Dünyanın genelini kapsayan bir barış ve huzur dönemini M.Ö. 27′de sağladığında Gaius Octavius artık Augustus’du. Pax-Romana ise devletlerarası bir akımı başlatacak, artık herkes mahallenin en büyük abisi olmak isteyecekti. En büyük ve en güçlü olmak demek, her zaman en iyi olmak demekti. İnsanın en ilkel duygusu, kendini göstermeye devam edecekti.
İşte Pax-Americana, Amerika’da uzun zamandır konuşulan, hakkında makaleler ve çeşitli inceleme kitaplarında bölümler verilen bir konu. Dünya’nın geneli için yaşanmış barışların sonuncusu olmak Amerikalıların halen rüyası. Romalılar ve Osmanlılar gibi hükmetmek istiyorlar. 2.Dünya Savaşı’ndan sonra, kısmen başardılar. Ama hiçbir zaman eski örnekleri gibi başarılı ve sözleri kanun niteliğinde olmadı. Her zaman karşı çıkan devletler, örgütler, kuruluşlar veya sermaye grupları oldu.

Finansal kuruluşları, askeri ortaklıkları, anlaşmaları vb. hiçbir şey, bir Amerikan başkanını Augustus veya Süleyman yapmadı. Birçok savaş denediler, dünyayı finansal, diplomatik, sosyal, yeraltı krizlerine sürüklediler, her yolu denediler ama bence başaramadılar. Şimdi barışı getirmek için yumuşak bir karakteri deneyecekler. Obama, daha çok Marcus Aurelius gibi. Kitaplar yazıyor, ağırbaşlı konuşuyor, sürekli barıştan ve barışa karşı olanları ezmekten bahsediyor. Marshall’ın, Bushlar’ın, Reagan’ın, Clinton’ın yapamadığını yapıp, dünya üzerinde kesin bir Amerikan barışını sağlayabilir mi? Aslına bakarsanız, dünya halkları tam da bunu istiyor. Ortadoğu’ya hakim olmak, sözünü lam-cim olmadan dinletmek, dünyaya hakim olmaktan daha zor. Roma da, Osmanlılar da Ortadoğu’da barış dönemlerinde hakimdi. Amerika, buralara hakim olmak, Caesar olarak anılmak istedi, ama olmadı. Güçle barışın, özellikle bu bölgede sağlanmayacağından tam olarak emin oldular. Burada yaşayan ırklar böyle bir şeyin yüzyıllardır olmadığının farkında. Obama, ilk olarak buraları ziyaret edecek ve Türkiye’de çeşitli isimlerle anılan programı başka bir yolla bitirmek için temellerini atacak. Obama bunu başarabilir. Bence, 1945′ten günümüze kadar Amerikalıların seçtiği en güzel yol olacak ve Obama bunu başarmak için seçilmiş en iyi başkan.

Dünya’da her zaman bir lider devlet oldu, yine olacaktır. Obama, bunu genişletmek için var ve koşulları da oldukça zor, tarihe geçmek de öyle. Obama deneyecek, büyük ihtimalle bir kere daha başkan seçilecek. Sonunda ne olacağını hep birlikte göreceğiz.


Obama’nın yemin törenini dikkatle izledim. Gerçekten de ABD için yepyeni bir dönemin haberini verdi. Müslümanlara karşı ilk kez böylesini duyuyorum ABD tarafından. Buna ek olarak El Arabia kanalında da ilk röportajını yaptı Obama. Çok büyük bir klişe haline gelen “dünya barışı” acaba gerçekleşecek mi? Senin de söylediğin gibi bekleyip göreceğiz…
[bu yoruma cevap ver!]
Benim kişisel görüşüm şu doğrultuda;Dünya barışı gerçekleşse dahi bu müslümanların faydasına bir şey değil.Şu an ülkemiz bir dış güçle savaş halinde değil.Ama ekonomisi iyi mi?Değil!Diğer müslüman devletlerin ekonomisi iyi mi?Büyük ölçüde Amerika’ya bağlı olarak yaşıyoruz bu hususta.Amerika zaten kendisine karşı tehdit olarak algıladığı bir devlete fiili savaş açmıyor ki.McDonalds, Cocacola vb. şeyler girmiyor mu o ülkeye?O ülkenin ekonomik yapısı zaafiyete uğratılmıyor mu?Bunun fiili savaştan daha kötü olduğunu tüm ekonomistler bangır bangır söylüyorlar.Obama savaşmayacakmış?Ee zaten savaşıyor Amerika.19. yy’dan beri tüm doğu ülkeleriyle, fiili savaştan daha beter ve yıkıcı değil mi bu?Obama neyi değiştirecek, ne olacak inanın anlamıyorum?Merak da etmiyorum açıkçası…
[bu yoruma cevap ver!]
Obama’nın seçilme nedeni onun çöküşe geçen Amerika ekonomisini değiştirmek ve kalkındırmak vaatleridir.Yoksa hiçbir Amerikalı, müslümanların kara kaşı kara gözü için Obama’yı seçmedi.Obama Amerika’daki işsizliği, dış borcu önlemek amacıyla geldi iktidara.Dünya Barışı sözlerine gelince.Bu olanaksız.Neden diyeceksiniz?Amerika, piyasasına hakim olamadığı, denetleyemediği İran gibi bir ülke varken Ortadoğu’da barışı sağlar mı sizce?Amerika menfaatini gözardı edip, Şiilerle, sünnileri barışık olarak yaşatır mı?Menfaatini düşünmeyen bir Amerika’nın olamayacağını bildiğimiz için, Ortadoğu gibi dünyaya beşiklik etmiş bir yerde de suların durulabileceğini düşünmemizin ütopik bir yaklaşımdan öteye gitmeyeceğini düşünüyorum.
[bu yoruma cevap ver!]
Fatih Emre, zaten Birleşik Devletler’in kriz gibi yollar kullandığını söyledim. Ekonomik savaş, cephe savaşlarından daha etkili ve yıkıcıdır. (Fiili savaş biraz anlamsız gibi, fiili yerine cephe daha iyi geldi bana). Amerika’nın barışı isteyip istemediğine gelince, birsürü başkan değiştirdi Amerikalılar, ama neredeyse hiçbirinden istediklerini alamadılar. Bir Amerikan başkanı Amerikalıların oylarıyla belirlense de, onu belirleyen daha önemli etkenler de var. Avrupalı ve Asyalı güçlerin çeşitli özellikleri sayılabilir uzun uzadıya. Ama OBama eğer KAnuni olmak istiyorsa Ortadoğu’ya barışın gelmesi için uğraşmalı. yOksa Pax-Americana’da yalan olur zaten.
[bu yoruma cevap ver!]
Ben batı zihniyetinin buna “Roma” da dahildir, Kanuni Modeli’ni kabul edeceklerini, onun için çaba sarfedeceklerini zannetmiyorum.Batı Medeniyeti, medeniyet denilen şeyle tanıştığında sömürmeye başladı zaten.Ondan önce de saftı, kandırılmaya meyilliydi ve dinin etkisi altındaydı.Haçlı Seferlerinde de sömürme içgüdüsünü görmekteyim ben.Batının ruhunda bu var.Bırakalım Pax-Americana hayallerini.Batı Felsefesi sömürmeden var olamazdı.Batı güneşin battığı yer olmasıyla beraber umutların, hayallerin ve insanlığın da battığı yer olmuştur tarih boyunca.Bu konuda herkesle tartışırım.Rönesans bir hayaldi.Reform bir kandırmacaydı.Batı Medeniyeti içinde var olan açlığı sömürmeden tatmin edemezdi.Hala o duyguyu barındırdığını tüm kalbimle söyleyebilirim.Bu arada “Gönül” sözcüğünün Doğu Medeniyeti’ne has bir kavram olduğunu ve Batı’da gönül kavramını tam olarak karşılayan bir sözcüğün olmadığını da hatırlatalım.:)
[bu yoruma cevap ver!]
fatih emrecim nihilistiz galiba? bırak, yalan, batak, hayal, kandırmaca. evet evet, nihilistiz.
Roma Kanuni modelini kabul edemezdi zaten. aralarında yüzyıllar var. ama amerika gayet osmanlı’yı, roma’yı, iskender’i örnek alabilir, eğer ortadoğuda sözleri dinlensin istiyorlarsa. ayrıca amerikalılar demedim fatihcim demokratlar barış getirerek ortadoğuya hakim olmak istiyor, bugün neo-conlar cumhuriyetçi.
rönesans ve reform un hayal olduğunu düşünüyorsan roma’ya venedik’e paris’e barcelona’ya, oraların sanatçılarına, düşünürlerine ne diyeceksin? martin luther yalan veya kandırmaca değil ayrıca fatihcim. biraz köşe abisi mantığıyla mı yazıyoruz acaba?
[bu yoruma cevap ver!]
Nihlist değilim.Kesinlike değilim yani.Avrupa Tarihi’ni, Osmanlı Tarihi’ni ve bir nebze de olsa Dünya Tarih’ini iyi bilen biriyim.Ben gerçekleri inkar etmiyorum.Ama rönesansın ve ya reformun Avrupa’yı bugün söylendiği şekliyle değiştirdiğini inkar ediyorum.Rönesansın ve reformun asıl temsilcileri Orta Çağ’daki İslam Devletleri’dir.Reform hareketinin temsilcisi kabul edilen “Martin Luther,Calvin ve vb.” var olan düzeni değiştirdiler mi sizce?Değiştirdilerse Avrupa’da kilisenin etkinliğini sürdürdüğü devletler de neyin nesi?Reform neyi istiyordu?Neyi değiştirdi?Ben söyleyeyim.Reform hareketi kilisenin toplum üzerindeki baskısını ve otoritesini azaltma hareketidir.Bir siyasi olaydır esasında.Bunun uğrunda binlerce masum insan öldürülmüştür.Değişen nedir?Katolik yine katolik.Protestanlık çıktı işte.Biraz daha yumuşattılar katolikliği protestanlıkla.Bu hareketin bize örnek olacak tarafı nereden?Nihilist değilim.Faydacıyım.Bunun neresinden faydalanıyoruz.Oldu olacak İznik Konsülü’nü (katolik-ortodoks ayrılması ve 4 kitabın seçilmesi) de inceleyelim.Çok önemlidir diyelim.Reform hareketleri tam anlamıyla bir kıyımdır.Bunu bizim tarih kitaplarımızdan öğrenemezsiniz çünkü yazmaz.Merak eden okur, öğrenir.Reform beraberinde birçok fikir akımını da doğurmuştur.Ama bu fikir akımlarınının hiçbiri tek başına kurtuluşu göstermemiştir.Batı toplumu reform hareketinden zannedildiği kadar da faydalanamamıştır.
[bu yoruma cevap ver!]
Roma’nın Kanuni’den önce olduğunu biliyorum.:)Orada sadece misal verdim.Gelelim rönesansa.Rönesans’ı tarih kitaplarımızda İstanbul’dan kaçan bilginler İtalya’ya yerleşti, orada bilimi geliştirdiler ve rönesans hareketi başladı olarak biliyoruz.Halbuki Avrupa’nın yaşadığı rönesansı İslam Dünyası yüzyıllardır yaşamaktaydı.Avrupa’ya Cebelitarık’tan giren Tarık Bin ziyad Avrupa’ya medeniyeti götürüyordu beraberinde.Yıllarca Endülüs Üniversiteleri’nde batılılar okudu.Öğrendiler.Farabi “Aristo’nun” görüşlerini geliştirmeseydi Avrupalılar anlayamayacaklardı Aristo’yu.Eski Roma ve yunan metinlerininin okunmasına ve anlaşılmasına yardım edenler yine “İslam Medeniyeti” idi.Harezmi olmasaydı matematik olmayacaktı(cebirin kurucusudur).Kimya ilmini bulan bizlerdik.Avrupalılar “Simya” dedikleri maddeyi altın haline getirme hayalleriyle yaşarken İslam Dünyası’nda bilim ve teknoloji gelişmişti.Daha bir çok örnek verebiliriz.Benim tarihteki rönesans hareketini tanımlayışım şöyle : “İslam Dünyası’nda doğan ve temeli atılan, batı dünyasında devam eden bilimde, sanatta ve edebiyatta, mimaride yeniden doğuş olarak algılanabilen bir fikir akımıdır.Başlangıç yeri zannedildiği üzere İtalya değildir.Zira; Rönesans’ı başlatanların yararlandıkları yegane kaynak İslam dünyası düşünürlerinin ve bilim adamlarının yazdıklarıdır.(çeviriler ve orjinal kaynaklar.)
[bu yoruma cevap ver!]
Bir kişiye nihilist demeniz için onun yorumlarından ziyade yazdıklarına bakmalısınız diye düşünüyorum.Benim genelde yazılarım konuşur.Yorum bir anlık birşey sonuçta.Ufak tefek hatalar olabilir(Roma-Kanuni)
[bu yoruma cevap ver!]
Kafam bir sözünüze daha takıldı.Kusura bakmayın.Yorum yapmam lazım.Amerika’nın İskender’i örnek alması gerektiğini söylüyorsunuz.Peki sizce Amerika, bu yayılmacı ve kıyıcı politikasıyla “Helen Kültürü’nü” doğu toplumlarına empoze eden İskender’i örnek almıyor mu?İskender’i ne kadar tanıyoruz sizce?İskender doğu toplumlarına “Osmanlı’nın” getirdiği huzuru mu getirdi?Tabii ki değil .İskender’i de Roma’yı da baskıcı rejimlerin ta kendisi ilan ediyorum.Yine nihilist demeyin.İskender’i okuyun.Romayı okuyun.Köleliği okuyun.Sınıflar arası sosyal statüye bakın.Bu yönüyle ben “Osmanlı İmparatorluğu’nun” mezopotamyadaki yüzyıllardır süren kardeşliği kuran tek devlet olduğunu söylerim.Bu bir iddia değil.Bu gerçeğin ta kendisi.Bu tartışmaşız bir gerçek ve Amerika, kendi medeniyetinin dışına bence çıkmayacaktır.Osmanlı’nın yaptığını yapamayacağını düşünüyorum.Çünkü Osmanlı’da halifelik makamı vardı ve sonuçta bir İslam devletiydi.Amerika’nin başka çıkar yolu yoktur kıyım yapmaktan başka.
[bu yoruma cevap ver!]
Ayrıca bu kelimeleri kullanan herkes nihilist oluyorsa tarihteki en büyük insanlara da nihilist diyorsunuz demektir. :) Gerekli açıklamalarımı yaptım.Nihilist olmadığımı anlamışsınızdır umarım.Bu bana söylenebilecek en son şeylerden birisi aslında.Ama olsun.Nihilist demeseydiniz bu türden konular açılmayacaktı.
[bu yoruma cevap ver!]