Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Çok şey bildiğine inanan insanlar vardır. Çok güzel cümle kurdukları da olur kimi zaman. Kendilerini gördükleri noktayı biz aşağıdan göremeyiz pek, daha yukarıdadır. Konuşmaları hep bir felsefeciye dayandırmayı severler, ya da bir düşünüre özenirler cümle kurarken. Sizin bulunduğunuz yer de onlara göre çok normaldir, onlar sizden çok farklıdır… Bu tür insanlarla sık sık karşılaşmak mümkündür. Çok akıllı olduklarını düşündükleri için onlarla konuşurken dikkat etmeniz gerekliymiş gibi bir hava da yaratırlar. Kasılırsınız da kasılırsınız, bir türlü bitmez bu işkence. Laf arasında size bir düşünürü de soruverirler, bilir misin edalarında ve tabi bilmezseniz de hiç hoş karşılamazlar.

Peki ne işe yarar bu insanların varlığı. Konuşurken bir konudan diğerine zıplayan, hayatında dikiş tutturamamış, aslında bir düşünür olmaya çalışmış ama asla başaramamış, gerçekten ne işe yarar.

Geçen gün yine böyle bir işkenceye maruz kalmıştım tam 2 saat sürdü bu bitmek bilmedi. İşkencenin sonunda ( ki sonunu da kendim getirmek zorunda kaldım ), şunu düşündüm; ‘’bu tür insanlar ne işe yarar biliyor musun ? ‘’ dedim kendime, kendini fark etmene…Evet evet, gerçekten kendini fark etmen için bu insanların yardımı çok büyüktür. Çünkü o konuşurken kendini ve onu sorgularsın farkında olmadan. Onun gerçekten akıllı bir insan mı yoksa öyle görünmeye çalışanlardan mı olduğunu anlamak için gösterdiğin anlama çabası, sana beraberinde bir çok farkındalık da sunar.

Mesela, seni hiç tanımadığı halde hakkında analizler saymaya başladığında kendine dönüp sormaya başlarsın ‘’gerçekten öyle miyim, böyle miyim’’ diye, bu süreç sen onu dinlerken devam eder içinde ve yanıtlar ararsın devamlı, sonra o çok düşünceli gibi görünen insan senin yanında pat diye bir sigara yakar, hiç sormadan rahatsız olup olmayacağını, sen o zaman da sorgularsın böyle olduğunu iddia eden birisi madem çok düşünceli ve de kibar aynı zamanda neden bu hareketi yapar diye, bunu da görmezden gelirsin, sonra kendini övme seansına geçilir, bitmek bilmez bir övgü dizer olduğu yeri hiç görmeden, görüldüğünü de anlamadan, o övgülere gülesin gelir içinden, hemen akabinde aşağılamaya başlar seni, sana fark ettirmeden, kurduğu hızlı ve daldan dala atlayan cümlelerin arasına sokuverir seni küçümseyen birkaç önemsiz ayrıntıyı, sen anlamaya başlarsın yavaş yavaş işte o anda….

Anladıktan sonra da dinlememeye başlarsın doğal olarak. Bu sefer anlamaya çalışan bakışların yerini boş boş ve uykulu bakışlar alır. Kendini ispatlamak gibi bir derdin de olmaz artık, çünkü ‘’değmeyecek’’ dersin içinden, ne dinlemeye, ne anlamaya, ne de anlatmaya değmeyecek… Çünkü göstermeye çalıştığı gibi biri değil, hem de hiç değil diye düşünürsün, sonra o ilk anda duyduğun normal saygı da uçup gider, bir saygısızlık etmeye fırsat kalmadan yok olup gitmek istersin. Sadece gitmek, uzaklaşmak, kaçmak istersin o kişiden, bir daha onu dinlememek, deli saçması anlattıklarını duymamak, senin hakkındaki yanlış yorumlarına hayretler içinde kalmamak için gitmek… Kaçarsın sahte düşünürlerden, sadece kaçabilirsin…

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Yeni Arkadaşım
    Bazen bir insan giriverir hayatınıza aniden. Belki de gönülsüzdünüz başta ona kapıyı açarken, belki ...
  • İki Satırda Merhaba
    İnanın iki gündür kıvranıyorum "Ne yazsam?" diye.  Zaman olur sözcükler duramaz içinizde, dökülüveri...
  • Bir Tadımlık Hayat
    Çoğu zaman o kadar çok gündelik hayatın derinliklerine dalıyoruz ki, bir gün oksijenimizin tükenip y...
  • İnsan Olma Sanatı
    Zor zanaat insanca olmak. Hem merhametli, hem adaletli olabilmek, inisiyatif verebilmek ama arkadan ...
  • Bugün Günlerden Yalnızlık
    Sadece bir şarkıyla başladı benim bu düşünce dehlizlerinde yollarımı kaybedişlerim. Her giden bir şa...
- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?