Bayramlıklarını pazardan alan, Commodore 64′te heyecanlandığı kadar heyecanlanmayan, hayatı sokakta geçmiş, o günlerdeki tarzını hiç bozmayan, saçlarını çocukluğundaki gibi yapmaya devam eden ve bu örnekleri daha da çoğaltacağımız bugünün 20′li yaşlarındaki insanları!
Hala aramızda dolaşmaya devam eder ve kendisini bozmamıştır. Hayata bakışı bile ailesinden ve mahalle abilerinden gördüğü adap ve ahlak üzerinedir. Etrafındaki TV kültüründen etkilenen snopları gördükçe midesi iki kat kalkmaktadır. Etrafında dönen olayları şaşkınlıkta izlemektedir, izlemekteyiz. Yeni jenerasyonun düştüğü bir ahlak bunalımı var. Bu gençlerin aileleri ise bir yandan bu duruma şaşkın gözlerle bakıyor, bir yandan kitaplarda okuduğu liberal ve modern aile olgusunun etkisinde ve güzelliğinden(!) çıkmamak istiyor. Daha büyüğü, eski toprakların yaşadığı nevrotik hâl. Araya sıkışmış ve çıkamamakta.
Çocukluğunda hayran olduğu mahalle abilerinin, akrabadan yaşı genç olanların vs. davranışları, giyimi, olay karşısında gösterdiği tepkiler, sevgisini gösterme biçimi, hayata bakışı onları etkiledi ve bu durumun büyüsü hala gözlerinde. Bir de günümüz modern zamanların insanları vardır, bu insanlarla okulda, sokakta, otobüste her yerde karşılaşır. Ruh halini çözmeye çalışır kafası karışır. Güzel dese başka bir duruş ona daha güzel geliyordur; kötü dese karşısındaki insanın mutlu hayat biçimi kafasını daha çok karıştırır. Nevrotik hâl daha da büyür. Hani yaşamlarımız zaten başka konulara çoktan atlamıştır, ama eski toprağın kafası daha başka konularda kalmıştır, eski konuları anlayamamıştır, yanlış ve tuhaf gelen durumlar vardır, onları halledememişken, yeni ve daha da ağır koşulların gelmesi ise krizden krize giren Türk halkının ekonomik durumu gibidir. Şimdi 20′li yaşlarda olan bu kişilerin ileride bir aile babası veya bir orta yaş olarak yaşayacakları ise daha büyük soru işaretleriyle biten cümlelere sonuç olacaktır. Şimdi yaşdaşların ilişki biçimleri, aile hakkındaki görüşleri, karşısındaki insana bakış açıları, kardeşlikten anladıkları ve anlattıkları hiç hoşuna gitmiyordur. Bir de bu insanların daha büyüyüp, daha özgürleştikleri zamanlarda topluma verecekleri zararı düşününce…
Eski toprak kendini değiştirmeyecektir, demodedir, kıskançtır, ailesini, kardeşlerini, ileride olacak çocuklarını sevecektir, kız arkadaşını başka bir erkekle fazla samimi görmeye dayanamayacaktır. Ve her zaman klasik mavi kotunu ve ekoseli gömleğini giymeye devam edecektir…
( Devam Edecek…)




Ruhuna sağlık kardeşim… Belki de birçoğumuzun zaman zaman düşünüp de dile getirmediğimiz hatta bazen “amaaan!” deyip geçtiğimiz bu önemli konuyu başarılı bir şekilde sözcüklere dökmüşsün… Devamını bekliyorum…
Çok şükür hala demode kalabiliyoruz! Ellerine sağlık, devamını bekliyoruz…
“old school” yazı dizisi, ilginç ve gerçeklikle dolu olacağının işaretini daha ilk yazısında veriyor. tespitler yerinde, örgüsü akıcı…
başarılarınızın devamını dilerim,çok hoştu:)