Beni sevişinle, seni sevişimle ayrılmalıyız milyonlardan. Kirlenmeyen ne kaldıysa gözlerinde yaşat bana… Yakalanmış bir serçenin ilk gözyaşında başladı hayat. Gecelerin renginden çok sesi gözlerimin içinde; bir yağmur olup yağabileceksen tenimin çöllerine, bulutlarım gözyaşlarımda… Hadi bir yıldırım ol ve düş bedenimin gökyüzünden…
Dokunabildiğim hayat, dikiş tutturamadı gönül yırtıklarına. Razı çavuşu hasretin, yağmur dilimleri başımı kaldırışımda. Ruhum gözlerinin kancasına takılmış bir yerden, çektikçe zaman sana dönüyorum hep. Buharlaşıyorum senle ben arasındaki çukur bahçelerde.
Hasretinle, varlığın aynı paralelde. Aşkını ekvatoru bile kutup yanığı. Karmakarışık bir saltanat ki yokluğun; her gün başka bir padişah vuruyor boynumu.
Süresiz yasaklar, senin elvedanın şifrelerini çözemiyor. Ayrılığından alına kan, aşkının üveysi çıktı. Tenimde sıkışan karlar, gözlerinin kırıklarına yağıyor. Şehir ışıkları karanlığının yasını tutarken, bana kalan son kavganın küllüklerini doldurmak. Her şeyi yaparım derken sana, seni unutabilmeyi atlamışım. Artık sözüne güvenilmeyen biriyim. Ölüm insanın düşmanıysa sensizlik hangi taraf? Ellerimin bir tarifi var yaşlarımdan inmeyeli; ben sana ağlamak için büyüdüm. Arsız hasretlerinde aşağılanmak, kusursuz ayrılıklarında tek kusur olmak için büyüdüm. Aşklarının çöplüğü olmak için büyüdüm.
Sen dünyayı yaşayacaksın, ben günahlarını. Bir sürü deniz içecek gözlerin ve ben hep yosun tutacağım, hoşçakal kayalıklarında. Bir farkım var sadece yağmurlarımın anahtarlarını kaybettim bedeninde. Tenimin gökyüzü hala açık ve bir kalp taşıyorum senin yalnızlığını bekleyen.
İlk ben olabilmek için eskiyişini de yaşayacak. İlk ben olabilmek için terk edildiğin de beni terk ettiğini unutmak için.
Alev kışı sokağımda son görünüşün.Bir daha hiç yaşanmayan busen. Gönlüme vurduğun bavul kaçamakları, bir damga sensizliğe atılmama. Soğuk bir bedel bakışlarım. Haksız rekabet ayrılıkla ben. Ciğerlerimin kepenkleri kapanırken, masum cehennemsin nefesimde.
Beni sevişinle, seni sevişimle ayrılmalıyız milyonlardan. Kirlenmeyen ne kaldıysa gözlerinde yaşat bana…



yazıyı okuduğumda bir bekleyişin hüznü geldi içime. Sanırım ayrılığın lisanını sizinle öğreneceğiz. Çok hoştu.