirket kuracağım.Ben, sizden ayrılacağım.
Kürt açılımının en büyük yanlışlarından biri de bu.Tayip Erdoğan’ın “Ne pahasına olursa olsun”!!!! dediği Kürt açılımı bir çok yanlış sonucu doğuruyor.Tayip Bey’in ne pahasına olursa olsun demesine zaten itibar etmiyorum.Onun söylediklerini devletin makamları ciddiye alsaydı şimdiye defalarca sınırdışı edilmesi lazımdı.:).
Kürt Açılımı, önümüzdeki yüzyılda Kuzey Irak’taki Kürt devletine bir yenisini daha katacaktır.Önlemler alınmazsa görünen bu.Sizce, hükümet bu konuda duyarlılık gösteriyor mu?Hayır.
Ben, geleceği aydınlık görmüyorum.Topraklarım gidecek, vatanım bölünecek.Hakan Bey sizi ırgalamıyor sanırım.Ama beni ırgalıyor.
Saygılarımla.
[bu yoruma cevap ver!]
Kürt Açılımı dediğiniz daha doğrusu Demokrasi Açılımı buranın konusu değil o yüzden dağıtmadan yazıyla alakalı olan konulara cevap vereceğim.
Bakın, başka bir konuyla örnekleyeyim Kürtçe mevzuunu. AK PARTİ 22 Temmuz Seçimleri’ne girerken 2002′ye göre zengin-fakir makası açılıp, orta direkt yokolmaya başlamıştı.İşsizlik artmıştı.Kapanan kepenk sayısı da.Ama ne oldu oyları %35 den %47′ye çıktı. Ben de o günlerde resmi verilere bakıp bakıp “nasıl olur” a yanıt arıyordum.Sonra tecrübeli bir esnaf bana dedi ki; “Kitaplara bakma, bilgileri,istatistikleri salla, sokağa in, anlarsın.”. Bazı konularda katılmasam da haklı olduğu yerlerde var. Sürekli teknokrat gözüyle veya bilimsel açıdan bakarsak Türkiye’yi yorumlayamayız. Şaşırır kalırız. Türkiye’de kitapta var olan kanunların hepsi tersine işler çoğu zaman. O yüzden Kürtçe’yi bilimsel olarak dil değildir dersiniz, ama bu ülkede 11 milyon insan bunu konuşuyorsa ve dahi diğer ülkelerde binlerce insan, bunu nasıl açıklarsınız. Dil değildir de, ırk değildir de, o değil bu değil de.Nereye kadar? Ben en hasından bir Türkmen’im. Kürt değilim. Ama olaylara objektif yaklaşıyorsam, hangi ırktan olduğum hangi dili konuştuğum niye bu kadar gündemi meşgul etsin? Gerçekle, halkın yaşadıklarıyla ilgilenmeyip kitaplara ve kurallara gömülürsek gerçeklikten koparız. Alakasız alakasız konuşmaya, sağa sola çatmaya başlarız.
Siz geleceği aydınlık görmemeye devam edin efendim. Topraklarınızın gideceğini de düşünebilirsiniz. Bunun aksini düşünmem gayet doğal. Zira Apoculardan alırsak 32 senedir ülkenin uğraştığı ve şiddetle çözmeye çalışıp, halkın bir kısmını kafa karışıklığına ve paralize etmeye götürdü bu işi önceki iktidar sahipleri. Şimdi daha demokratik ve barışcıl bir yoldan çözmeye çalışıp, paralize olmuş halkı rehabilite etmeyi deniyor bu iktidar. Sonunu ve kendisini görmeden nasıl bu sonuca vardığınıza ise şaşıyorum sadece. Zira bu açılımın nasıl olacağına sadece iktidar karar vermiyor. STK’lar, siyaset bilimciler, diğer partiler, otoriteler, aydınlar, ve sürekli halkın nabzıyla ne olacağına, nasıl gideceğine karar verilecek.
Ayrıca, vatanın bölünmesinden dolayı “sizi ırgalamıyor” gibi bir densizliğiyse söylememişssiniz kabul ediyorum. Yoksa bu hadsizliğiniz öyle internetten değil başka yollardan çözülürdü.
[bu yoruma cevap ver!]
kürtçe diye sağlam ve kökleri eskiye dayanan bir dil tabi ki vardır. Yüzeysel bir araştırma hele böylesine kısıtlı bir alanda yapıp da aslında budur demek doğru değil gibi. evet bir dil vardır. daha çok sözlü kütüre dayanır ve inanın bu dili bütünüyle kendine has kelimeleriyle konuşan insanlar vardır. Bunun varlığı sadece Türkiye sınırları içinde olduğunu söylemiyorum. Komşu ülelerde ve daha kim bilir nerelerde has ve ayrı bir dil olarak varlığını sürdürür. konuştulan kürtçe dilinin bugün yarısından fazlası Türkçeden gelen kelimelerle olur. Bu da kaynaşmış bütünleşmiş iki dilin bir sentezi olabilir ancak yoksa ikiside ayrı ve kendi içinde tutarlı ve sağlam geçmişe ve gramere dayanır.
teşekkürler.
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın Semra Yıldırım.
Ben Türkçe Öğretmeni sayılırım.Ben dilbilimsel açıdan inceliyorum ve Kürtçe diye bir dilin var olmadığını kanıtladım diyorum.
Ne anlatırsam anlatayım.Okuduklarımı benim bakış açımdan bakamadığınız sürece beni anlamayacaksınız.
İki dilin sentezi diye bir şey olamaz.Kürtçe’nin tamamı toplama bir dildir.Kürtçe ile Türkçe senteze giremez.Çünkü Kürtçe kendini yenileyebilen bir dil değildir.
Kürtçe ile ilgili yüzeysel bir aaştırma yapmış değilim.Kürtçe’nin sağlam gramer kaideleri olduğunu iddia ediyorsunuz.Buyrun kanıtlayın diyorum.Söyledikleriniz Türkçe’yi dışarda bırakırsak baştan aşağıya yanlış.Evet, bilmiyorsunuz.Ben, yeteri kadarıyla anlattım.
Kürtçe ile ilgili 4-5 tane daha deneme yazmam gerekiyor sanırım.Evet.Altınızı da çizeceğim önemli yerlerin. :)
Saygılarımla..
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın Hakan Celep,
Kürt açılımıyla ilgili yorum yapmayacağım demişsiniz, konuyu yine oraya getirmişsiniz.:)
Kürtleri özellikler son yüzyılda dışardan tetikleyen bir çok unsur mevcuttu.Bu unsurları görülen geçmiş zaman eki ile gösteriyorum fakat hala da devam ettiklerini de sözlerime ekliyorum.
Sokağa inin diyorsunuz.Ben, şu yaz günlerinde babamın yanında duruyorum.Esnaf kendisi ve halkın nabzını yoklamaktan ziyade elimde tutuyorum.Halka inmek değil bizimki halkla bütünleşmek.Halk beğenmiyor Akparti’yi biliyormusunuz?Alternatifimiz yok diyorlar.
Kürt açılımı ile Kürt sorununu çözme girişiminin geçersiz olduğunu öne sürüyorum.Bu açılım çok daha büyük sorunları beraberinde getirecek ve üzülerek söylüyorum “vatan toprağı bölünecek”.Ben kehanette bulunmam.Ama üstünkörü bir açılım girişimi, zaten Kürtleri yıllardır tetikleyen ve palazlandıran dış unsurları (iç unsurlar da var) harekete geçirecek.
Kürtler ne istediklerini bilmiyorlar.Ama emin olun, onları kullananlar ne istediklerini biliyorlar.Türkiye’nin bölünmesi.Size, kolay geliyor evet.Şu ana kadar söylediklerim olmadı, bundan sonra da olmaz deniliyor.Siz de öyle düşünenlerdensiniz belki.Ama, açılım kolay değil.Bir açılırsınız, bakarsınız hiç bir şey kalmamış.Yeller eser açıldığınız coğrafyalarda.Siyaset, işim değil benim.Siyasetçi de değilim.Ama meclisteki milletvekillerinden daha iyi konuşuyorum sanırım.:)
Saygılarımla.
[bu yoruma cevap ver!]
Hakan bey,
Sizi ırgaladığını ve ya ırgalamadığını bilemem.Ben gördüğümü söyledim.Bana, pek bir umarsız göründünüz.Belki de öyle değilsinizdir.Ben bilemem.
[bu yoruma cevap ver!]
Ben ve benim gibi düşünenler ülkenin geleceğinin baskı dolu değil, bireysel özgürlüklerle taçlandırılmış haliyle daha aydınlık olduğunu düşünüyoruz. İsterseniz baskı rejimine devam edip, yok sayalım tekrardan gerçekleri. Umarsız sanırım yanlış oldu, o umutlu olacak.
[bu yoruma cevap ver!]
Fatih Emre Polat= isminde üç kelime var ve iki tanesinden biri Arapça, diğeri de o, Kürtçe’yi lehçesi saydığın Farsça’dan ibarettir…[Fatih(arapça), Polat(farsça)]
Yukarıda yazdığım cümlenin içindeki, “isim(arapça)”, “kelime(arapça)”, “ve(arapça)”, “tane(farsça)”, “diğer(farsça)”, “lehçe(arapça), “ibaret(arapça)” yabancı kökenli kelimelerden oluşuyor…
Arapça= Hami-Sami Dil Ailesinin, Sami kolu,
Farsça,(ve Kürtçe)=Hint-Avrupa Dil Ailesinin, İran Dilleri, Batı Grubu (hint -avrupa dünya’nın en büyük dil ailesidir ayrıca)
Türkçe(türkiye türkçesi)= Ural-Altay Dil Ailesi, Türk dilleri, Oğuz Grubu
yani senin ismini açıkladığım basit bir cümlenin içindeki 13 kelimeden 7 tanesi türkçe değilken ve asla aynı dil grubundan olmadığınız(!) farklı dillerden alıntı iken kürtçe, farsça’nın lehçesi olsa bile çok daha mantıklı ve gururlu olur, hatta kürtçe diye bir dil olmasa da olur, ne dediğimi iyi anla ve bana etkileşim vs. deme he canım…
ve bi zahmet gidip, bulabilirsen 600.000 kelimelik bir türkçe sözlük al eline ve A harfinden başlayarak sırasıyla kelimeler ve kökenlerine bak, yabancı kelimeleri say bakalım nasıl bir ruh haline bürüneceksin ve geride kalan orjinal türkçe kelimelerle de hayatını idame et ki Türklüğüne halel gelmesin…
son olarak bu yazıdaki birkaç yanıtına baktım bir yerde Türkçe öğretmeni sayılırım demişsin, ben Kürtçe öğretmeniyim…. (umarım sayılmak ile olmak arasındaki farkı biliyorsundur bir -sözde- öğretmen olarak)
Ve emin ol şuan elimdeki en basit Kürtçe sözlük bile 3-5 bin değil, 150,000 kelimedir.Kendine ait ve farsça ile aynı olmayan bir gramer yapısı ve fonetiği var.
Gerçi senin “yoktur” demenle milyonlarca insanın hertürlü asimilasyona(!) rağmen konuştuğu bir dil yok olmaz.
Ama bilmeyen birilerinin kalkıp yazdıklarını okuyup yanlış bilgilenmemesi adına bunları yazma gereği duyuyorum.
Yazdıkların Kürtçe den Kürt milletinin varlığına-yokluğuna kadar, oradan da içinde -kandırmacadan ve oyalamacadan başka- bir şey bulunmayan “kürt açılımı”na kadar gelmiş.
Farkında olmasan da asıl amacını belli etmişsin…
İçindeki ırkçı duyguları silip atmadıkça –ki, bu çok zor senin açından- Kürtler hakkında ne söylersen söyle kendini o karanlık duygunun esiri olarak, öğrenmeye ve gerçeklere kapalı bir halde bulacaksın, bulacaksın ama bunu göremeyeceksin bile, acınacak halde olacak ve oturduğun yerden iki dakka internete bakarak kürt-kürtçe yoktur diyeceksin….
Kürt gerçekliğinin, bilinçaltında yarattığı buhranları bir nebze olsun sanal olarak hafifleteceksin, ama unutma, gerçek dünya çok farklı bir yer, aklını alır adamın…
[bu yoruma cevap ver!]
Sayın Zaro Beyefendi
Valla Türkçe’yi aman aman biliyorum diyen kaç kişiyi ezdim ben.Sırada siz varsınız sanırım.Buyrun başlayalım.
600.000 kelimelik Türk Dili Sözlüğü T.D.K’nın sitesindedir.
İsmimde Türkçe olmayan kelime olmasını nereye bağladınız bilmiyorum?
Türk Dili Kurumu sözlüğünde var olan her kelimenin Türkçe olup olmadığını bilirim.
Kürtçe’de 150.000 kelimeden bahsediyorsunuz.Buyrun kanıtlayın.Ben yok diyorum.
Amacınız hiç bir zaman bana saldırmak olmasın.Ben, bu tür terbiyesizlikleri ciddiye almıyorum.
Türkçe’deki yabancı sözcükleri de çok iyi bilrim.Hangi dilden geldiklerini de.Kürtçe’yi dill olarak kabul edemiyorum.
Türkçe ile Kürtçe’yi hiçbir zaman karşılaştırmam.
Evet, istesem kullandığım sözcüklerin tamamı Türkçe olur.Ben, bunu yaparım.İhtiyaçtan ötürü yabancı sözcükler kullanıyorum.
Yarım yamalak Türkçe’nizle Türkçe’ye laf etme cesaretinize de hayran kaldım.Her yiğidin harcı değildir bu.
Son söylenilmesi gereken şu.Türkçe, dünyanın 5. büyük dilidir.Kürtçe, bir kabile dilidir.
Benim saygılarımla sizin değil!
[bu yoruma cevap ver!]
Dilbilim çalışmalarından haberiniz olmadığı aşikar.Türkçe’ye saldıran, benim gözümde cahildir.
150.000 kelimelik Kürtçe sözlükteki Kürtçe kelime oranını söylermisiniz.İnternette bulabilirmiyim bu sözlüğü.İncelemek istiyorum.Yayınevini verseniz de olur.
[bu yoruma cevap ver!]
Ayrıca Türkiye Türkçesi Ural-Altay Dil ailesi Altay Kolu’ndadır.Türk Dilleri diye bir kol yoktur. :).Ben, uzmanlık alanıma giren konularda, birinin benle tartışmaya girmesini anlayamıyorum.Ne istiyorsunuz?
[bu yoruma cevap ver!]
Zaro Beyefendi,
Türkiye’de Atatürk’ten sonra çok ciddi anlamda Türkçe kelime türetilmeye başlanmıştır.Ben, sizin bildiklerinizin belki on katını belki de yirmi katını biliyorum.Fakat, siz azıcık bilginizle yakıp viran etmeye çalışıyorsunuz ortalığı.:)
Benle, muhattab olmak istiyorsanız, söylediklerimi çürütün.Düşüncelerimle tartışın, onlarla boğuşun.Bana, “Sen Kürtleri sevmiyorsun”, “Irkçısın” gibi anafikirirleri olan kelime topluluklarıyla gelmeyin.
[bu yoruma cevap ver!]
Polat efendi;
ben senin kadar boş ve aslında varolan gerçekleri kendinden bile saklarcasına inkar eden, ve anlama zorluğu çeken bir insanla ne kadar tartışsam boştur.
boşluk hiç bir zaman dolmayacak çünkü dibi yok…
yazılan bir yoruma bir seferde değilde farklı zamanlarda, bir kaç ayrı cevapla cevap vermen ise zaten iki şey ile açıklanabilir, birincisi o sağ tarafta çok konuşulanlar bölümünde sana ait bir yazının görünmesinin verdiği haz, ikincisi okuduğunu hemen anlayamayan biri olduğundan, anlamak için defalarca okudukça aklına gelenleri peyderpey yazman…
yani iki durumda da boş bir insansın, cahil egonu ve içindeki ırkçı düşünceleri tatmin etmek için saçmalarda saçmalarsın, cehaletin bir sınırının olmadığını bilen bir insan olarak senin de sınır tanımadan saçmaladığını söylüyorum…
son olmasını umduğum bir soru sorayım sana;
SEN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ VE TÜRKÇE KONUSUNDA UZMAN MISIN?
lütfen önce bu soruma evet-hayır tarzında kesin ve net bir cevap ver…
[bu yoruma cevap ver!]
Evet Uzmanım.Ama sizin gibi gereksiz biriyle artık konuşmayacağım.
[bu yoruma cevap ver!]
Zaro Beyefendi ,
Konuya 3 cevapla karşılık vermemin sebebi deli zrvası sözlerinizi toplamakta çektiğim sıkıntı.Defalarca hakaret duymamak istediğimi söyledim yorumlarda.Ama insan olana söylemem gerekiyor sanırım.İçtiniz mi ne yaptınız bilmiyorum ama lütfen saygılı olun.
Türkçe hakkında yazdığım denemeleri bir okuyun bakalım.Siz ondan da farklı manalar çıkartırsınız.Sizi tanımıyorum.Hakaret etmek istemiyorum.Lütfen, sabrımı zorlamayın.
Orta Asya Türk lehçelerini de gördüm.Osmanlıca da gördüm.Günümüzdeki tüm kelimelerin hangi dilden geldiklerini bilirim.Beni günlük hayatta tanımadığınız için bunlara inanmayabilirsiniz.Ben, kime ne anlatıyorum Allah’ım.:)
Burada önemli olan ben değilim aslında.Düşündüklerim.Sizin gibi saldırgan yaratıklarla da başetmek gibi bir görevim doğdu artık.:).
Umarım bir gün gündelik hayatta karşılaşırız.Yaratık dedim.Yaratılmış demek.Hakaret etmedin anlayacağınız.Lütfen, yazdıklarımı okuyun.
Benim saygılarımla sizin değil!
Öğrenecekleriniz, zihninizdeki tüm şemaları alt üst edebilir.Ama unutmayın.Öğrenmek Güzeldir.
[bu yoruma cevap ver!]
hah işte beklediğim cevabı verdin…
Türkçe hakkında uzmansın madem,Lütfen gerçek manada sana HERHANGİ BİR YARARI VE ZARARI olmayan HİÇ BİLMEDİĞİN BİR DİL hakkında atıp-tutacağına ve saçma, gerçekle alakası olmayan tespitler yapacağına otur o güzel ve eşsiz Türkçe\’nin derinliklerine in.
Kendini Türkçe hakkında o kadar ileri götürüp geliştir ki, ileride birgün, Türkçe denildiğinde dünyada akla gelen ilk ve hatta tek otorite sen ol.
ama üzerine vazife olmayan ve tekrar ediyorum HAKKINDA HİÇ BİR ŞEY BİLMEDİĞİN KÜRTÇE hakkında yorum yapma.
Kürtçe bir dil veya değil, eğer senin Kürt Milleti ile bir sorunun yok ise o dil ile de bir sorunun olmamalı.
ha yok, ben Irkçı bir insanım ve Kürtler\’e saldıracak bahane arıyorum diyorsan o zaman açık açık söyle içinde dert olarak kalmasın, olur da birgün gerçek hayatta karşılaşırsak (!) ona göre bir eğilim gösterelim…
[bu yoruma cevap ver!]
Ben ırkçılıkla bağdaştırılan bir Kürt karşıtlığını kesinlikle yapmıyorum.Kürtçe ile ilgili bir sürü kitap okudum.İnternetten bir çok araştırma yaptım.Kürtçe’yi de orta derecede öğrendim diyebilirim.
Ben Kürtçe’nin de derinliklerine iniyorum ve gördüklerimi söylüyorum.Amacım, çok daha bilimsel makaleler ,(deneme özelliği taşıyan) yazılar yazmaktı bu konuda.Ama Kürtçe ile ilgili yazdığım her şey, yanlış anlaşılıyor.Benim Kürtler’e karşı bir husumetim yok.Benim Kürtler’den bir beklentim yok.Ben Kürtçe ile ilgili ve Kürt Milleti(!) ile ilgili konuşuyordum.Buyrun, beraber konuşalım dediğim Kürt arkadaşlar; ya ajitasyon yapıyorlardı, ya da bana saldırıyorlardı.
Buyrun başlayalım diyemiyorum.Çünkü, yazdıklarım örtülmeye, yalanlanmaya çalışılıyor.Bundan sonra Kürtçe ve Kürt ırkı ile ilgili yazı yazmayacağım…
[bu yoruma cevap ver!]
Kürtçe, kendini yenileyebilen gelişen dünyaya ayak uydurabilen bir dil değil. Esasında bir dil değil. Lehçe olarak görülebilir. Farsçadan etkilenmiş genel olarak. Ama piyasaya yeni bir kelime çıktığı zaman mesela (teknoloji) bunu bizden olduğu gibi alıyorlar. Bu bağlamda bize de sımsıkıya bağlanmışlar. Ayrılamıyorlar. Ama işlerine geldiği zaman biz bir grubuz, biz farklıyız diyorlar. Garip…
Uslubun sokaktaki, dünyadan haberi olmayan vatandaştan farksız ki araştırdım,okudum, öğrendim vs. yazmışsın önce bakış açını değiştir.
”Kürtçe, kendini yenileyebilen gelişen dünyaya ayak uydurabilen bir dil değil”
2001 Yılında konuşma yasağı kaldırılan bir dilden bahsettiğiniğn farkındasındır umarım.2009 yılında fakültelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açmak için hazırlıklar yapılmaya başlandı.Edindiğin konunun miladı daha başlamadı ama tatlı rüyanızdan uyandırılma korkusu sarmış heryeri.
”Ama piyasaya yeni bir kelime çıktığı zaman mesela (teknoloji) bunu bizden olduğu gibi alıyorlar.”Siz kimsiniz ? Biz derken bütünleyici işlevide açıklama gereği duymuyorsun çünkü kendi yalanlarınıza inanmışsınız artık.Yasal zemin hazırlandığında Kurulacak Dil kurumu bu işi yerine getirecekir o konudada telaşa kapılmasın kimse.
[bu yoruma cevap ver!]