Bir ilişki başlamıştır. İlk adımlar, ilk heyecanlar atılmıştır sofraya… Çift kendini ekmeği bölüşmekte bulur ve başlar birliktelikleri. Savaş diye tanımlanır mı acaba bu girdap, yoksa ilk günün dokunuşlarını sonradan veryansına çevirmek mi gelir sonucunda ?
Elini tutmuşsundur sevgilinin, ilk ten buluşmasına vermişsindir ruhunu alabildiğince. Sonrası gelir elbette dersin ya da demezsin kişisel iradenin verdiği güncel hasarların takipçiliğini yapacaktır ruhun. Canın değdiğince canını vermeye başlarsın ve ilk günün heyecanına kaptırırsın kendini. Acabalarını cebine koymaktan evvel duvarlarını çekmek ya da çekmemenin sorgulamasını yaparsın gönlünce, gönlünün elverdiğince. Sonra başlar sorgulamalar. ” Ya ? Ya ? Ya ? ” Devam eder bu böylece. Gördüğün gözlerin hazzını yaşamaya çalışırken bu soruları sormak reva mıdır insanoğluna…
Gördüğün gözlerin hazzını seçmekse eğer mutluluk denen illetin! Peşinden koşmak, salıverirsin kendini kucağına belki de yılların verdiği acıların üstüne hakettiğini bile düşünmediğin ruhun üzerine. Belki de yeri bile değildir ama sorarsın: ” Ben seni hakediyormuyum acaba ? ”. İnsanın hayatı boyunca ne kadar ” hak ” ettiği bile meçhulken hangi cürret seni itmiştir o pessimist soruya… Cevabı değildir amaç, sadece sormaktır bilmeye çalışmaktır, gelecek günlerin ne kadar güzel geçebilitesinin olduğunu merak ettiğinden çıkmıştır ağzından artık soru işaretli kelimeler. Çok mu gerekliydi peki ? Belki… Ama bıraktın ya kendini artık kelimelerin o dar hücresine…
Sıradanlaşmak mı ? Bu soru mu sorulur acaba ” gerçek ” bir ilişkinin bünyesinde nefes alma girişimindeyken. Ya da sıradanlaşır mı bir buse bir bakış bir dokunuş. İlk dokunuş mudur asıl olan yoksa sonunda dokunduğun tenin ne kadar yaşlı olduğumu ? Noel ruhu gibi karşımıza çıkacak mı acaba geleceği gösterecek kişi ya da sen mi göreceksin o geleceği. Peki kim olacak o gelecekte bu değil mi aslolan, bu değil mi aslında sorulası soru işareti ?
80 yaşına geldiğinde denize nazır bir balkonda yanında olmasını istediğin kişinin gözlerine baktığında aslolan çıkacaktır karşına. İşte ” Aşk ” bu diyebileceksin belki de. Sorulmaması gerekenleri sorduğuna pişman olacaksın.
Sıradan mı olmak gerekir yoksa sıranı bekledikten sonra ” hak ” ettiklerini yanındakinin sana sıralaması mı gerekir ?
- Yazının başına dön!Yiğit Can Aydın
Yazar Hakkında

Web Sitesi: http://
Yazar Hakkında: Eminim suan kendini garip hissediyorsundur...Haklisin,yeniden dogusun olagan bir yanetkisi, nefes almadigini farkettin mi?Artik ihtiyacin olmayacak... Biz gecenin çocuklariyiz,yukardaki tarafindan lanetlenmis, LILITH tarafindan kutsanmis... Artik sen bir Kindred'sin.Buna alisman biraz uzun sürecek. Sicak kanini içerken öldürdügün insanin ölü gözlerine bakmak belki sucluluk duymana yolacacak,ama artik bizden birisin..
- Aşırıyı Bulmak ve Dengeyi Kurmak
- Sevda
- 13 Gerçekten Uğursuz
- Chelsea Değil Hiddink Kazanacak
- İnsan Hakları ve Aparthayd Rejimi Üzerine
- 300 Spartalı’ya Karşı “Milyon” Vizyonda (mı?)
- Berbat Bir Kitap Hakkında Yazdıklarım
- Kendimle Röportaj
- Bayram ‘Hediyesi’
- Araç mı Amaç mı?
- Sınırsız Özgürlük Safsatası
- Babalar Günü
- Yalnızlık…
- Domuz Gribi Olan, Vücutlarımız mı İnsan İlişkilerimiz mi?
- Maç Keyfini İşkenceye Dönüştüren Bir Kanal: FOX
- Cennet de Bende Cehennem de
- Gerçek Zenginliği Öğrenmeye VAR mısın YOK musun?
- Allah’ın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
- Yol Tıkanınca
- Devlet ve Hükümet Politikası
- 2010 Sözü ve Güveni Yitirmek
- Derin Yahudi
- Yaşar Nuri’nin Benzetmeleri Üzerine
- EVET Mi HAYIR Mı?
- Bezuar Keçisinin Mucize Özelliği
- Ölümü Düşünmekten Kaçınmak
- Penguenlerdeki Fedakârlık
- Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
- Bizler Mahkum Edilenler, Onlar Oyunun Kurnazları!
- Bizsizleşmek



