"Tür: Deneme. Konu: Her şey!"

| kayıt! | şifrem?

Küçük bir açıklamayla başlayalım. Gelecekte bir çocuk hikayeleri kitabı yazmak istiyorum ve “önsöz”ünü de şimdiden DSCF4100oluşturmak istedim.

Şunun gibi:

Selam küçük! ‘Benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım!” diye bir söz kullanmış, çook uzaklardan, bir amcamız. Geleceğin tohumlarını siz atacaksınız, çok büyük bir sorumluluğa sahipsiniz, ama tabii, siz, yine de oyununuzu da oynayın!…

“Biz bu dünyayı büyüklerden miras değil, küçüklerden miras aldık!” diye de bir söz görmüştüm bir ara bir duvarda. Velhasıl, (”velhasıl” kelimesi şey gibi işte, “konuya gelelim” gibi birşey) bu dünya sizin.

Size küçük hikayeler anlattım. Dünyanın çeşitli yerlerinden çeşitli kardeşlerimizin hikayeleri. Okuyun, okumaktan zarar gelmez.

Bir kaç ricam olacak sizden. Hayatınızın hiçbir zamanında “bilgiçayar” oyunu bağımlısı olmayın. Sokaklarda olun. Oyun oynayıp hayal kurun. Büyüklerin anlattığı masallara -ki büyükler her zaman masal anlatır- inanmayın, kendi hikayelerinizi meydana getirin. Her zaman iyiler kazanmaz bunu bilin. Kötülere karşı çıkın, sopayla kovalayın onları!…
“Televiçyon”a bakmayın, o büyükleri kandırmak için, siz alışmayın. Çocuklara kötü örnek olmamaya çalışır ordakiler, sizi de “televiçyon” denen o illet şeye alıştırmak için.

Aşık olun, dost olun, kardeş olun… Burada herkes çocuk. Bir örnek vereyim. “Çiyaçetçi” denen kravatlı korkunç amcalar vardır. Bunların dediklerini siz anlamazsınız. Ama şunu derler sürekli: “Banane banane o benim, hayır abisi o benim, pışıııık……”

Koşun, yorulun, terleyin, terli terli su için ve hasta olun; siz sıkıcı değilsiniz, sıkıcı da olamazsınız. Okulda derslerinizi öğrenmeye çalışın; ama onların hepsinin doğru olduğuna inanmayın, Atanızı sevin, ailenizi sevin, ve dünyadaki tüm kardeşlerinizi. Ne kadar sevin: “Bu kadar”, “Dağlar kadar!…”

Akşam yatarken çiçek tarlaları hayal edin ve içinde kaybolun, ebeniz gelsin sizi arasın, sonra çanak çömlek patlasın…
(Silahlar patlamasın yeter ki!)Haberlerde ağlayan çocuk görüntüleri göreceksiniz. “Hayatım boyunca” diyin, “Sizlerden en az bir tanesini mutlu edeceğime; ya da en az bir kişiyi bu duruma düşmekten kurtaracağıma yemin ederim!”…
Sarılın!..
Ağlayın!..
Zırlayın!..
Bağırın!..
Gülün!..
Şarkı söyleyin, yazın, top oynayın, tiyatroya gidin, çimlerde yuvarlanın!..

Bir gün siz el ele tutuşup dünyayı baştan sona bağlayan bir köprü hikayesi yazacaksınız ve “biz” okuyacağız.
Ve şu lafı unutmayın, anlamazsanız da bir gün mutlaka anlayacaksınız:
“Belki devrim büyüklerle gerçekleşmeyecek; ama evrim küçüklerle olacak!…” *
İnanın!…

Yazarın Son Yazıları

, , , ,

Yazar Hakkında

Bio: Biraz hayat hikayemi anlatayım ha? Geriye kalan ortalama bir dönem hatırlamak istemediğim ayrıntılarla dolu. Mükemmel hayatımın inşasındayım şu anda ve yorgunum. İnanıyorum ki: "Büyük bir patlamayla başlar hayat." (Murat DuraL)

Bu yazıya 1 görüş yazıldı.

  • yasemin (11 Şubat 2010) :

    Çocuklar öğütlerden pek hoşlanmazlar zaten dinlemezlerde :) Bir çoğumuzun anne ve babası bize öğüt verirken, biz yerdeki halıların şekillerini inceleriz :)) Ama yinede elinize sağlık hoş bir yazı olmuş…

    [bu yoruma cevap ver!]

Güvenlik Kodu:

DY | deneme tahtası

Yargı Reformu-Demokrasi-Referandum?

DY | deneme tahtası'na fotoğrafın size ne düşündürdüğünü yazın, denemenizi anında okurlarla paylaşın!

DY | facebook hayran sayfası

Reklam