Fatih Terim istifa etti. Üstelik bir Avrupa yarı finali oynadıktan sonra. Halbuki, Afrika’da düzenlenecek olan Dünya Kupası’nda sürpriz yapmaya en müsait takım değil miydi Türkiye? İspanya’nın lider olması normal bu grupta. Peki Türkiye, Bosna-Hersek, Estonya, Belçika, Ermenistan’ın olduğu grupta ikinci mi oldu? Hayır. Belçika’yı iki maçta da yenemedi. Estonya’ya karşı puan kaybetti. Kazandığı maçı da zorla kazandı. En kritik maçta Bosna-Hersek karşısında fark yemekten kalecisi ve forvetlerin gününde olmaması sebebiyle beraberliği kurtardı!
Biz bu senaryoyu 2004 elemeleri sonrası da yaşamıştık. Sebebi ekolümüzün, bir futbol tarzımızın olmaması. İstikrarsızlığa çok müsaitiz. Alt yaş gruplarına “Bu çocuk Avrupa çapında bir oyuncu olur” dediğimiz kimse büyük takımlarda oynayamadı genellikle. En iyi jenerasyonlarımızı hiçbir şekilde kullanamıyoruz. Polonya’daki Eurobasket2009′da Sırbistan’ı seyrederken heyecan duyuyordum. Yaş ortalaması 22 olan bir takımdı. Final oynadı. Ben bu takımın birçok parçasını 3 sene önce Partizan kadrosunda Abdi İpekçi’de seyrettim. Çok iyi olacaklar diye anlatmıştım yanımda maç seyreden insanlara. Sırplar futbolda da aynı şeyi yaptılar. Crvena Zvezda altyapısından yetişen birçok oyuncu bugün kadroda. Bu jenerasyonun arkasında Partizan altyapısından gelen çok değerli oyuncular var. Şimdiden Manchester United’da yer buldular. Adem Ljajic ve Zoran Tosic. Bizim kaç tane oyuncumuz MANU ve türevi takımda oynuyor? Hiç.
15-20 yaş arasında o potansiyele sahip oyuncularımız var. Fatih Terim, gelirken ne dedi? Bir ekol yaratmak… Kars’taki çocuğu bile kadroya alacağını söylemişti halbuki. Bununla gerçekleşmedi. Bütün ülkenin büyük takımda nasıl oynadığını sorguladığı iki oyuncuyu Sabri ve İbrahim Üzülmez’i korkmadan milli takıma koymaktan çekinmedi. Biz, gerekirse en az 2-3 turnuvayı boşverip bir jenerasyonu adam etmek için uğraşıp, gençlerle oynamaya başlamalıyız. Ülke çapında yapılacak bir altyapı yatırımı Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın herhangi birinin transfer bütçesi kadar bile tutmaz. Çıkacak sonuçlar bizi 2016′da Avrupa Şampiyonası’nda favorilerden biri yapar. Peki bunu kimlerle yapacaksın? Hiddink, Capello, Ancelotti, Lippi kalkıp Van’da, Ardahan’da, Edirne’de, Muğla’da altyapı için uğraşmaz.
Anadolu’nun herhangi bir yerinde oyuncu seyretmez. Bunlar için uğraşmaz. Uğraşacak adamın bizden biri olması ve şimdi geldiğine göre alt yaşlarda başarılı olan oyuncuları tanıması lazım. Ben bu yer için en güzel ve mantıklı adayın Abdullah Avcı olduğunu iddia ediyorum. Korkmadan Ali Turan’a, Sezer Öztürk’e, Nuri Şahin’e, CanerErkin’e Bernabeu’da forma verecek adam da budur. Saydığım oyuncular kadar iyi oyuncuları tanıyan da Avcı’nın ta kendisidir. Hiddink kalkıp tanınmamış ama yetenekli oyuncuları kadroya koymaz. Günlük başarı getirir. 10 yıl sonraki turnuvada da bizi favorilerden biri yapmaz. Bizim ihtiyacımız olan İspanya, Almanya, Hollanda gibi bir altyapı ekolü. Bunu devlet desteğiyle yapmalı hem de. Rusya, Sovyetlerden sonra altyapıyı tamamen sponsor desteğine mahkum etti. Sonra futbolda esamesi okunmadı. Korkulan takım SSCB vardı, Rusya yanına bile yaklaşamaz. Bizim de altyapıyı kulüplerden çıkarıp devlet eline döndürmemiz lazım. Aynı Sovyet ekolünü benimseyen ABD, Sırbistan, İspanya gibi.
Hiddink gelmesin. Yalvarıyorum. Aklıma bir Mustafa Denizli ihtimali gelmiyor değil. 2005′te yaşadığımız gençlerde Avrupa şampiyonluğu, Dünya dördüncülüğünü ( ki Brezilya’yla oynadığımız efsanevi 4-3′lük yarı final maçını nasıl şanssız bir şekilde kaybettiğimiz, izleyenlerin hafızasında tazedir) sürekli olmaya başlar. Hastalığımız açık, ilacı da Abdullah Avcı.


Sporun neredeyse hiçbir dalında uluslararası sporcumuzun olmadığını görmek gerçekten üzücü… Daha C.tesi günü Prag’daki Snooker maçında 14 yaşındaki Osip Zusmanovich’i görünce hayrete düştüm. Snooker’da sanırım 1 tane bile oyuncumuz yok. Keza diğer branşlarda da gerçekten zayıfız. Güntekin Onay da “Spor Aşkı” programında dünyada kaç tane teknik direktörümüz şu an görev yapıyor, kaç tane oyuncumuzu yurt dışına futbola gönderip iyi yerlerde görüyoruz bunları konuşmuştu. Hakan Şükür de futbol okulu diyor… Spora küçük yaşta alışmanın bireye faydasının büyük olduğunu da yabancılar bize gösteriyor. Hiç olmazsa futbolda altyapı çalışmalarını sağlam tutalım. Seninle ettiğimiz muhabbeteki gibi, 7-8 yılda “sağlam topçuların” yetişeceğine şüphe yok. Favori gösterilmenin zamanı geldi geçiyor bile. Dünya Kupası hüsranımız da ayrı bir olay zaten…
[bu yoruma cevap ver!]
Daha 24 saat olmadan Fatih Terim bugünkü toplantısında altyapıdan, olimpiyatlardan sonra “neden sporcumuz yok” tan yakındı biraz… Herkes farkında ama görünen o ki, eyleme geçen yok.
[bu yoruma cevap ver!]