Okyanuslar aştım da geldim aşkın ütopik yurduna; susuz, uykusuz ve yorgun… Gecelerce gördüğüm rüyayı yaşamaya gelmiştim, seni yaşamaya… Çekindim söylemekten sevdiğimi, kimi ya da neyi? Seni mi? Ben sana taptım! Karanlığın zalim ruhu da çıktı, aydınlığın aldatıcı ışığı da; vazgeçmeyi düşünmedim. Çürüdü bedenim zamanla ama içim büyüdü, duygum, aklım, çocuğum… Şarkılarla avunup adımlarla bitirdim yolumu.
Eski bir fotoğrafta aradım yüzünü sonra, bulamadım ama hiçbirinde. Baktım yazdıklarıma, orada da yoktun; belki de hiç olmamıştın… Sordum sokakta gördüğüm, tanımadığım insanlara seni; ama tanımadı onlar da. Deli dediler bana, belki de onlar deliydi, özlemi bilmemişlerdi hayatları boyunca. Yoruldum, oturdum eski ahşap bi’ banka kordon boyunda, kulağıma gelen şarkılarda aradım bu sefer ama yine yoktun, yine yoktun… Akşam oldu, güneşin batışına baktım, sordum seni, cevap bile vermedi bana. Ne oldu da bulamadım ben seni? Yoksa… Yoksa sen olmamış mıydın hiç? Yoksa, sen kalbimde de mi olmamıştın? Söylesene; sen ölmemiş miydin doğarken?
…….. Anısına;
11 Ocak 2004



