Hayatımız sürekli bir koşuşturma içersinde ilerliyor. Bazen nereye gittiğimizi bilmeden yola çıkıp Allah ne verdiyse diyoruz. Bazende nereye gittiğimizi bilerek seke seke yola devam ediyoruz. Sürekli seçenekler var önümüzde. A yolu B yolu nerde bunun orta yolu…
Kendimi bildim bileli bir sınavdan diğerine girip durdum. 5., 8. , 12.(lise son) ve üniversite 4.sınıftan sonra sürekli hayatımda köklü değişiklikler yaşatan sınavlara girdim. Dershane deneme sınavları, seviye belirleme sınavları, ALES, ÜDS ise ara sıcaklar benim için. Soru soruldu seçenek belirledim. Soru soruldu “ya budur ya da şudur” dedim. Soru soruldu doğru cevabı bildim ama kaydırma yaptım. Soru soruldu sonuçlarını bile bile yanlış yaptım. Soru, soru, soru… Artık hayatım sorulardan ibaret oldu. Hep bir gün bu sınavlar yerine alternatif bir şeyler koyarlar diye düşündüm ama aradan yıllar geçti. Daha kaygısız, stressiz ve düzeyli sistemler olacağına önceki sistemlerden daha karmaşık ve geniş kapsamlılarını sistemin göbeğine yerleştirdiler. Yıllardır at gibi koşturup durduk ev-okul-dershane arasında. Koşarken arkamıza bile bakmadık. Yitip giden zamanın farkına vardaman koştuk, koştuk, koştuk…
Yeni bir sınav ayına giriyoruz. 6.,7.,8.,12. ve üniversite son sınıflarının haftadan haftaya sınavları olduğu bir aya herkes adına merhaba. Bununla beraber yaklaşan sınav kaygılarına, gelecek kaygılarına, aile tedirginliklerine, bilinçli-bilinçsiz tercihlere, gereğinden fazla yüklenmiş sorumluluklara da merhaba.
Otomatik pilota bağlanmış ilerleyen eğitim uçağında herkesin yeri belli. Seçkin kısımla, orta sınıf kısımlarda boş koltuklar sürekli boşalıp doluyor. Gerçi biletler neye göre kesiliyor kimse bilmiyor ama eğitimin çok yüksekten uçtuğu aşikar. Ben uçağın nereye gittiğini bilmiyorum.Bir türlü de bulamadım. Vekil-sözleşmeli-kadrolu olarak görev yaptırılan öğretmen çalıştırma sistemi, isteğe bağlı atamaları yapılan yönetici seçim sistemi, puanlama ile öğretmenini belirleyen atama sistemi ile bu uçak ne kadar sağlam kalır ve nereye kadar gidebilir acaba? Bilen varsa Allah aşkına söylesin.
Bu yıl KPSS sınavına hazırlanıyorum. 2007 mezunu olarak çoktan atanmış olmam ve göreve başlamış olmam lazımdı. Fakat var olan koşullar yaşantıları etkilediğinden hiç oturupda kitap açmadım. Benim devremin çoğu ya sözleşmeli ya da kadrolu atandı. Bende bu yıl boşta kaldım. Vekil olarak çalışmadım. Herhangi bir iştede çalışmadım. Geçirdiğim bu bir yıl bana var olan sisteme uymam gerektiğini öğretti. Diretmenin bir anlamı yok. Kimse isteğe bağlı işe alınmıyor ya da “Sen bu işi iyi yaparsın, al sana kadro” demiyor. Geleceği 240 soruluk seçime bağlayan bir sistemden artık çok da fazla bir şey beklemiyorum. Çünkü biliyorum ki hayal kırıklıkları yaşayan bir çok insan var.
Soru 1) Akranları ile oynayacağına, sınıfta test çözen, kitaplar arasında boğulan, aile-okul baskısı altında bunalıp depresyona giren bir kuşak ileride ne kadar üretken ve sağlıklı olur?
A) Sadece kendine faydası olur
B) Depresyonu çabuk atlatır
C) Olumlu aktarım yaparsa sınavı kazanır
D) Kimseye faydası olmaz
E) İleride toplumun problemli ferdi haline gelir
Cevap: Bilin bakalım
Soru 2) 1.643.000 ÖSS başvurusu, 1.200.000 ilköğretim mezunu, 450.000 fakülte ve yüksekokul mezunu olan bir ülkede haziran ayı boyunca kaç kişi stres yaşar?
A) Sadece üniversite sınavına girenler stres yaşar
B) Hiçkimse stres yaşamaz, rahat rahat gezerler
C) 3.293.000 kişi stres yaşar
D) 3.293.000*3=9.879.000 kişi stres yaşar (3= anne,baba,kardeş)
E) Ülke çapında stres yaşanır
Cevap: E
Soru 3) Çocuklar nereye kadar koşabilirler?
A) Burun farkıyla kazanıncaya kadar
B) Toprak yolda koşar taşlı yolda tökezlerler
C) Hiç bir yere koşamazlar
D) Nereye koştuklarını bilmediklere yere okşarlar
E) Hiçbiri
Cevap: E
Soru 4) Zeki olmak ne demek?
A) Herkesi parmağında oynatabilmek
B) Soruyu gördüğü an çözebilmek
C) Zekilik görecilidir, ölçülemez, tartışılamaz
D) Çok ders çalışıp herhangi bir sınavı kazanmak
E) Kendini zeki hisseden herkes zekidir
Cevap: Herkes doğuştan bir zeka örüntüsü ile doğar. Zaman içersinde yaşantılarla zeka geliştirilebilinir. Çevrenin etkisi ile şekillenip kalıtımın getirilerini ilerleten herkes zekidir.
Herkes almış başını gidiyor. Bir yarış içinde ya da dışında. Nereye gittiğini bilerek ya da bilmeyerek…Mantıklı ya da mantıksız… Doğru ya da yanlış… İstediği ya da istemediği… Planlı ve programlı yaşantılarla elde edilemeyecek hiç bir şey yok. Yeter ki önce sağlam bir dik duruş sonrasında adım atma isteği olsun. Mayın tarlasının içine düşmedende sınır geçilebilinir.

