"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Yazıya Dön

Yazıyı Paylaş

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar

Geçmişten bugüne hastalıklar, savaşlar, isyanlar, ölümler gibi on binlerce üzüntüyle yüz yüze gelen insanoğlu, mutsuzluğun ne olduğunu adım adım yaşayarak öğrendi. Her mutsuzluğun ardından yeni umutlar vaat edildi insanoğluna. İnsanoğlunun yaşadığı mutsuzluklara çok üzülen büyük insanlar, onların mutsuzluğunu bir gölge gibi arkalarında saklayacak mutluluklar yarattılar. Her dönemde değişti bu mutlulukların şekli, boyutu, ölçüsü. Bazen güzel bir yemek, bazen keyifli bir sohbet, bazense sadece huzurlu bir uyku…

Fakat insanoğlu değişti, gelişti, modernleşti. Işıklı kalabalık caddeler, göz alıcı vitrinler, gökyüzüne nispet yaparcasına yükselen gökdelenler… Tüm bu güzellikler arkasında, tıpkı insanoğlunun ardında gizlediği mutsuzluk gibi tenha, loş sokaklarını gizledi. O gizlemeye çalıştıkça, onlar daha kızgın, daha öfkeli ve var olduklarını belli edercesine daha çok suçla kendilerini gösterdiler. Modern insanın mutluluk isteği, tenha sokakların yaşam isteği, arada kalmışlıklar, korkular… Modern insan artık yalnız ve güvensizdi. Işıkların parıltısı arttıkça korkusu daha çok arttı. Bir anlık hazzın ardından yüzleştiği hüzün, modern insanın mutlu olma arzusunu daha çok tetikledi. O küçük mutluluk umutlarına büyük korkular ekleyen modern insana, anlık zevk veren her şey gün geçtikçe mutluluğa giden yolda, büyük süslü bir anahtar oldu.

O gizlemeye çalıştıkça, her gün daha fazla korkuyla yüzleşti fakat istediği bu değildi. O, mutlu olmalıydı. Düşünmek hatta bazen konuşmak istemedi. Karşısından gülümseyerek geliyordu çocukluk arkadaşı. Hayır! Konuşmamalıydı, kim bilir belki de artık o bir düşmandı. Evet, hemen güzel bir kadın gibi büyüleyici görünen ışıklı bir caddedeki herhangi bir mağazaya gitmeliydi. Kapıdan içeriye adım atmadan önce ve zihnini kurcalayan her şeyi oracıkta bırakmıştı artık güvendeydi. Nasıl söyleyebiliriz onun yalnız, mutsuz, korku dolu olduğunu. Her köşe başında kim ve ne olduğunu umursamadan şefkatle onu kucaklayabilecek niceleri, kapılarını açmış içeriye girmesini bekliyordu…

- Yazının başına dön!

Rengim Sine

Yazar Hakkında

Bu yazıya 2 görüş yazıldı. Sen Ne Düşünüyorsun?

    

Güvenlik Kodu:

  • dilek (4 Mart 2010) :
    0   0  

    güzel bir yazı olmuş, çok beğendim. tebrik ederim .

    [bu yoruma cevap ver!]

  • Neslihan Yıldız (7 Mart 2010) :
    0   0  

    Güzel bir konuya değinilmiş.Beğenerek okudum.
    Tebrikler

    [bu yoruma cevap ver!]

  • - Görüş bildirmek istiyorum!