Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Geçenlerde otobüste başı kapalı bir kız gördüm. Daha 13-14 yaşlarında, yanında babası… O kadar silikti ki tavırları. Yaklaşık 25 dakika aynı otobüsteydik ve hiç konuşmamıştı. İneceği durakta butona basıp basmamakta tereddüt edip babasına bakmıştı. Babası butona bastıktan sonra inmişlerdi. Ama babası sanki yanında kızı yokmuş gibi iner inmez yürümeye başladı. Zaten o kadar çekingendi ki tavırları, o da kendini yok sayıyor gibiydi. Yokmuş gibi. Sanki başörtüsü onu yok kılıyordu. Aslında kızdığım şey buydu baş örtüsünde. Tercihlerini kendi yapmalıydı bu kız. Eğer istiyorsa kendi kapanmalıydı. Daha 13-14 yaşlarında aile zoruyla kapatılan saçlarının, neden kapandığını ne kadar anlamlandırabiliyordu. Dini ne kadar doğru algılıyor ve başını kapatmakla dini doğru yaptığı yanılgısına nasıl böyle basitçe sürüklenebiliyordu. Kimliğinden önce profili nasıl oluşturuluyordu.

Ayşe Arman’ın yaptığı araştırmaya dahil olmak isterdim aslında. Zıt mekanlarda karşı mahalleden olma durumuna. Tahammülün ölçütlerine ve her zaman tepki aldıklarını söyleyen başı kapalı hanımların hissettiklerini yaşamaya. Bir sosyal antropolojik çalışmanın içerisinde bulunup, toplumsal değerler içinde kadının yerinin dış görünüşle biçimlenmesini görürken kendinin neler hissettiğni anlamak.

Geçen haftalarda İlahiyat fakültesinden bir arkadaşımla uzun uzun sohbet etme imkanı bulduk.. Türkiye’de türban konusundan Uygur Türkleri’nin katliamına verilen tepkilere ve tepkilerin şekline kadar girip çıkmadığımız konu kalmadı.

Ben dinin insanlarda çıkarcı zihniyeti doğurduğunu, doğru algılanmadığını söyledim, o da anlamadı tam olarak. Açıkladım. Başıma gelen basit bir olayı anlattım. Aşkın Tanrı, İçkin Tanrı kavramlarının konu olduğu bir sohbet ortamında, yaradılıp bırakıldığımız halen gözlenmediğimiz, Tanrı’nın var olduğu ancak bizimle ilgilenmediği gibi yarı şaka yarı ciddi geçen sohbet ortamında bir arkadaşım beni dini öğretilerle bu düşüncemden vazgeçirmeye çalışıp daha sonra karşılıklı olarak çürüyen fikirlerimiz doğrultusunda ben görevimi yaptım. Allah katında bana sorarlarsa niye söylemedin dediklerine ben söyledim diyebilme hakkına sahibim. “Günahı senin boynuna” dedi. Hep takıldığım nokta buydu zaten. Yani birine bir iyilik yaparken hep derdimiz Allah katında bize bişey olmasın tavrından mı? Hep derdimiz sevap kazanmak mı? Bu çıkarcı bir yaklaşım değil mi? Ben birine yardım ederken sadece yardım ediyorum. Çünkü şimdi gözleniyorsak bile ölümden sonra hayatın olduğunu bana kanıtlayan bir şey yok henüz.Belki de kanıt olmadan inanmaktır doğru olan, sevap olan. Ama ben de bu kadarım zaten. Bu kadar algılayıp bu kadar yorumlayabiliyorum. Okuduklarımdan bu kadar anlıyorum belki de… Dinin kurallarının dönem şartlarına uygun olarak, sağlık ve toplum kurallarını düzenleyici nitelikte oluşturulan kurallar olduğuna inanıyorum. Bir baş örtüsünün altında kimliği oluşmayan kızların babalarının peşinde sessiz sedasız kafası yerde gidişlerini, dinin herhangi bir öğesi olarak nitelemiyorum.

İnsanlara insan olduğu için değer verilen bir altyapının oluşması gerektiğinin açıklığı herkesin dilindeyken tavırlarda bunun zıttını görmekten yoruluyorum.

Uygur Türkleri katliamını herkes gibi ben de kınıyorum. Ama bazı toplulukların, bunu dini değerlerle özdeşleştirerek bir yerlere koymaya çalışmalarını anlamlandıramıyorum.Orada katledilen insanların yaşama haklarının böyle hunharca ellerinden alınışına haykırmak yeterli değil mi? Bunun dinle veya soydaş kavramıyla eşleştirerek mitingler düzenlenmesini doğru bulmuyorum.

Herkesin bu katliamı sadece insani değerlerle kınamasını ve buna göre protestoların yapılmasını istiyorum. O genç kızın kendi kimliğiyle karar verip başını kapatmak istiyorsa kapatmasını, farklı fikirlerin yansımalarına saygılı tepkiler görmek istiyorum. Ama buna ülke olarak daha çok yolumuz var sanırım…

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Çengelli İğneye Tapan Bir Adamın Hikâyesi
    Geçen yıl zihnimi temizlemek, tabulardan kurtulmak ve gerçek manada manevi huzura kavuşmak için sorg...
  • Aradığınız Kişi Değiliz
    Kalabalığın o kadar dışındayız ki ve tanıdık olan her şeye o kadar yabancı... Sırtımıza bayrak asıp...
  • Kadınların Giyinme Problemi
    Bu ülkeye şeriatın ayak basamayacağı bugün gittiğim düğünde kafama enikonu yerleşti. Nasıl mı? Türba...
  • Allah ile Aldatmak – 1
    Yaşar Nuri Öztürk’ü bu kitapla tanıdım desem yeridir. Kendisini daha önce Halkın Yükselişi Partisi’n...
  • Dindar Atatürk
    Mustafa Kemal Atatürk, askeri ve siyasi kişiliğinin yanı sıra, ahlakı ve İslam dinine verdiği önemle...
- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?