Bir kıvılcım dansı çalıyordu aşkımızın fonunda. Kesme gülüşlerin kapatamıyor kepaze ayrılıklarını. Denize düştüm ya sarıldım tıklım tıklım yalnızlığa. Bulut desenli gözyaşlarımda; efeliğimin son zeybeği oynuyor. Ölüyorum.
Başımda kırılgan bir gün, zehir zemberek penceremde isminin buharları da tutmuyor artık. Neslinin son ağlayışlarını gösterirken kalbim, köy yollarımı şehir asfaltlarına teslim ediyorum. Sırtımdan sürüklüyorum dalgalarını. Kapattım en son senin çıktığın kapımı ve paslanmayı bekliyor pillerini içinde unuttuğun aşkım.
Balkonumda sana hediye edemediğim okyanuslar… Yüzüm yok mendilime sakladığım yıldızlara. Nasip olmadan saçlarına takmaya, yerine de koyamıyorum. Eşiğimde ellerin için bağladığım turuncu manzaralar kaldı. Bir yokuştaki ilk nefes gibi, uyanırken ilk gözü açış gibi… Kurtaracak hiçbir umut kalmadı.
Bir yaprağa çizseydin beni, bir kaldırımda silseydin. İzin vermeden gölgene ilişmeme, bir arka sokakta bıraksaydın. Seni sevecek kadar yaşatmadan, unutacak kadar karalasaydın bir intihar kuytusunda. Harman tozlarının arasında süpürseydin yol kenarına. Gözlerini sahiplenecek cesareti makaslasaydın. Teninin özgürlüğünde çıkarken gökyüzüne, vursaydın hürriyetimin çocuklarını. Kapatsaydın ya üstüme.
Eylül tarlaları birikti içimde. Solgun çarşaflı serzenişimde kendimden öteye taşınamadım. Kaybettiğim kış martılarında, denizlerin daha duymadı gittiğini. Bir şehirden adının alınışı gibi kasaba kaldım yokluğunun kainatlarında. Kokunun nöbet değişimlerinde pembe glayörler çıldırırdı perdemde. Suratı asık, saçı beyazlamış yılan yastıklarına kaldım.
Ruhum bedenimi tehdit ediyor. Çok çocuklu anne çaresizliği, hep eksik kalıyor bir yanım. Açınca hasretin bıçak ağzını, uçurumlara saklanmak da kurtarmıyor günümü. Hicran kandillerini yakınca üvey geceler, bir gözümü diğer gözüme boğduruyor terörist acın. Çık karşıma hadi köşe başında. Bu kadar çok sevmiyorsan yetti de arttı süreli idamların.
Bulut desenli gözyaşlarımda; efeliğimin son zeybeği oynuyor. Pembe glayörler bir kez daha çıldırdı; ölüyorum




hep takip ediyorum sizi. Zaten yakından tanıyorum. Çok güzel ya…
Bir zeybeğin son dansı. Bütün kayıplarımıza gelsin bu yazı.
efeliğimin son dansı; hayat ne kadar da cümlesel . Çok güzel anlatıyorsunuz çok… Teşekkürler.