"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Merhaba Bebek;
Hoşgeldin dünyaya şaşkın bakışlarınla,
Selam olsun kötülüğün tokadından o masum suratına,
Selam olsun tekno silahlardan o minik ellerine,
Selam olsun can pazarcılarından o minik canına…
Nereye geldiğini bilmeden büyük bir heyecan içinde çığlık çığlığa adım atan,

Gördüğü her yüze gülen, el veren, işin aslını astarını öğrendiğinde de yaşamaktan vazgeçen,
Çarkın içinde dönmeye başlayan,
Çark döndüren,
Çark döndürten,
Küçücük gözlerinde masumiyet,
Küçücük ellerinde beraberlik,
Küçücük ayaklarında azim,
Küçücük kulaklarında gerçeklik barındıran bebek.
Merhaba, asla sırrını çözemeyeceğin dünyadan sana…

“Nasıl rahat mısın kollarımda? Hemşire seni iyi giyindirdi mi? Şimdi senin karnın da açtır. Eee, kolay değil, çok uzun yoldan geldin? Uzun zamandır seni bekliyorduk biz de. Babaannen, deden, baban, ben, annen ve seni duyan herkes. Hele annen… Gecelerinin nasıl geçtiğini anlatamam sana… Seni düşündükçe gözleri parladı. Daha bir al yanaklı oldu. Sana her dokunuşunda yüzünde sabrın ve sevginin olduğu bir tebessümle “Ben evladıma çok iyi bakacağım” dedi. Bazen ağladı, bazen güldü. Sen eksik kalmayasın diye neler yemedi ki. En çok portakal istemişin dünyadan. Karpuz yemişin kana kana. Bazen de beğenmemişin dünyanın kokusunu, annene zor anlar yaşatmışın. İçinde büyüdükçe daha bir yaramazlaşıp iyice oynak olmuşun daracık yerde. Arasıra canını yaktığın da oluyormuş hani annenin. Ama üzülmemiş buna; “Bana onun verdiği acı değil ki. İğne batması gibi bir şey” der, sonra gözleri duvarda seni hayal edermiş. Bizden çok o hak etti seni…

Şimdi gerçeksin ya, kollarımdasın ya, fıldır fıldır bana ve etrafa bakıyorsun ya, nasıl bir duygu anlatamam sana. Asla da anlatamayacağım biliyorum. Buruşuk tenine dokunmayı, o minik parmaklarınla oynamayı, göbeğini okşamayı, baş parmağım boyundaki ayaklarını öpmeyi nasıl anlatabilirim ki sana. Kulağına “Hoşgeldin bebek” dediğimde burnunu hafif yukarı kaldırdın ya, işte o zaman notunu verdim ben senin. -İşte dünyayı beğenmeyen bir bebek. Belki de dünyayı değiştirebilecek bir bebek. Daha doğar doğmaz anladı nereye geldiğini. Evet, evet işte tüm insanlığı değiştirecek olan bebek.-

Nasıl bir sorumlulukla doğduğunu sana bir bir anlatsam mı yoksa sen yaşadıkça mı görsen? Ben sana masal anlatır gibi anlatırım hepsini o sorun değil de, karşına çıktıklarında nasıl cevap veririm sana onu düşünmem lazım. Yoksa bende hikaye çoooookkkkk. Çok uzak zamanlardan başlayamam ama. Tekno bebek olduğun için taş devrinden, karanlık çağdan pek anlamazsın. Garip gelir sana, bize geldiği gibi. Biz az çok yokluk biliriz, ondan anlarız, o dönemin insanlarını da sana nasıl anlatabilirim ya da anlatır mıyım bilmiyorum. Ya da koyarım önüne kitabı, merak edersen sorarsın, etmezsen hiç önemli değil aramızda kalır bilmediğin.

Bebek, algılamaya başladıkça hayatı daha çok ağlayacaksın. Güleceğin zamanlar da olacak tabii. Ama değerini bilmeyeceksin. Önce kaybedecek sonra kazanacaksın. İlk zamanlar süt diye ağlarken sonra bu; oyuncak, çikolata, ödev, kız arkadaş, okul, iş, para evlilik gibi sürüp gidecek. Yaşamak gibi bir kaosun içinde yolunu arayacaksın. Yeni yeni yollar deneyip her seferinde “Bu sefer tamam” diyeceksin. Bazen korkarak bazen de büyük bir cesaretle “Ben” diyeceksin. Annen baban seni çok sevdiği için zaten şanslı doğdun. Bu şansın hep arkanda olacak. Sana sezdirmeden hep seni kollayacaklar ve sen bazen bundan şikayetçi olacaksın.

Bebek, hoş geldin dünyaya. Küresel ısınmadan dolayı sana bir şeyler bırakma şansımız olur mu bilmiyorum ama ileride seni çok zor zamanlar bekliyor, şimdiden buna hazırlan. Hayatın süt-çiş-uykudan ibaret olmadığını öğrendiğinde hayal kırıkları yaşayacaksın. Yaşadığın her hayal kırıklığında sakın pes etme. Muhakkak doğru yolu bulacaksın. Unutma, nefes aldığın her an hayat senindir.

İyi ki geldin ve gönlümüze hoşluk getirdin bebek. Teşekkür ederim tüm aile adına.

(Resimdeki bebek 19 Şubat 2009 tarihinde saat 09.12′de Bursa’da çığlıklarıyla hayata adım atmış bulunmakta.)

, , ,

Yazar Hakkında

Bu yazıya 3 görüş yazıldı.

  • Ali Erkurt (21 Şubat 2009) :

    “Bu dünyaya çocuk getirmem” klişesinin cevapları bu yazıda yatıyor bana göre :). Bunun yanında, “hoşgeldin bebek!”

    Tülay Abla, yeğenin yıllar sonra bu yazıyı okuduğunu düşündüm bir an. Ne hoş olurdu değil mi?

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Tülay Oral Tarman (21 Şubat 2009) :

    İnşallah yıllar sonra bu yazıyı okuma şansı olur ve inşallah bizim de yakında bir bebeğimiz olur da denemeyazilari.com un ilk meyvesi olur Ali’cim:)

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Ali Erkurt (21 Şubat 2009) :

    inşallah :)

    [bu yoruma cevap ver!]

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Körfez’de Bundan Sonra Ne Olacak?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası