Kız arkadaşımla olan günlük mesajlaşmalarıma devam ediyorum. Havadan sudan yazışmak yerine çeşitli konuları masaya yatırarak tartışma ortamı kurmaya çalışıyorum.
Bu kez tecavüz konusunda uzun uzadıya fikir teatisinde bulunduk. Tecavüz tartışmasını ortaya çıkaran zemin ise, kadınların duygularını bastırabilme tabiatıydı. Siz hiç erkeğe tecavüz eden bir bayan gördünüz mü? Şahsen ben görmedim. Sadece Türkiye’de değil, dünyada görmedim. Demek ki bayanlar, duygularını bastırabilme yönünden karşıt cinslerinden üstün. Azgınlıklarını kendi içlerinde yaşamaya müsaitler. Bu düşüncelerimi Elif’le paylaştım. Tecavüz eden kişileri ruh hastası birer manyak olarak nitelendiriyor ve o işin yapıldığı yerler olduğunu, seks ihtiyacını gidermek isteyenlerin o yerlere gitmeleri lazım geldiğini belirtiyor Elif. Konuyla bağlantılı olarak, genelevdeki bayanların yaptıkları işten haz almadıklarını, sadece hayatlarını idame ettirebilmek için bu şekildeki para kazanma yolunu seçtiklerini anlattım (Gerçi bu bir varsayımdan ibaret. Ben nereden bileceğim zevk alıp almadıklarını! Bu cümleyi okuyan geneleve gittiğimi zannedebilir. Fakat, o kişinin zannında hataya düştüğünü belirtmek isterim). Bir yer var mı ki erkeklerin genelev memuru olup, bayan müşterileri beklediği? Anlatılanlara göre; bir mal gibi bayanlar orada duruyor, seçip beğenip alıyorsun istediğini, ihtiyacını karşılıyorsun. Çok paran varsa, gidiyorsun Rus kadınlarına. Tamamıyla erkekleri memnun etme amaçlı yerler. Bu yerlerin gerekli mi gereksiz mi olduğu konusu tartışılır. Bana göre gerekli, çünkü erkek bastırılmamış cinsellik dürtüsünü açığa çıkaracaktır bir şekilde. Bu tür yerlere gidip o dürtüyü bastıracaktır. O dürtü aslında biraz merak duygusunu da ihtiva ediyor. Kimi merakını gidermek için o yerlere adım atıyor. Bu yerler olmazsa, toplumumuzda her yıl artan tecavüz vakaları ülkeyi çığırından çıkartabilir. Batı’da ise durum çok farklıdır. Batı’daki erkekler tecavüze ihtiyaç duymuyor. Katı Katolik ve Ortodokslar dışındaki bayanlarda bekâret kelimesinin hiçbir anlamı yok gördüğümüz kadarıyla. Peki, biz bunları nereden anlıyoruz? Bir kere rahip ve rahibelerin evlenmelerinin yasak olduğunu biliyoruz. İkinci olarak milyarlarca porno filmin internette, uyduda yer alması bize onlarda bekâret inancının olmadığını kanıtlıyor. Milyarlarca porno filminde, bir o kadar porno aktör ve aktrisleri. İşte Batı’da, bundan dolayı tecavüze gerek duymuyorlar( İstisnalar kaideyi bozmaz). Porno filmleri tecavüzü önler mi önlemez mi? “Bence önler.” demek kısmen doğrudur. Önler, çünkü cinsel dürtülerinizi o şekilde tatmin edersiniz ve dizginlersiniz; önlemez, çünkü gerçeğini yaşamak istersiniz, videodaki pozisyonları denemek istersiniz. Bu durum sizi azgınlaştırır ve çevrenizdeki bayanları bir meta gibi görmeye başlarsınız. Kızlarla ilişkilerinizde sıkıntı yaşamaya başlarsınız. Onları bir cinsel obje olarak görürsünüz. Bu da ilişkilerinizin rayında gitmemesine sebep olur ya da nihayetinde bir kızın ahını alırsınız. Kendinize hâkim olmalısınız, çünkü bir atasözüyle anlatmaya çalışırsak, aldığınız “ah” yerde kalmaz.
“Bayanlar erkeklere tecavüz etmiyor.” dediğimde Elif, “Çünkü bayanlar daha elverişli.” diyor, “daha çekiciler, cazibeliler. Kadınların erkekler üzerinde bıraktığı etki daha kuvvetli. “Yaradılış gereği bu böyledir.” (Yaradılış gereği lafını okuyunca aklıma Âdem ile Havva geliyor. Hz. Âdem, Havva’ya uyup yenmemesi gereken elmayı yiyor ve hayatının en büyük hatasını yapıyor. Havva Âdem’i öyle bir etkilemiş ki, Âdem’e her dediğini yaptırabiliyor. Havva Âdem’in gözünü boyuyor. Buradan alacağımız ders şudur: Kadınların erkeklerin nefsini dürtmesine izin verilmemelidir. Erkekler kadınlara cennetten atılmayı göze alacak kadar bağlanmamalıdır) Bu yazımı okuyan üniversitedeki bir hocam, bayanların da erkeklere tecavüz ettiğini söyledi. Meğer Batı’da bu türden olaylara çok rastlanıyormuş.
Elif bir mesajında şunu yazmış: ” Korku, ayıp, tövbe kadınların duygularını bastırmasına sebep oluyor.” Bu mesajın üstüne bir gün sonra şu uzun cevabı yazıyorum: ” Korku, töre, ayıp, örf ve adetler kadınların duygularını bastırıyor dediğin gibi. Fakat bu oluşuma yol açan sebepleri incelememiz gerekiyor. Her halde bayanlarımız elâlemin erkeklerine sarktılar ya da başkalarıyla ilişkiye girip yolun yolcusu oldular. Ortamın bozulduğunu gören insanlar töre, korku, ayıp, örf ve âdet gibi mekanizmalarla kızları, kadınları susturdular. Onları doğar doğmaz beşik kertmesi yaptılar. Bunları küçükken bağlayalım dediler. Gerçi başka bir amaçları da toprakların aşiret dışına kaymasını önlemekti. Velhasıl bu oluşum kızın, kadının elini kolunu bağladı (Gerçi bunu genellemenin yanlış olduğunun farkındayım. Beşik kertmesi denilen şey, sadece Doğu’da var). Erkeğini seçme konusunda hürriyetini yitirdi. Tabii ki aynı zamanda erkeğin de özgürlüğü kısıtlanıyordu. Böylece eli kolu bağlı insanlar topluluğu oluştu. Ya sonradan birbirlerini sevip mutlu oldular ya da ölünceye kadar mutsuz ve kederli yaşadılar. Öldürülme korkusundan dolayı da boşanamadılar.
Ülkemizin doğusu, aşiret kültürü yönüyle batısından ayrılıyor. Töre falan yok, ama tecavüz olayları çok yaşanıyor batıda. Doğudaki kültürü batıya getirirsek tecavüz vakalarında gözle görülür bir azalış olacaktır, ama bu dönüşüm medeni olma yolunda ilerleyen Türkiye’ye –bu arada medeniyet dediğimiz kavram hangi ülkede vardır? Bunu tartışmak gerekir- bir darbedir. Zaten doğuya özgü, doğuda kök salmış bir törenin batıya tatbik edilmesi çok zordur. Gerçeği söylemek gerekirse, aşiret kültürü batımıza çok uzaktır.
Batı’da insanlara bir zorlama yapılmamaktadır bildiğimiz kadarıyla. İnsanlar isteyerek önüne gelenle yatmaktadır. Töre, aşiret, bakirelik onlar için hiç bir mana taşımaz, fakat rahip ve rahibeleri tenzih etmek gerekir. Biliyoruz ki onlar hiç evlenmezler ve onların ilişkiye girmeleri günahtır. Avrupa bu halinden memnun gözükmektedir. Porno sitelerine hiçbir zaman yasak getirmemeleri de bu olguya “sıcak” baktıklarının göstergesidir. Fakat porno siteleri arttıkça, herkes önüne gelenle ilişkiye girdikçe, aile olgusunun ortadan kalkacağı, genç nüfusun giderek azalacağını düşünerek üst makamlardakiler önlem almak zorundadır. Bu önlemlerden biri olarak, çocuk başına ödenek verilmesi söylenebilir. Mesela Almancı bir arkadaşım, bilmem kaç yaşına kadar devletin her çocuğa her ay 150 Avro verdiğini söylemişti. Yaşlı nüfusun artmasının temelinde aile olgusunun eksikliği yatmaktadır.
Bir de şeriatla yönetilen İran’a bakalım. Gece kulüpleri, barlar İran’da da var. Gizli saklı eğleniyorlar. Bir şekilde eğlenmenin yolunu buluyorlar. İran’da Rus kızlarının geldiği oteller bile varmış. Bu otellerde bilmem kaç dolar verip kadınlarla ilişkiye giriyormuşsun. Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu ey İran? İran bile bunu önleyemiyorsa, hiçbir ülke önleyemez.
İran’la Batı’nın arasındaki fark, Batı’nın cinsellik işini aleni yapması; İran’ın ise, kapalı yapmasıdır. İran’da porno filmi çeken seks kuruluşları göremezsiniz. Türkiye’miz ise, ne İran kadar sert, ne de Batı kadar açıktır. Bizi porno arenasında teslim eden tek isim vardır, Sibel Kekilli. Batı’da binlerce Sibel Kekilli popo sallıyor. Yok kardeşim, bizim ülkemizde sallamasın, Sibel Kekilli’ler çoğalmasın. Gerçi bazı haddini bilmez, arsız şımarıklar “liseli kız X” diye başlayan videoları internete vermekten çekinmiyorlar. Bu puştluğu yapmanızı anlıyoruz da niye internete yaydığınızı anlamıyoruz. Kendi egonuzu mu tatmin ediyorsunuz? Şunu da belirtmeliyim ki hata sadece erkeklerde değil. Kızlarda da var sorun. Senin anan, baban var; hiç mi utanmıyorsun evlenmeden ilişkiye girmeye? Bozulursan ailenin yüzüne nasıl bakacaksın? Ama ailen de senin gibi bozuksa, orasına karışmam. Siz o zaman bozuk bozuk idare edin, bozuk insanlarla takılmaya devam edin. İnsanlar da biraz ahlak duygusu olmalı canım. Bu ne rezalet! Ortam bozuluyor gibi gözüküyor. Kızlar ve erkekler Batılılaşmaya başladı. Yoksa Batılılaşma dedikleri şey, namussuz olmaktan mı geçiyor? Yoksa AB’ye mi giriyoruz arkadaşlar? Yaşasın. İlk işim Jenna teyzeme “merhaba” demek olacak. Şaka bir yana, gençlere İslam dini iyice belletilmeli. Birazcık da olsa bu dinden nasiplerini almalılar. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kaldırılmasın. Bu ders de kalkarsa gençlerimizin dinden haberi olmayacak. Zaten bana göre ana-babalar da din eğitimi vermekten acizler, çünkü okumuyorlar, bilgisizler. Kendilerini başka alanlarda yetiştirmişler, ama din konusunda bilgisiz kalmışlar. Din eğitimini okul vermezse kim verecek, şimdi söyleyin bana? “Kişi 18 yaşına geldiğinde kendi dinin seçsin.” sakın demeyin. Ülkemizde hangi genç okuyor mukaddes kitabımızı ve diğer kitaplarımızı? Okumadığı için nasıl mukayese edebilme kabiliyetine erişecek? Dolayısıyla hiçbir dini seçmeyecek ve dinsiz olup çıkacak. Komünizme yönelecek. Zaten misyonerlerin eli armut toplamıyor. İnsanları kendilerine çekmek için her yolu deniyorlar. Böyle bir ortamda biz dinimizi anlatmaksak olur mu? Hem de hak din İslam’ı…
Afrika’da da oluyor bu durum. Fakat buradaki kızların durumu zevk için yapanlarınkine benzemiyor. Yemek içmek bulamadıkları için para karşılığı bedenlerini erkeklere satıyorlar. Bir deri bir kemik kalmış zavallı kızlar, yaşamla mücadele ediyorlar. Hiçbir sağlık kuruluşuna kendilerini test ettirmeden, ettiremeden ilişkiye giriyorlar. Böylece aids hastalığı ortaya çıkıyor. Afrika’da ölenlerin çoğu ya açlıktan ya da aids yüzünden ölüyor.
Batı, İran, Türkiye, Afrika… Dört ayrı panorama…
Çıkış yolu, insanlara medenî insan muamelesi gösterip, azınlıktaki tecavüz olaylarına katlanmaktır. İnsanlar tecavüze yeltenmemek için farklı yollara başvurmalıdırlar. Baskı kişilik bozukluklarına, travmaya yol açar, çözüm değildir. İnsanlık haddini bildiği müddetçe tecavüz vakaları tarihe karışacaktır.
Bu son paragrafla yazımı bitirmek isterdim, ama Elif’in mesajını yazmadan edemeyeceğim:”… Batı’da tecavüz olayları fazla, ama düşün ki doğumuzda tecavüz eden kişiyle evlendiriliyor kızlar ve kapatılıyor. Aslına bakarsan Doğu-Batı aynı, sadece uydurulan kılıflar farklı.”
Doğu’da da Batı’da da tecavüze uğruyor insanlar. Doğunun töre geleneğine göre tecavüze uğrayan kadın tecavüz eden erkekle evlenmek zorundaymış. Genellikle kırsal kesimlerde böyle oluyormuş.
Doğumuz hâlâ 21.yy’ da bile geri kalmışlığını koruyor kısmen. Aşiret, kan davası, töre doğumuzun 21.yy’ a ayak uydurmasını engelliyor. Kadın günümüzde bile ikinci sınıf bir vatandaş gibi görülüyor. Kadınlar eve kapatılıyor. Başlık parasını veren kapıyor kızı. Afrika’daki kölelerden farklı bir yanı yok doğudaki kızların. “Ver parayı, al karıyı” dermiş gibi kızlar herhangi bir malla eşdeğer tutuluyor. Aile baskısına dayanamayıp sevdiği erkeğe kaçanlar ise, ailenin en küçük oğlu tarafından bulunup, kurşuna diziliyor. Biliyorsunuz ki 18 yaş altında cinayet işleyenler ceza indiriminden yararlanıyor. Kadının duygularının hiçbir önemi yok. Aile üyelerinin tabii ki…



