Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | kitapyurdu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

DY | sen de dene!

DY | haberler

I'm listed in Personal

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Bu yazıya 7 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • Duygu Gür diyor ki:

    Askeri harcamaları azaltma konusunda herhangi bir girişimi olmayan bir başkanın Nobel Barış Ödülü’yle ilişkisini çözemedim. Ödülün amacını hatırlamak hiç fena olmaz.

  • asyali diyor ki:

    Seçim kampanyaları sırasında bolca “Yes, we can”, Demokrasi, barış, özgürlük, kardeşlik, değişim gibi sözlerle masal anlatan Obama halefi Bush’tan geri kalır bir yanının olmadığını gözler önüne sererken….

    Daha göreve geldiğinin 2. günü Afganistan- Pakistan sınırında bombalar yağdırırken….

    Afganistan’ın Helmand bölgesine 5000 civarı piyadeyle daha önce görülmemiş büyüklükte sivil halkı hedef alacak saldırılar gerçekleştirirken….

    Irak’ta Obama öncesi ve sonrası katliamlarda en ufak bir değişme olmamışken….

    Obama bu ödülü dünyanın en aç gözlü halkı olan Amerikan halkına, savaşçı piyadelerine, balistik füzelerine, nükleer bombalarına hediye etsin

  • Hakan Celep diyor ki:

    ABD’de politikaları değiştirmek dünyanın her yerindekinden daha zor. Çünkü, bir çok poitika iktidar sahibine göre ayarlanmaz. Türkiye veya türevi ülkelere göre daha özerktir yapılar. obama uğraştıkça çok daha fazla zorlanıyor. Gerçek iktidar sahiplerine karşı savaşacağını düşünmüştür ama bu kadar büyük olacağının farkında değildir muhtemelen. Bir başkana 5 yıl görev süresinin verilmesi de bu yüzdendir. Eğer, 1, 2, 3 yılda değişseydi o kadar süre verilirdi. Obama’nın nasıl bir başkan olduğunu değerlendirmek için henüz erken.
    Ama en nihayetinde Nobel kendi güvenilirliğine zarar vermiştir. Yalakalık gösterisinden başka birşey değildir. Obama’nın karizmasından çok az şey kopup gitmiştir. Hem zaten Nobel Barış Ödülü çok önceden güvenilirliğini ve itibarını yitirmiştir.1994′te ödül Szymon Perske’ye gitmişti. Nam-ı diğer Şimon Peres.

  • aziz diyor ki:

    ABD’yi tek bir kişi yönetmez. Obama sadece seçilmiş bir piyondur. Ülkeleri zihniyetler yönetir devlet başkanları değil. ABD’nin zihniyeti dünyaya hakim olmak, tek süper güç olarak kıyamete dek yaşamaktır. Türkiye’nin yönetim zihniyetiyse, en azından beş yıl iktidarda kalabilmektir. Unutmayalım ki zevahiri kurtarmak için sadece kısa zaman dilimlerini hesaba katanlar ABD gibi uzun zaman dilimlerini düşünerek politika geliştirenlerin arkasından koştururlar.

  • Mevlüt Taşarsu diyor ki:

    elbetteki barışa olmalı ama savaşlar öyle bir hal aldiki zihinlerde, barışın hemen yanıbaşımızda hissettiğimiz an bile ona beslediğimiz umutu göremeyince korku dolu gözlerle koynumuzda seviştiğimizin kim olduğunun sorgulamasına giriyoruz. İşte o an barıştan uzak olduğumuz o an, umuda olan özlem diriliş gösteriyor. Bu kutuplaşma ve ayrışmanın getirisi olarakda umide nöbel vermek bile bize teselli olacakken ya o da bir yanılsamaysa diye çelişki ile bu başlıkta ki soruyu sorma zorunluluğunda kalıyoruz.

  • Deliveren diyor ki:

    Bir spor karşılaşmasında oyuncu degişikligi yapılabilir hatta takım taktik bile degiştirebilir fakat bu asıl amacını degiştirmez.

  • cesur yürek diyor ki:

    arkadaşlar bence bu yazı igrenç.